Yunanistan yarın erken genel seçime gidecek ve ülkeyi 4 yıl yönetecek siyasi partileri seçecek. Halkın beklentisi, seçilen liderin ülkeyi yaşanan ağır ekonomik krizden çıkarması yönünde.
Son yılların en büyük ekonomik krizi içindeki ülkede halkın sandıkta, 38 yıldır ülkeyi dönüşümlü olarak tek başlarına yöneten geleneksel iki büyük parti olan Panhelenik Sosyalist Hareket (PASOK) ve Yeni Demokrasi'yi (ND) cezalandırması bekleniyor.
Avrupa Merkez Bankası başkan yardımcılığından Kasım ayında ülkenin yönetimine atanan Lukas Papadimos başbakanlığında PASOK ve ND desteğindeki geçici işbirliği hükümetinin borç karşılığı AB ve IMF direktifiyle uyguladığı sert kemer sıkma politikalarına tepkili birçok Yunanlı, yarın son sözünü sandıkta söyleyecek.
Memorandumun altında imzası bulunan PASOK lideri ve Eski Maliye Bakanı Evangelos Venizelos ise ülkenin avro bölgesinden çıkması ve drahmiye dönmesinin risklerini anlatıyor.
Haberin devamı ↓reklam
Belirsizlik içinde seçimlere giden ülkede son anketlerde iki partiyi tek başlarına iktidara götürmeyeceği görülen halkın oylarının sol ve sağdaki 8-10 partiye bölüneceği görülüyor.
İşsizlik oranının yüzde 20'yi aştığı, maaş ve emeklilik kesintileri ile ek vergiler altında geleceğe umudunu kaybeden halkın çoğunluğu, seçimlerden beklentisi olmadığı gibi ülkeyi yönetecek bir lider de göremiyor.
“YUNANİSTAN’INM LİDERE İHTİYACI VAR”
Atina'nın turistik merkezi Monastiraki'de bir dükkan sahibi olan Panaiotis Megalikonomu, seçimlerden iyi bir sonuç çıkacağına inanmadığını belirterek, ülkenin ekonomik toparlanması için gerekli düzenlemeleri yapmak üzere Kasım ayından bugüne kadar ülkeyi yöneten teknokrat Başbakan Papadimos'un bir süre daha görevde kalmasında yarar gördüğünü ifade etti.
ND ve PASOK'un yapacakları bir koalisyonda uyum içinde çalışabilirlerse belki çözüme gidilebileceğini dile getiren Megalikonomu, Yunanistan'ın bir lidere olan ihtiyacına dikkati çekti.
Türkiye'yi örnek gösteren Megalikonomu, "Keşke bizim de başımızda (Başbakan Recep Tayyip)Erdoğan gibi biri olsaydı. Onun gibi liderlik özelliklerine sahip bir başbakanımız olsa da Yunanistan'ı daha iyi bir yere taşıyabilse. Umarım biz de Türkiye'nin başardığı gibi bir gün başarabiliriz. Ben Türkiye'nin son yıllardaki gelişimine hayranım ve iki ülke arasındaki ilişkilerin de çok iyi olmasını istiyorum" diye konuştu.
İstanbul Rumlarından olan, 1990'larda geldiği Atina'da taksi şoförlüğü yapan Vasilis Nikolopulos da seçimlerin ne getireceğini kimsenin bilmediğini belirterek, "Herkes kararsız, herkes bir arayış içinde" dedi.
Yunan halkının geleneksel iki büyük partiden memnun olmadığını ve cezalandırmak istediğini dile getiren Nikolopulos, sandıkta küçük partilere yönelineceği, oyların bunlar arasında bölüneceği tahmininde bulundu.
Halkın solda Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA), sağda Bağımsız Yunanlılar partilerine yönelebileceğini dile getiren Nikolopulos, ne olursa olsun geleneksel iki partiye oy veren belli bir yaşlı kitle bulunduğunu ancak gençliğin arayış içinde olduğunu söyledi.
Ülkede işsizlik ve hırsızlık gibi suçların başını alıp gittiğine işaret eden Nikolopulos, "Ülkede lider yok, ben onları lider olarak göremiyorum. Benim beğendiğim lider yok, arayış içindeyiz. Sadece ben değil, kime sorsanız bu böyle. 10 kişiden 9'u size aynı cevabı verecektir" görüşünü belirtti.
Türkiye ile bağını kesmediğini belirten Nikolopulos, Türkiye'ye her gittiğinde değişiklik ve güzellikler gördüğünü, Başbakan Erdoğan'ın çok şey yaptığını kaydetti.
“EN KRİTİK SEÇİMLER”
Özel sektörde sigortasız olarak çalıştığını dile getiren Marianna Papaioarou da Yunanistan'ın içinde bulunduğu duruma işaret ederek, bu seçimlerin kesinlikle ülkenin kaderini belirleyecek en kritik seçimler olduğunu söyledi.
Halkın içinde biriktirmiş olduğu nefreti, yıllardır ülkeyi yöneten partileri değil, memorandum karşıtı olanları desteklemekle dışa vurabileceğini söyleyen Papaioarou, şöyle konuştu:
"Bence halkın sol partilere yönelmesi gerekiyor, sadece bu şekilde olan bitene, maaş kesintilerine, IMF'nin bizler için kazdığı mezara ve tabii ki Yorgo Papandreu ve Papadimos gibi yerli siyasetçilere içimizdeki biriken nefreti gösterebiliriz. Ben gücün halkın elinde olduğuna inanıyorum. SYRIZA'ya oy vereceğim çünkü onlar her zaman memorandum karşıtı bir tavır sergilediler ve gerçekten bir şeyler yapabileceklerine inanıyorum."
Papaioarou, Altın Şafak'la ilgili olarak ise "İlk olarak göçmenler gibi halkın hassas olduğu konuları kullanıyorlar. Göçmenleri sanki Yunanların işlerini çalıyorlarmış gibi halka yansıtıyorlar ama bunun böyle olmadığını, işlerimizi elimizden alanların göçmenler değil, IMF, Almanya ve bankalar olduğunu gördük. Altın Şafak'a giden oy kesinlikle memorandum karşıtı bir oy değildir" görüşünü dile getirdi.
“ARTIK MERKEL’E BAĞLIYIZ”
Emekli gazeteci Yannis Flessas da "Ne Karacaferis ne Venizelos ne de Samaras ülkeyi ekonomik krizden çıkarabilir. Artık Angela Merkel'a bağlıyız, geri adım atamayız" dedi.
Flessas, şunları kaydetti:
"Tek umudum Fransa'daki seçimleri sosyalistlerin kazanması. Merkel sadece böyle geri adım atabilir. Bu sadece küçük bir umut ne yazık ki. ND ve PASOK, ırkçı Altın Şafak'ın yükselmesini sağladı. Bu iki parti göçmen politikasını doğru bir şekilde uygulasaydı ve gerekli önlemleri alsaydı, Altın Şafak bu kadar yükselemezdi. ND ve PASOK'un koalisyon hükümeti oluşturmasından daha kötü bir şey olamaz. Gazeteci olarak edindiğim deneyimler bunu gösteriyor."