Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 87. kez bir araya gelerek baş örtüsüne özgürlük talep ettiler. Platform adına hazırlanan basın bildirisini Ahmet Yılmaz okudu. Konya’da başörtüsü yasağıyla ilgili konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın açıklamalarının esef verici olduğunu ileri süren bildiride modernizm eleştirilerek Mardin katliamının Kürt modernizminin bir sonucu olduğu iddia edildi. Bildiride şu ifadeler kullanıldı: Yaşadığımız dünya, içinde barındırdığı, her türlü çirkin, kaba ve vahşi görüntüyü; işlemiş olduğu tüm cürümleri, bir kelime ile örtmek çabası içerisindedir. Bu sihirli kelime, pek çok kelime ile bir araya gelerek cahiliyenin simgesi olmuş modernizmdir. Modern yaşam biçimi ve anlayışı olarak tanımlanabilecek modernizm, rasyonel ve pozitif bir düşünce ile yeni bir inanç biçimi şekillendirerek; kutsala, vahiy kaynaklı bilgiye ve örf haline gelen yaşam biçimlerine düşmanlık etmiştir. Modernizm kendi sınırları, kendi anlayışı, kendi öngörülen dışında bulunan her şeyi düşman saymış, onlara yeni bir şekil vermeye çalışmış, bunda başarılı olamaz ise onları yok etmeye çabası içerisine girmiştir. Bu gerçeklikte coğrafyaların, ırkların ve devletlerin hatta örgütlerin farklılığını görmekteyiz. Amerika’nın Afganistan’da ve Irak’taki katliamları, İsrail’in Filistin’deki vahşilikleri ile Türk modernleşmesini temsil eden güçlerin, ülkemizde meydana getirdiği baskı ve zorbalıklar, Ergenekon yapılanmasının hedefleriyle aynıdır. Ülkemizin önemli yaralarından olan terör ile bahsi geçen anlayışlar da aynı kaynaktan beslenmektedir.
Geçen hafta içerisinde gerçekleştirilen, dehşet verici Mardin katliamı da resmi güçler ve terör örgütlerince uygulanmakta olan Kürt modernizminin bir sonucudur. Dinden, dini değerlerden uzaklaştırılan, dini eğitime vurulan prangalarla dinsizleştirilmeye çalışılan toplumların, histerik bir travma halidir. Anne katilleri, kesik baş olayları, bavullardaki cesetler şeklinde ülkemizin batı kesimlerinde görülen, bu korkunç cinnet hali; modernleştirilmeye çalışılan doğu bölgelerinde ise cahil bırakılmış bireylerin ellerine verilen otomatik silahlarla bir katliama dönüştürülmüştür. Dinden, dini değerlerden koparılmış toplumların, faydacı dünyacı anlayışları ile işin içine birde rant girince bu tür vahşetleri işleyebileceklerini daha önceden de söylemiştik. Bir kez daha söylüyoruz ki: Cahili modern anlayışlar ölçeği, küçük veya büyük olsun, işlenen her cürümün birinci derecen sorumlusudur. Bu menfur saldırının nedenlerini, töreye hatta dini anlayışa yıkmaya çalışan modernistler, suçluyu hakikaten arıyorlarsa aynaya bakmaları yeterlidir. Kabinenin yeni üyesi Bülent Arınç’ın Konyamız’da başörtüsü meselesinin çözümü ile ilgili serdetmiş olduğu sözler, gerçekten esef vericidir. İktidarı elinde bulunduran, bir yapının üyesi olarak Arınç’ın, çözümden sorumlu olduğu halde, çözümü iktidarın dışında bir merciye taşıması, bu işteki acziyetini ifade eder. Arınç’ı ve başörtüsü meselesinin çözümünden sorumlu olan diğer meclis üyelerini şahsiyetli bir duruş sergilemeye ve bir an önce ellerini taşın altına atmaya çağırıyoruz. Aksi takdirde tarihin tozlu raflarında pasif bir hükümet olarak anılırlar. Ferit Hepokur-Memleket