Tek parti yönetiminin baskıcı uygulamalarının 1947 sonrası çok partili sisteme geçişle gevşemeye başlamasından beri Konya’da yapılan Mevlana’yı Anma Törenleri’nin tarihi birçok ilgi çekici olayla dolu. İhtifallere neyzen olarak defalarca katılmış Ulvi Erguner’in oğlu Kudsi Erguner’in hatıralarına ve Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Mustafa Özcan’ın konuyla ilgili Konya gazetelerinden derlediği bilgilere dayanarak bu olaylardan bazılarını aktarıyoruz.
MEVLANA SEMA VE AYİNLERİ MARSHALL YARDIMI SAYESİNDE BAŞLAMIŞ!
Konya’da Cumhuriyet sonrası Mevlana’yı Anma Törenleri ilk kez 17 Aralık 1946 tarihinde ‘sema ayini’ olmaksızın Konya Halkevi’nin girişimleriyle Mevlana’nın muhtelif ressamların yaptığı portrelerinin projeksiyonla gösterimi ve Prof. Dr. Feridun Nafiz Uzluk’un Halkevi Sineması’ndaki konuşmasıyla yapıldı.
1952 yılına kadar konferanslar verilerek, ney taksimleri yapılarak, naatlar söylenerek yapılan Mevlana’yı Anma Törenleri’nin bugünkü haliyle ilk kez yapılmasına nasıl karar verildiğiyle ilgili ilginç bir anekdotu Mevlana İhtifalleri’ne defalarca katılmış ünlü neyzen Ulvi Erguner’in oğlu Kudsi Erguner şöyle aktarıyor: Türkiye Marshall yardımı dahilinde Amerika’dan askeri ve ekonomik yardım alıyordu… diplomat ve askerlerden oluşan bir heyet yardımların sonucunu görmek için Türkiye’ye gelmiş… Konya’daki Mevlana Müzesi’ni gezdikleri sırada, heyetteki Amerikalı subaylardan birinin eşi, gelmişken dervişleri de görmek istemiş. Heyete rehberlik yapan görevliler arasında önce bir panik yaşanmış, sonra da etekleri tutuşmuş bir halde, bu kısa zamanda heyete tanıtılacak bir derviş grubu bulma telaşına düşülmüş ve o zamanlar Ankara’da görev yapan neyzenler, üsteğmen babam, askeri eczacı yüzbaşı Halil Can, harita subayı Selami Bertuğ ve kudumzen Saadettin Heper bir araya getirilerek, misafirlere Mevlevi müziğinden oluşan bir konser sunulmuş. Olağanüstü bir durumdan doğan bu fırsat Konya belediye başkanı’nın hoşuna gitmiş ve ertesi yıl Mevlana’nın ölüm tarihine denk gelen 17 Aralık’ta onu anmak için bir Mevlana gecesi düzenlemiş ve yine aynı müzisyenlerin katılımıyla Mevlevi ayini müziği çalınmış.
MEVLEVİ KIYAFETLERİNİ SAMİHA AYVERDİ’NİN CEMAATİ DİKTİRMİŞ
Demokrat Partili Belediye Başkanı Rüştü Özal ile dönemin Konya Valisi Kemal Hadimli arasında sema ayini içeren anma törenleri dolayısıyla gerginlik yaşandığını aktaran Kudsi Erguner, Mevlana ihtifallerinin İstanbul’daki bütün tasavvufi çevreleri heyecana boğduğunu belirterek “Ayinlere kimler ve hangi kıyafetle katılacak?” sorusunun zihinleri epey meşgul ettiğini bildiriyor. Erguner, Kenan Rufai’nin ölümünden sonra Rufai’nin en yakın müridesi Samiha Ayverdi’nin idare ettiği İstanbul’daki cemaatin olağanüstü çabalarıyla kısa zaman içinde Mevlevi kıyafetleri dikilerek ayinlere hazır hale getirildiğini belirtiyor.
“EĞER BİRİNİZİN ALLAH DEDİĞİNİ GÖRÜR VEYA HİSSEDERSEM DERHAL İPTAL EDERİM”
Kudsi Erguner’in hatıralarına göre, Konya’da Mevlevi geleneğine bağlı hiç kimse olmadığından yapılacak sema töreni için İstanbul’dan gelen heyetin başkanlarını Konya Valisi Kemal Hadimli toplayarak “Bu bir gösteridir, eğer birinizin Allah dediğini görür veya hissedersem derhal iptal ederim” diyerek heyetin bütün morallerini bozar. Heyet, valinin ihtarına uyarak sema ve gösteri arasında bir denge tutturur. Geçmiş zamanlardaki gibi saklanma mecburiyeti olmadan, hem kıyafeti hem de müziğiyle Mevlevi ayinini icra edebilmenin mutluluğunu yaşar.
POSTNİŞİN RESUHİ BAYKARA GAZETECİLERİ SPOR SALONU’NDAN YAKA PAÇA ÇIKARDI
27 Mayıs 1960 ihtilali sonrası yeni iktidarın uygulamaları Mevlana Törenleri’nin düzenlenmesi konusunda çeşitli endişelere yol açar. 3 Aralık 1960 sabahı İstanbul’dan hareket eden tren, 3 vagon dolusu Mevlevi’yi Konya’ya getirir. Kudsi Erguner, o yıl yaşanan ve babası ile olayın tanıklarının ağzından birçok kez dinlediğini belirttiği bir olayın ihtifallerin sonraki yıllardaki akışını kökten değiştirdiğini iddia ediyor. Erguner olayı hatıralarında şöyle aktarıyor: O yıllar ayinlere üç şeyh başkanlık ediyordu… son Mesnevihan Mithat Bahari bey ile İstanbul’daki en büyük Mevlevihane olan Yenikapı Mevlevihanesi’nin son şeyhinin iki oğlu, Gavsi ve Resuhi Baykara. Anlatıldığına göre, ayin yapılan basketbol salonu, 17 Aralık gecesi Ankara’dan gelen Cemal Gürsel, generaller, ihtilalci subaylar ve basın mensuplarının katılımıyla kışlaya dönmüş. Önce müzisyenler, sonra semazenler teker teker semahaneye çıkıp, huşu içinde şeyhlerin gelişini beklemek üzere yerlerini almışlar, az sonra birbirinden heybetli üç şeyh, dervişleri selamladıktan sonra, ağır adımlarla generallerin önüne serilmiş olan pöstekiye doğru ilerlemeye başlamış. Ancak orada bulunan basın mensupları semahanenin ortasına dalıp, şeyhlerin burnuna kadar girerek çekim yapmaya başlamışlar. Spor salonu bile olsa, ayin başladığı andan itibaren o mekân bir tekkenin semahanesi addedildiği için sadece dervişlerin girmesi ve bu kurala saygı duyulması gerekirken, ayaklarında çamurlu ayakkabılarıyla bir sürü basın mensubunun semahaneye doluşması ayin ve gösteri arasındaki ince dengeyi de bir anda bozuvermiş. Üç Mevlevi şeyhinden biri olan Resuhi Baykara yapılan saygısızlığa dayanamamış ve tüm gazeteci takımını büyük bir öfke içinde kolundan tuttuğu gibi semahanenin dışına atmış. Bütün bunlar protokolde oturan Cemal Gürsel’in ve devrin astığı astık kestiği kestik ihtilalci subayların önünde cereyan ettiği için de büyük bir skandal yaşanmış. İstanbul’dan gelen dervişlerin söz verdikleri gibi gösteri değil, sahiden ayin yaptıkları ortaya çıkmış. Şeyhler o gece otellerine bile uğratılmadan İstanbul’a kaçırılmışlar, askeri inzibat subaylarının soruşturmaları, kovuşturmaları ve koşuşturmaları ise sabaha dek sürmüş.
Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Özcan ise, Erguner’in dönemin Milli Birlik Komitesi Başkanı Cemal Gürsel’in ihtifallere katıldığı yönünde verdiği bilgiyi doğrulamıyor. Özcan, 1960 ihtifalleriyle ilgili şu bilgileri aktarıyor: 1960 yılındaki Mevlânâ törenlerinin ülkemiz için farklı bir yanı vardır. O da 27 Mayıs 1960 ihtilâlinin yapılmış olmasıdır. Bu ihtilâl, Mevlânâ törenlerini aksatmamış, aksine ihtilâli gerçekleştirenler ve hükümet edenler, törenlere büyük ilgi göstermişlerdir. Törenlerin son gecesi muhteşem olmuştur. O gece törenlerde bulunmak üzere Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı Fahri Özdilek, Devlet Bakanları Hayri Mumcuoğlu, Nasır Zeytinoğlu, Ticaret Bakanı Mehmet Baydur, Nafıa Bakanı Prof. Dr. Mukbil Gökdoğan, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Ragıp Üner, Ziraat Bakanı Osman Tosun, Millî Eğitim Bakanı Fehmi Yavuz Konya'ya gelmişler ve protokoldeki yerlerini almışlardır. Ayrıca Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları, Millî Birlik Komitesi üyelerinden Ahmet Yıldız, Osman Köksal, Kamil Karavelioğlu, Suphi Karaman, Sezai Okan, Sami Küçük de törene katılmışlardır. Bunların yanında yüksek mahkeme başkanları, genel müdürler, yabancı elçilik mensupları töreni izlemek imkânını bulmuşlardır.
Özcan, dönemin gazete haberlerine dayanarak yazdığı makalede de Erguner’in son gece yaşandığını iddia ettiği skandalla ilgili hiçbir bilgi bulunmuyor.
1973 DÜNYA MEVLANA YILI OLARAK KUTLANDI
Mevlana’nın 700. Vuslat Yıldönümü olan 1973 yılı ise UNESCO tarafından bütün dünyada düzenlenen törenlerle anıldı. Özcan’ın verdiği bilgilere göre, Mevlânâ'nın 700. Vuslat Yılı sebebiyle açılan "Sedef Yazı ve Desen Sergisi" büyük ilgi gördü. Mevlânâ'yı anma törenlerinin açılış konuşmasını yapmak üzere Devlet Bakanı İ. Hakkı Tekinel, Konya'ya geldi ve 1 Aralık 1973 Cumartesi günü "Mevlânâ Haftası"nı başlattı. Sonraki günlerdeki açılış konuşmaları törenleri düzenleyen Konya Turizm Derneği Başkanı Feyzi Halıcı tarafından yapıldı. Kültür Müsteşarı Mehmet Önder'in bilgilendirici açıklamalarının ardından Klâsik Türk Musikisi'nden seçme parçalara yer verildi.
12 EYLÜL’ÜN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI TÖRENLER SEBEBİYLE GEVŞETİLDİ
12 Eylül askeri darbesi de Mevlana İhtifalleri’ni aksatmadı. Törenlere ihtilali takip eden günlerde kurulan Danışma Meclisi Başkanı Prof. Dr. Sadi Irmak katılırken dönemin diğer üst düzey yetkilileri de büyük ilgi gösterdi. 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası bütün ülkede gece saat 20.00’dan sonra uygulanan sokağa çıkma yasağı saatleri Konya’da 11/12 Aralık ve 17/18 Aralık 1980 geceleri ihtifaller dolayısıyla değiştirildi. Murat Güzel-Memleket