2012 yılından bu yana zulüm altında yaşayan Arakanlı müslümanların yardımına Türkiye koşuyor. İnsani yardım derneği gönüllüsü Hüseyin Derin, "bizim de başımıza böyle bir şey gelmeden onların yanında yer almamız gerekir" dedi.
BM'nin açıkladığı son verilere göre, geçen yıl 25 Ağustos'tan bu yana Myanmar'daki şiddetten kaçan 688 bin Arakanlı Müslüman Bangladeş'e sığındı. Arakan'da 1970'lerde yaklaşık 2 milyon Müslüman'ın yaşadığı tahmin edilirken sistematik saldırılardan kaçış nedeniyle bu sayı 300 binin altına geriledi.
İnsani yardım derneği gönüllüsü Hüseyin Derin, Myanmar hükümetinin baskılarından kaçarak Bangladeş'e sığınan Arakanlı müslümanların içler acısı halini Memleket'e anlattı.
TÜRKİYE ADINI DUYUNCA BAYRAM YAPIYORLAR
Arakanlı müslümanlar bizi bekliyor ifadesini kullanan İnsani yardım derneği gönüllüsü Hüseyin Derin, "Biz Arakan yolculuğumuza Ribat Eğitim Gönüllüleri Derneği olarak çıktık. Oradaki insanlar hasretle bizi bekliyor, bize ihtiyaçları var. Biz orada Ribat, Kızılay, TİKA, İHH ve Dost Eli olarak vardık. Gerçekten biz öndeydik. Türkiye deyince bayram yapıyorlar. O kadar inanmışlar ki bizim dostumuz, bize el uzatacak kişi Türkiye diyorlar. Müslüman Türk insanını hasretle bekliyorlar. Kamplarda 12 metrekareyi geçmeyen bambu ağaçlarından yapılmış ve içi çadırla çevrilmiş alanlarda yaşıyorlar. Bu gariban insanların içinde 100 bin yetim var, çadırlarda 50 bin çocuk doğmuş. Bunlardan haberimiz olmalı, onlar bizim kardeşlerimiz ve biz bugün el uzatmazsak ne zaman uzatacağız?" dedi.
MÜSLÜMANLARIN DURUMUNDAN DERS ALMALIYIZ
Türkiye kendi kendini ispat etti şeklinde konuşan Derin, "İnsan yarın ne işleyeceğini, hayır mı yoksa şerle mi karşılaşacağını bilemez. Arakanlı müslümanlar öyle bir şeyle karşılaşmışlar ki, biz başımıza böyle bir şey gelmeden onların yanında yer almamız gerektiğini düşünüyorum. Daha önce gidenlerden ve bundan sonra gideceklerden Allah razı olsun. Sadece Arakan değil, Suriye de böyle, birçok bölgede böyle. 15 Temmuz hain darbe girişimi bizim nasıl bir toplum olduğumuzu tüm dünyaya gösterdi. Varlığımızı, birliğimizi ortaya koydu. Gösterdiğimiz performans bugün Suriye’de de devam ediyor. Arakan’da da devam ederek müslümanların gözyaşlarını silmeye, yüzlerini güldürmeye çalışıyoruz." ifadesini kullandı.
YARDIM DERNEKLERİNİN ULAŞAMADIĞI İNSANLAR VAR
Aerakanlı müslümanların insani standartların altında yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Hüseyin Derin, "Bangladeş hükümeti askeri kamp alanını kısım kısım bölgelere ayırmış. Onları da kendi içinde birimlere ayırmış. Orman yollarına yerleştirilmişler, geçici dar yollar açılmış, çadırlar kurulmuş ve o insanlara sırayla yardım götürülüyor. Biz orda yüklü bir miktarda 30’ar kiloluk gıda paketleriyle yardımımızı ulaştırdık. Ribat İnsani Yardım Derneği’nin orada kurmuş olduğu 120 hanelik bir köy var. 12 metrekarelik çadırlar var ve önlerinde dar bir yol var. Çadırların aralarına su kuyuları açılmış, oradan sularını alıyorlar.
Biz, 17 adet su kuyusunun açılışını yaptık ve Ribat hala su kuyusu açmaya çalışıyor. Şartlar bu, böyle mağdur bir yer. Ribat İnsani Yardım Derneği özel bir mescit yapmış, içinde ezan okunuyor. Çocukların dini eğitimlerini, okul ihtiyaçlarını karşılayacak bir medrese, okul yapılmış. Orada 3-15 yaşlarındaki çocuklar her gün eğitimlerini alıyorlar. Başlarında 7 tane hoca var. Ücretlerini Ribat karşılıyor. Bunlar Ribat’ın ulaştığı şanslı aileler, daha mağdurları ve zor durumda olanları var. Bir dernekle birlikte oraya Kur’an kursu yapılsın, bir tarafta çocuklar Kur’an dersi alsın, diğer yanda hafızlık eğitimi alsınlar diye düşündük." şeklinde konuştu.
MİSYONERLER BÖLGEYİ TERÖRİZE EDİYOR
Müslüman coğrafyalarda misyonerlerin kol gezdiğini anlatan yardım gönüllüsü Hüseyin Derin, "Alman, İngiliz, Hollandalı, İspanyalı, 2 Amerikalı misyoner bizim bulunduğumuz bölgeye geldiler, orada görüştük. Diyorlar ki “İslam terörizmdir.” Biz bunu ilgili kişilere aktardık ve onlar da İslam’ın terörizm olmadığını, yardım için burada olduğumuzu söyledi. Yüklendikçe yüklendik. Onlar diyor ki bizim ömrümüz Afganistan’da geçti, Irak’ta geçti, Suriye’de geçti, burada da geçiyor. Batıl yollarına emek harcıyorlar.
O bölgeyi terörize eden de kendileri. Oradaki insanları misyonerlik faaliyetiyle İslam’dan koparmaya çalışıyorlar." dedi.
M. Ali Elmacı-Memleket