ALMANYA’DAN ERZURUM’A UZANAN BİR İYİLİK YOLCULUĞU

Osman Demirci

Bazen kilometreler sadece şehirleri değil, insanları da birbirine yaklaştırır.

Biz, Oyuncaksız Çocuklar İçin İnsani Yardım Derneği olarak Konya’dan yola çıktık. Aracımızda Erzurum’un köylerindeki yavrularımıza ulaştıracağımız okul çantaları, kırtasiye malzemeleri ve hediyeler; içimizde ise onların yüzünde bir tebessüm bırakabilmenin heyecanı vardı.

Aynı iyilik yolculuğu için Almanya’dan da Hamd Evi Haus der Dankbarkeit e.V. Başkanı Abdulrahman Köylüoğlu ve beraberindeki ekip yola çıktı.

Konya’dan ve Almanya’dan çıkan iki ayrı yol, Erzurum’da aynı amaç için birleşti:

ÇOCUKLARIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRMEK…

Üç gün boyunca Erzurum’un üç ilçesinde köy köy dolaştık. Dağ yollarından geçtik, köy okullarının kapılarını çaldık. Yavrularımızla tanıştık, hediyelerini kendi ellerimizle verdik, sevinçlerine ortak olduk.

Ancak Almanya’dan gelen ekibin içinde bu yolculuğu çok daha farklı yaşayacak özel bir misafirimiz vardı:

13 yaşındaki Jaro Nölke…

Jaro’nun hikâyesi Almanya’da bir öğrenci stajı başvurusuyla başladı.

Ailesi, Jaro’nun okul kapsamında yapacağı öğrenci stajını sosyal yardım faaliyetlerini tanıyarak geçirmesini istemiş ve Hamd Evi Derneğine başvurmuştu.

Staj tarihleri Erzurum’daki yardım programımızla aynı döneme denk gelince Abdulrahman Köylüoğlu aileye farklı bir teklifte bulundu:

“Biz o tarihlerde Türkiye’de, Erzurum’un köylerinde çocuklarla birlikte olacağız. İsterseniz Jaro da bizimle gelsin ve sosyal yardım çalışmalarını sahada görsün.”

Ailesi kabul etti.

Böylece 13 yaşındaki Jaro, hayatının ilk uçak yolculuğunu yaparak Almanya’dan Türkiye’ye geldi.

Belki de hayatı boyunca unutamayacağı bir yolculuğa…

Jaro üç gün boyunca sadece bizi izleyen bir misafir olmadı.

Bizimle köy yollarında yürüdü, malzemelerin taşınmasına yardım etti, okul çantalarını ve hediyeleri çocuklara kendi elleriyle verdi. Bazen heyecanla paketini açan bir çocuğu izledi, bazen de tek kelime Türkçe bilmeden onlarla birlikte güldü.

Çünkü o gün hep birlikte çok güzel bir şeyi gördük:

BİR ÇOCUĞUN GÜLÜMSEMESİNİN TERCÜMEYE İHTİYACI YOKTU.

Bir tarafta Almanya’dan gelen 13 yaşındaki Jaro…

Diğer tarafta Erzurum’un bir köy okulunda kendisine uzatılan hediyeyi heyecanla alan başka bir çocuk…

Doğdukları ülkeler farklıydı.
Dilleri farklıydı.
İnançları ve kültürleri farklıydı.

Ama gülümsemeleri aynıydı.

Belki de bu yolculuğun bize yeniden hatırlattığı en güzel gerçek buydu:

İYİLİĞİN DİNİ, DİLİ, IRKI VE SINIRI YOKTU.

Jaro’nun Erzurum’daki hikâyesi yalnızca köy okullarıyla da sınırlı kalmadı. Erzurum’da karşılaştığı insanların sıcaklığı ve misafirperverliği onu çok etkiledi.

Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de Jaro’yu makamında ağırladı. Jaro’nun Almanya’dan gelerek öğrenci stajının bir bölümünü sosyal yardım çalışmalarında geçirmesiyle yakından ilgilenen Sekmen, Jaro’ya ve ailesine çeşitli hediyeler takdim etti.

Projenin Erzurum’daki saha çalışmalarının koordinasyonunda Erzurum Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Şube Müdürü Levent Kaya da ekiplerimize önemli destek sağladı. Köy okulu ziyaretlerinin planlanması ve saha çalışmalarının yürütülmesi sürecinde projeyi yakından takip eden Kaya, Jaro’yla da özel olarak ilgilendi.

Ama bizim için asıl unutulmaz olan, dönüş vakti geldiğinde yaşandı.

Birkaç gün önce adını belki yalnızca haritada gördüğü Erzurum’dan ayrılırken Jaro’nun yüzünde hüzün vardı.

Erzurum’u sevmişti.
İnsanlarını sevmişti.
Köylerde tanıştığı çocukları sevmişti.

Ve büyüdüğünde Türkiye’ye yeniden gelmek istediğini söyledi.

Kim bilir…

Belki yıllar sonra yeniden Türkiye’ye gelecek.
Belki yolu tekrar Erzurum’a düşecek.

Ama inanıyoruz ki hayatındaki ilk uçak yolculuğunu, Erzurum’un dağ yollarını ve küçücük elleriyle başka bir çocuğa uzattığı o okul çantasını hiç unutmayacak.

Biz Konya’dan yola çıktık.
Dostlarımız Almanya’dan yola çıktı.
Erzurum’un köylerinde buluştuk.

Üç gün boyunca çocuklarımıza hediyeler ulaştırdık, onların mutluluğuna ortak olduk.

Fakat dönüş yolunda fark ettik ki bu yolculukta yalnızca biz bir şeyler vermemiştik.

O çocukların gülümsemeleri de hepimize çok şey vermişti.

13 yaşındaki Jaro’ya ise belki bir ömür unutamayacağı bir şey öğretmişti:

Dünyanın neresinde doğarsak doğalım, hangi dili konuşursak konuşalım, iyilik söz konusu olduğunda aynı yerde buluşabiliriz.

Çünkü bazı yolculukların sonunda insan yalnızca evine dönmez…

Gittiği yerde kendinden bir iz bırakır,
oradan da kalbinde taşıyacağı bir şeyler götürür.

Jaro, Erzurum’dan çocukların gülüşlerini ve yeni dostlukları yanına alarak Almanya’ya döndü.

Biz de Erzurum’dan yüzlerce yavrumuzun gülümsemesini yanımıza alarak Konya’ya döndük.

Ve geriye, Almanya’dan Konya’ya, Konya’dan Erzurum’un en ücra köylerine kadar uzanan çok güzel bir iyilik hikâyesi kaldı…

Çünkü çocuk gülerse, dünya güler.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.