Altın fiyatları, Fed’in politika faizini sabit bırakmasının ardından yeniden yatırımcıların odağına girdi. Fed kararının altın üzerinde beklenen ölçüde güçlü bir etki oluşturmaması dikkat çekerken, ekonomist Muhammet Bayram, katıldığı canlı yayında piyasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bayram, altın yatırımında kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade orta ve uzun vadeli stratejilerin önem taşıdığını vurguladı. Özellikle nakit ihtiyacı bulunan yatırımcıların altına yönelirken dikkatli olması gerektiğini belirten Bayram, yatırımcılara önemli uyarılarda bulundu.
“Acil paraya ihtiyacınız varsa altına yatırım yapmayın”
Altında yıl içerisinde yaşanan sert dalgalanmalara dikkat çeken Bayram, yatırımcının vade tercihinin büyük önem taşıdığını söyledi.
Bayram, “Acil para ihtiyacı olanların altın yatırımına girmemesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomiste göre altın, kısa sürede nakde çevrilmesi gereken paralar için uygun bir yatırım aracı olmayabilir. Buna karşılık ev almak gibi uzun vadeli bir hedef doğrultusunda paranın değerini korumak isteyen yatırımcıların daha uzun vadeli düşünmesi gerekiyor.
Bayram, orta vadeyi en az 1-1,5 yıl, uzun vadeyi ise 2-3 yıl olarak değerlendirdi.
Gram altında 6 bin 300-6 bin 500 TL senaryosu
Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan hareketliliği değerlendiren Bayram, gram altının 6 bin 250-6 bin 270 TL seviyelerine kadar yükseldiğini, ons altında ise 4 bin 75 dolar seviyesinin destek noktası olarak öne çıktığını belirtti.
Bayram'a göre önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmeler, Fed kararları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın para politikası altının yönü üzerinde belirleyici olacak.
Özellikle İran merkezli gelişmelerin piyasada yeni dalgalanmalara yol açabileceğini belirten Bayram, risklerin artması halinde gram altında 6 bin 300-6 bin 500 TL bandının gündeme gelebileceğini ifade etti.
Ancak ekonomist, ters yönde bir hareket yaşanması durumunda gram altının 5 bin 500 TL seviyesine kadar gerileyebileceği ihtimaline de dikkat çekti.
Eylül ayında iki merkez bankasından faiz indirimi beklentisi
Bayram'ın altın fiyatlarına ilişkin öne çıkardığı tarihlerden biri ise eylül ayı oldu.
Küresel ve yerel merkez bankalarının para politikalarının altının geleceği açısından kritik olduğunu belirten Bayram, eylül ayında hem Fed'den hem de Türkiye'den güçlü bir faiz indirimi beklediğini söyledi.
Bayram, Türkiye'de Merkez Bankası'nın faiz artırmasını gerektirecek nedenlerin büyük ölçüde ortadan kalktığını düşündüğünü ifade etti.
Faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesi halinde bunun, getirisi faiz oranlarına bağlı olmayan altın gibi yatırım araçlarına yönelik ilgiyi destekleyebilecek faktörlerden biri olması bekleniyor.
Merkez bankalarının altın talebi yakından izleniyor
Altının geleceği açısından yalnızca faiz kararları değil, merkez bankalarının altın alımları da piyasada yakından takip ediliyor.
Bayram, merkez bankalarının rezervlerinde önemli miktarda altın bulunduğuna dikkat çekerek büyük kurumların fiyat düşüşlerini zaman zaman alım fırsatı olarak değerlendirdiğini belirtti.
Ancak burada önemli bir veri güncellemesi bulunuyor: Dünya Altın Konseyi'nin 2026'nın ilk çeyreğine ilişkin yayımladığı verilerde merkez bankalarının net alımı başlangıçta yaklaşık 244 ton olarak açıklanmıştı. Daha sonraki değerlendirmelerde bu rakamın 57 tona revize edildiği bildirildi.
Bu nedenle merkez bankalarının altın talebine ilişkin rakamların yeni raporlarla birlikte değişebildiği görülüyor.
“Kademeli alım ve kademeli satım yapılmalı”
Altın yatırımında bireysel yatırımcı ile büyük kurumların hareket kabiliyetlerinin aynı olmadığına dikkat çeken Bayram, merkez bankaları ve büyük fonların 5-15 yıl gibi uzun vadelerde pozisyon taşıyabildiğini belirtti.
Bireysel yatırımcının ise fiyat düşüşlerinde panik satışına yönelebileceğini ifade eden Bayram, bunun zarar riskini artırabileceğini söyledi.
Bu nedenle yatırımcılara tek seferde alım yerine kademeli alım ve kademeli satım stratejisini öneren Bayram, mevcut seviyelerin de bu açıdan değerlendirilebilecek bir bölge olduğunu dile getirdi.
Altında kısa vadeli dalgalanma riski sürüyor
Kısacası altın piyasasında önümüzdeki dönemde Fed'in faiz politikası, Türkiye'deki faiz kararları, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının altın talebi belirleyici olmaya devam edecek.
Ekonomist Muhammet Bayram'ın değerlendirmelerine göre yatırımcıların özellikle kısa vadeli kazanç beklentisiyle hareket etmek yerine vade ve nakit ihtiyacını dikkate alması gerekiyor. Altın tarafında ise gözler şimdiden eylül ayındaki faiz kararlarına çevrilmiş durumda.
Bu haber yatırım tavsiyesi değildir. Altın fiyatları piyasa koşullarına göre hızlı biçimde değişebilir.