Argun: Suçun bedelini ödemesi...

MAZLUMDER Konya Şubesi Başkanı Derviş Argun’un Konya'da 16 yaşında bir lise öğrencisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanması hakkında bir açıklama yaptı.

'Basın açıklaması yapmanın herkesin hakkı olduğunu' ifade eden Argun, 'açıklamaları yaparken başkalarının hakkını ihlal etmenin yanlış olduğunu' vurguladı.

İşte Argun'un açıklamasının tam metni:

YASALARIN UYGULANMASI ADİL OLMALIDIR

23 Aralık 2014 tarihinde  bir grup,  84 yıl önce öldürülmüş olan “Kubilay’ı anma toplantısı” adı altında  Gedavert Parkında toplanarak  bir basın açıklaması yapmışlardır. Basın açıklamasını M.E.A. adında bir lise öğrencisi okumuştur.

Okunan basın açıklamasının içeriğinde Cumhurbaşkanı’na hakaret içeren cümleler olduğu iddiasıyla M.E.A hakkında soruşturma açılmış, Cumhuriyet Savcılığı tarafından tutuklanması talep edilmiş ve Sulh Ceza Hakimliğince de tutuklanarak cezaevine konulmuştur.

Basın açıklaması yapmak herkesin hakkıdır. Kişilerin bu haklarını kullanırken başkalarının haklarını ihlal etme hakkına sahip olmadıkları tartışmasızdır. Eğer açıklamanın içeriğinde suç taşıyan ifadeler var ise, açıklamayı yapanın soruşturmaya uğraması ve yargılama sonucunda suç işlediği sabit olursa, işlediği suçun bedelini ödemesi normal bir süreçtir.

Tutuklanan şahsın 16 yaşında ve lise öğrencisi  olması, işlendiği iddia edilen suçun cezasının  alt sınırının 1 yıl olması ve tutuklama nedenlerini düzenleyen CMK. 100. Madde de sayılan nedenlere uygun olmayan şekilde tutuklama kararı verilmiş olması, süreci normal olmaktan çıkarmış ve vahamete dönüştürmüştür.

Türkiye’de yürürlükte bulunan yasaların adaleti sağlamaktan uzak oldukları bilinmektedir. Ancak yasların kişilere uygulanmasında bari  adil olunması mümkündür. Ve yargı makamları yasaların adil olarak uygulanmasını sağlamakla sorumlu olmalıdır.

Kubilay’ın öldürülmesi, tarihin en netameli konularından birisidir. Bu olayın yıl dönümünde yapılan anma etkinliğinde, hukuka uygun olmayan şekilde vuku bulan tutuklama;  açıklamanın içeriğini, açıklamanın neden çocuk yaşta bir lise öğrencisine yaptırıldığını, bu açıklama metnini  kimin ya da kimlerin hazırlamış olabileceğini, çocuklara suç olabilecek davranışlar sergiletip sonra da çocukların arkasına sığınarak algı operasyonları oluşturma çabalarını sorgulama zorunluluklarını gölgede bırakmıştır.

Yargı, varılmak istenen sonuçların oluşmasına katkı sağlar tarzda davranma hakkına sahip değildir. Aksine, varılmak istenen sonuçları iyi okumalıdır.

Mazlumder, benimsemiş olduğu “mazluma kimliği sorulmaz” ilkesinden hareketle, 16 yaşındaki lise öğrencisi M.E.A. nın tutuklanmasının hukuka uygun olmadığını, diğer güvenlik tedbirleri alınarak yargılamasının sürmesi gerektiğini düşünmektedir.

Yerel Haberleri

MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ