Yıllardır büyük bir titizlikle oluşturduğu koleksiyonunu Ankara merkezli bir müze veya sanat galerisi ile taçlandırmak isteyen Raif Kara, elindeki eserlerin kültürel değerine dikkat çekiyor. Koleksiyonunda sadece cihazların değil, Türk milletinin ilk ses kayıtlarının da bulunduğunu belirten Kara, "Türkiye'de bu koleksiyonun ikinci bir benzeri yok" ifadelerini kullanıyor.
Altın Plaklar ve Tarihi Ses Kayıtları
Koleksiyonun en değerli parçaları arasında 1890'lı yıllarda İstanbul'da yapılan ve dünyada tek kopya olan 24 adet tarihi plak yer alıyor. Bunun yanı sıra koleksiyonda;
165 adet çevirmeli gramofon,
20 bine yakın taş ve plastik plak,
5 adet altın plak,
Lambalı radyolar, makara ve kartuş teypler bulunuyor.
Kara, bu kıymetli eserleri özel çelik dolaplarda muhafaza ederek ve dijitalleştirerek gelecek nesillere ulaştırmayı amaçlıyor.
"Gramofon Ruha Hitap Ediyor"
Koleksiyon merakının eski eşyalara duyduğu ilgiyle başladığını anlatan Kara, gramofonun sadece duyu organlarına değil, doğrudan ruha hitap ettiğini keşfettiğini belirtiyor. Koleksiyonundaki parçaların her birinin özel hikayeleri olduğunu vurgulayan Kara, özellikle İzmir'den aldığı ve koleksiyonun en nadide parçalarından biri olan "Yeşil Gramofon"un hikayesini paylaşıyor.
Ankara'da Kültürel Bir Durak
Müze için Ankara’yı özellikle tercih ettiğini ifade eden Kara, eserlerin insanların kolaylıkla ulaşabileceği merkezi bir noktada sergilenmesini istiyor. Şehrin yerlisi olarak bu kültürel mirası başkentte yaşatmakta kararlı olan koleksiyoner, gençlere de koleksiyon yapmalarını tavsiye ederek bu sürecin insanı rehabilite ettiğini ve terbiye ettiğini sözlerine ekliyor.