Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun aldığı çürük raporuyla ilgili iddialar, askeriyede uzun yıllar görev yapmış isimlerin de dikkatini çekti.
Konunun hem toplumsal hem de hukukî boyutu olduğu belirtilirken, askerî savcılığın ve Milli Savunma Bakanlığı'nın acilen harekete geçmesi istendi. Ortaya çelişkili rapor suretlerinin çıktığını hatırlatan avukat emekli Albay Durmuş Türemen, Askerî Ceza Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca savcıların Eminağaoğlu hakkında inceleme başlatmaları gerektiğini vurguladı. "Raporların tahrif edildiğine dair şüpheler var. Bunlar mutlaka aydınlatılmalı." diyen Türemen, kişinin bulunduğu görev ve yargı etiği açısından konunun hassasiyetine dikkat çekti. Şaibeli raporlarla askerlikten kaçan ünlülerin toplumu menfi etkilediğine işaret eden emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi ise Asker Alma Dairesi'ne çağrı yaptı: "İlgili şahsın ikinci bir hastaneye sevk kararı çıkarılmalı."
Avukat emekli Albay Durmuş Türemen, sahte raporla askerlikten kaçtığı iddia edilen YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu hakkında askerî savcıların acilen inceleme başlatmalarını istedi. Eminağaoğlu'nun askerlik muayenesi sürecindeki çelişkili raporların şüpheli bir durum olduğuna dikkat çeken Türemen, "Kişinin bulunduğu görev ve yargı etiği açısından konunun hassasiyetle incelenip soruşturulmasını gerektirmektedir. Üç suret hazırlanan bir raporun üç nüshasının da değişik karakterli notlarla tahrif edildiğine dair şüpheleri kuvvetlendirmektedir." dedi. Türemen, kanunlara göre Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan her erkeğin kanunda öngörülen sebepler haricinde askerlik yapmakla yükümlü olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: "1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 89. maddesine göre bu görevden kaçmak için hile yapanlar askerî mahkemede yargılanır. Yargılamanın yapılabilmesi için askerî savcıların çıkan bu haberler üzerine hemen inceleme başlatmaları gerekir. Soruşturma sonucuna göre de gerekli izinler için başvurularak kişi hakkında Askerî Ceza Kanunu'nun, değişik 81'inci maddesine göre koğuşturma yapılması kanun gereğidir." Avukat emekli Albay Türemen, şüphelinin kişiliği ve bulunduğu görevlerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Türemen, konunun açıklığa kavuşmasının önemini şu sözlerle açıkladı: "Konunun hiçbir şüpheye yer bırakılmayacak şekilde aydınlatılması, vatanî görevlerini büyük bir sadakatle yapan ve hatta bu uğurda canını bile seve seve veren aziz silah arkadaşlarımıza karşı namus ve şeref borcumuzdur."
Askerî Ceza Kanunu'nun 81. maddesi: Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kaydıle ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabib muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askerî vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlarla kıt'aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra kendisinin yapmağa mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılırlar.
Emekli Tuğg. Tanrıverdi: Sahte raporlar toplumu olumsuz etkiliyor
Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, sahte ve şaibeli raporlarla askerlik vazifesinden kaçan ünlü kişilerin toplumun bazı kesimlerini menfi yönde etkilediğini söyledi. Tanrıverdi, Milli Savunma Bakanlığı Asker Alma Dairesi'nin bu tür olumsuzlukların önüne geçmek için hangi şahıs söz konusu ise onun askerlik şubesi kanalı ile ikinci bir hastaneye sevk kararı çıkarması gerektiğini kaydetti.
'Sahte çürük raporu' olaylarının Türk toplumuna menfi etki yaptığını belirten Tanrıverdi, "YARSAV olayını kastederek söylemiyorum; ancak hatırlı gönüllü insanların uydurma meselelerden dolayı 'askerliğe elverişli değildir' raporları almaları, askerliği bir yükümlülük olarak gören insanlar üzerinde menfi etki yapıyor. Askerliği bir yükümlülük olarak görmeyen insanlar ise bu tür haberlerden, olaylardan zaten etkilenmiyor. Çünkü maneviyat sahipleri askerliği bir fırsat ve bir kutsal görev olarak görür." diyor.
Çürük raporunun şaibeli olması sonucunda şahısların başka bir askerî hastaneye sevk edilmesi gerektiğini ve orasının da aynı kararı vermesi halinde kararın kesinleştiğini belirten Tanrıverdi, şunları söyledi: "Milli Savunma Bakanlığı Asker Alma Dairesi'nin, aldığı rapor tartışılan şahsı bağlı olduğu askerlik şubesi kanalı ile ikinci bir hastaneye sevk işlemi yaptırması lazım. İkinci hastane aynı raporu verirse karar kesinleşir. Eğer farklı bir rapor verilirse üçüncü bir askerî hastaneye sevk gerekiyor. Askerlik çağı 41 yaşına kadardır. Muvazzaf yapmayanlar için 41 yaş sınırı da yok. Kaç yaşında olursa olsun askere alınıyorlar. Geçmişte askerliğe uygun olmadığını gösteren bir raporla, askerlik yapmadıysa yeni alınan rapor askerliğe elverişli olduğunu gösteriyorsa o şahıs yaş sınırına bakılmadan askere alınır."