Yayımladığı bildiriyle ülkemizin Suriye'nin kuzeydoğusunda gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonunu 'işgal' olarak tanımlayan Arap Birliği'ni Türkiye’den sert tepkiler verilmeye devam ederken bir tepki de Arap gazeteci Saber Meşhur’dan geldi. Meşhur, Biz onları ihanet birliği olarak tanımlıyoruz ifadesini kullandı.
Sosyal medyadan değerlendirmelerde bulunan Arap Gazeteci Meşhur, Arap ülkeleri birliğinin Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna girmesine karşı çıkmaları Türkiye’yi kınamaları ve bunu Türkiye’nin Suriye’yi işgali olarak görmeleri konusunda değerlendirmeler yaparak “Biz Arap halkları olarak onları Arap Birliği değil ihanet birliği olarak tanımlıyoruz” dedi.
Maalesef Türk basını size şöyle diyecektir; Bakın şu Araplara bizim şu durumumuzda bize karşı durmuşlar Arap ülkeleri birliği bizim karşımızda yer almışlar. Ne bizle dayanışma içindeler ne de bize yardım ediyorlar. Ve buna benzer şeyler söyleyeceklerdir. Ben size şunu söylemek istiyorum; Arap ülkeleri birliği biz Arap hakları olarak onları Arap İhanet Birliği olarak isimlendiriyoruz. Biz bu Arap ülkeleri birliğini oluşturan ve Arap ülkelerinde hakim olan bu düzenleri biz işte bu Arap devletlerindeki Siyonist Arap düzenleri olarak isimlendiriyoruz. Aslında Arap halkları Arap Ülkeleri Birliği’nden nefret ediyorlar ve her zaman onun karşısında yer alıyorlar. Yani sizin önünüzdeki dış görüntü şöyle; Arap ülkeleri birleşmişler ve Arap milliyetçiliği fikriyle Arap Ülkeleri Birliği’nin kurmuşlar. Fakat Arap Milliyetçiliği fikrine en çok düşman olanlar bugün bu ülkelerde yaşayan yaklaşık 400 milyon Müslüman Arap halklarıdır.
İŞTE ARAP GAZETECİ SABER MEŞHUR'UN DEĞERLENDİRMESİ
Çelik'ten AB'ye ve Arap Birliği'ne tepki
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "AB kurumları Doğu Avrupa'yı bile anlamaktan aciz, Türkiye'yi anlamak için köklü bir zihinsel dönüşüm içine girmeleri gerekiyor. 'AB ne işe yarıyor' sorusu artık Avrupa'nın her yerinde soruluyor." ifadesini kullandı.
Ömer Çelik, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, AB'den gelen açıklamalara ve Arap Birliği'nin Türkiye ile ilgili kararına tepki gösterdi.
Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov'un "Brüksel Türkiye'ye karşı bu saldırgan tavrını bir tarafa bıraksın. Brüksel uzak, Türkiye sınırı ise hemen yanı başımızda ve Türkiye'de 4 milyon göçmen bekliyor." açıklamalarıyla ilgili haberi paylaşan Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:
"AB kurumları Doğu Avrupa'yı bile anlamaktan aciz, Türkiye'yi anlamak için köklü bir zihinsel dönüşüm içine girmeleri gerekiyor. 'AB ne işe yarıyor' sorusu artık Avrupa'nın her yerinde soruluyor. AB, Türkiye’ye karşı siyasi aklını kaybetmiş bir organizma gibi konuşuyor. PYD/YPG terör örgütüyle dayanışma içine giren AB ülkeleri, kendi sınırlarını ve demokrasilerini terörden koruyan Türkiye'ye karşı tavır alıyor."
- "ARAP SOKAKLARINDA BU AÇIKLAMAYI CİDDİYE ALAN TEK KİŞİ BİLE YOK"
Çelik, Arap Birliği'nin daha vahim durumda olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Arapları ve diğer etnik grupları terör zulmünden kurtaran Türkiye'nin operasyonunu kınamışlar. Araplar, Kürtler, Türkmenler terör zulmü altındayken sesi çıkmayan Arap Birliği, terörle mücadeleden rahatsız oluyor. Arap sokaklarında Arap Birliği'nin bu açıklamasını ciddiye alan tek bir kişi bile yoktur. Arap Birliği açıkça, Arap toprağını işgal eden bir terör örgütüne destek veriyor. Arap Birliği’nin Türkiye'yi kınaması, teröre destek vermektir, kendi varlık sebebini yok saymaktır."
Altun'dan Arap Birliğine kınama
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Bugün yayımladığı bildiride, ülkemizin Suriye'nin kuzeydoğusunda gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonunu 'işgal' olarak tanımlayan Arap Birliğini en sert biçimde kınıyorum." ifadesini kullandı. Altun, Twitter hesabından İngilizce yaptığı açıklamada, Barış Pınarı Harekatı'na karşı Arap Birliğinin yayınladığı bildiriyi kınadı. "Bugün yayımladığı bildiride, ülkemizin Suriye'nin kuzeydoğusunda gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonunu 'işgal' olarak tanımlayan Arap Birliğini en sert biçimde kınıyorum." ifadesini kullanan Altun, şunları kaydetti: "Türkiye'nin, Filistin halkının haklarını savunmasından, Kudüs'ün işgalcilere peşkeş çekilmesine itiraz etmesinden, darbelere, cinayetlere ya da Yemen'de masum insanların bombalanması gibi olaylara karşı durmasından rahatsız olanların Arap dünyasını temsil etmediğini çok iyi biliyoruz. Nüfusunun büyük çoğunluğu Araplardan oluşan bir bölgenin PKK terör örgütü tarafından işgal edilmesinden, masum Arap sivillerin yurtlarından sürülmesinden, Arap köylerinin yerle bir edilmesinden hiçbir rahatsızlık duymayanların, terörle mücadelemizden duyduğu rahatsızlık bizim için ancak bir gurur vesilesi olabilir."