Akkaya ailesinin hayatını alt üst eden gelişme, 5 Temmuz Çarşamba günü saat 12.00 sıralarında eve gelen telefon sonrası yaşandı. İddialara göre telefon görüşmesinin ardından işe gitmek için evden ayrılması gereken Sultan Akkaya, önce annesi Döne Zorlu’yu aradı. Nezaket (6) ve Sıla (3) yaşındaki çocuklarına bakması için annesi Döne’den kardeşi Sebahattin Zorlu’yu (12) evine göndermesini isteyen Sultan Akkaya, daha sonra evden ayrıldı. Evde yalnız başına kalan ve korkudan çıktıkları camın önünde ağlamaya başlayan Sıla ve Nezaket’in durumunu gören mahalle sakinleri durumu polise bildirdi. Olayı telsizden duyan yazılı ve görsel medya çalışanları, Beyhekim Mahallesi Abdulezel Paşa Caddesi’nde bulunan Yüksel Apartmanına gelerek, ağlayan çocukları fotoğraf ve kameralarla görüntülediler. Bu sırada olanlardan habersiz yeğenlerine bakmak için geldiği ablasının evi önünde gazetecileri gören ve daha sonra yaşananların ardından karakolda ifade vermek zorunda kalan dayı Sebahattin Zorlu olayı şöyle anlattı. “Yeğenlerimi bizim eve götürmek için geldiğim ablamın evinin önünde polis ve gazetecileri görünce, önce eve girdim. Kapıyı arkadan kilitledikten sonra, pencereleri kapattım. Bir süre evde öylece oturduk. Sesler kesilince Sıla ve Nezaket’i bize götürmek için evden çıktık. Tam o anda haberciler bir anda ortaya çıkarak bizi görüntüledi. Polisler ise polis aracı ile bizi karakola götürdü. Daha sonra ablamı çalıştığı yerden getirdikleri karakolda ifade verdik. Hastanede doktor kontrolünden geçtikten sonra bizi serbest bıraktılar. Gazetede çıkan haberlerin hiç biri doğru değil.”
ANNE SULTAN NE DİYOR?
“Beni yoksulluk yıkmadı ama, gazete ve televizyonlarda çıkan bu yalan haberler yıktı” diyen gözü yaşlı anne Sultan Akkaya ise “Medyada çıkan haberler sonrası önce işimi kaybettim, sonra eşimle aram açıldı. Dost ve düşman herkesin gözünde rezil oldum. Yalan haber yapan tüm gazete ve televizyonlar adalet önünde hesabını verecek” şeklinde konuştu. Anne Akkaya ayrıca, çocuklarının iki yıldır kreşe gittiğini ifade ederek, “Çocuklarının üzerinde titreyen ve onların en iyi bir şekilde eğitim alabilmeleri için çabalayan hangi anne ve baba evlatlarına böyle davranabilir” dedi.
Mahallenin esnafı Kemal Yenginar da, “Bu aile buraya yaklaşık 1 yıl önce göçtü. Çocukların ikisi de kreşe gidiyor. Daha önce böyle bir olayla hiç karşılaşmadım. Olayın olduğu gün çocukları ilk görenlerden biriyim. Fakat işim çıktığı ve orada çocuklarla ilgilenen apartman sakinleri olduğu için oradan ayrıldım Ama olayın medyaya yansıdığı gibi olmadığını biliyorum” şeklinde görüş belirtti.
Çetin Tofan-Memleket