Sayıları 2 bini aşan 'Başörtüsüne özgürlük' bildirisi imzacıları arasında yer alan Prof. Ali Nesin, kardeşinin de aralarında olduğu çevrelerin hakaretine uğradığını açıkladı. Ali Nesin, uğradığı hakaretlere karşın özgürlüğü savunmayı sürdüreceğini söyledi.
Prof. Ali Nesin, bir 'açık mektup' yazarak üniversitede kılık kıyafet özgürlüğünü savunan metne imza attığı için kardeşi Ahmet Nesin'den de tepki gördüğünü hatırlattı ve bir 'çevre baskısı'na maruz kaldığını açıkladı.
Nesin, mektubunda şu ifadelere yer verdi:
'Üniversitede kılık kıyafet özgürlüğünü savunan bir metne imza attım diye yer yerinden oynadı. Aldığım hakaret mesajlarının haddi hesabı yok. Sanki ortada bir suç varmış da, çocuklarımız da buna ortakmış gibi Nesin Vakfı'na bağışlarını kesenler oldu. Hatta laiklikten ödün verdiğimi, Aziz Nesin'i Sivas'ta yakanlarla ittifak kurduğumu, bu imzadan mutlaka bir çıkarımın olduğunu ileri sürenler bile oldu.'
Nesin, matematikçi kariyerini, kurduğu Matematik Köyü'ni
ü ve 5 yıldır yayınladığı 10-12 bin satan Matematik Dünyası dergisi ile 6 popüler matematik kitabını işaret ederek 'aydınlanma' dersine ihtiyacı olmadığını söyledi. Nesin, 'Arabası, evi, barkı, malı, mülkü olmayan ve varını yoğunu, zamanını ve her şeyini topluma sunarak komünistliğini yaşam biçimiyle kanıtlamış biri olarak solculuk derslerine de karnım tok' dedi.
BU YASAK NE DOĞRU, NE İYİ, NE DE GÜZEL
Ali Nesin, başörtülülerin üniversiteye gidebilmesini niçin savunduğunu ise şu sözlerle dile getirdi:
'18 yaşını bitirip rüştünü ispat etmiş birinin kılık kıyafetinden dolayı üniversiteye alınmaması herşeyden önce etik olarak yanlıştır. Etik olarak yanlış olan her duruş da uzun dönemde ülkeye büyük zarar verir. Nasıl bir erkeğin eşini dövmeye hakkı yoksa, kimsenin kimseyi düşüncesinden, inancından, giysisinden ve yaşam biçiminden dolayı üniversiteden men etmeye hakkı yoktur. Bu yasak, toplumu gereksiz yere kamplara böldüğü için doğru birşey değildir. Bu yasak, toplumun bir kesimini eğitimsiz bıraktığı için iyi bir şey değildir. Bu yasak, toplumun bir kesimine 'siz üniversiteye yakışmıyorsunuz' diyerek hakaret ettiği için güzel birşey değildir. Bu yasak, ne doğrudur ne iyidir ne de güzeldir.”
Gerçekte var olmayan ve bir trajikomediye dönüşen türban sorununun çözülmesiyle gerçeğin ortaya çıkacağını belirten Nesin mektubuna, “Laiklik bu tür yasaklarla elde edilmez. Bu savas, halkın hiçbir kesimini dışlamayıp kimseye hakaret etmeden, herkesi kucaklayarak, en eğitimsizlere, en şanssızlara, varoşlara ve en ücra köylere ulaşarak, yani bir bez parçasıyla uğraşarak değil, işin özüne inilerek yapılır. Duruşumu eleştirenlerin, önce çevrelerine bakmalarını öneririm” diyerek son verdi.