İlahiyatçı Nihat Hatipoğlu, bazen televizyon programlarını izlerken donakaldığını ifade ederek,'Mesela yıllardır Hazreti Mevlana anlatılıyor. Ben son dönemlerde bundan rahatsız olmaya başladım. Bu dinin peygamberi Mevlana değil, Hazreti Muhammed’dir. Bu dinin kitabı Mesnevi değil, Kur’an-ı Kerim’dir’ dedi. Hatipoğlu, evlilik programlarına da çok sert eleştirilerde bulundu.
Bazen televizyon programlarını izlerken donakaldığını ifade eden Hatipoğlu,'Çok açık bir örnek vereyim. Yıllardır Hazreti Mevlana anlatılıyor. Ben son dönemlerde bundan rahatsız olmaya başladım. Bu dinin peygamberi Mevlana değil, Hazreti Muhammed'dir. Bu dinin kitabı Mesnevi değil, Kur'an-ı Kerim'dir. Öyle bir Mevlana ortaya konuluyor ki; her doğru, yanlış sözün altına Mevlana yazıyorsunuz, kurtarıyorsunuz işi. Böyle bir şey olamaz. Mevlana baştacımızıdır. Binlerce alim çıkmış, Mevlana da onların içindeki güzel bir insan. Ama her şeyin başı, her referans Mevlana olamaz. Referans Hazreti Muhammed'dir. Mevlana'dan yola çık, dini tahrip et, Mevlana'dan yola çık namazsız, Peygamber'siz, Kuran'sız bir din anlat, Kuran'ı tahrip et' şeklinde konuştu.Nihat Hatipoğlu şöyle devam etti:
’ALLAH BABA’ DİYE ALLAH’I ANLATANLAR VAR
Televizyon'da kaç kere şahit oldum. Biri Mavlana'yı anlatıyor.'Allah baba' diyor. Ne Allah babası yahu? Allah diyor ki;'De ki; Allah birdir, Sameddir, kimse onu doğurmadı, kimseden doğrulmadı.' Allah ben buyum diyor ama ötekisi Allah'ı anlatırken'Allah baba' diyor. Sen Hristiyan teolojisini bu ülkede anlatamazsın. Çünkü'Allah baba' kelimesi küfürdür. Bir müslüman bunu söylediğinde anında Allah ile bütün irtibatı kesilir. O kişi bunu ilahiyat adına yapıyor, din adına yapıyor. Onun için izlerken donakalıyorsunuz. Bunu konuşmak da konuşturmak da tehlikeli, bu işin vebal tarafı vardır. Onun için din adamı, İlahiyatçı Allah'ın dinine, merhamete, sevgiye, ittifaka ve şerefe çağırmalı. Ama hareket noktası Kur'an ve Hazreti Peygamber olmalıdır. Gerisi olduğu zaman fitneye yol açar.'