Algida üzerinden siyaset yapmak!

M. Ali Köseoğlu

Bir ülkenin diğer bir ülkeyle yıllar yılı sürekli dost ya da sürekli düşman olması mümkün mü?

Olabilir tabi; bu yüz binde 1 ihtimaldir.

Hâlbuki... Olağan zamanlar vardır ve bu olağan zamanlarda ülkeler arasında stratejik ortaklıklar ve ekonomik yatırımlar geliştirilir.

Bu yatırımlar ilerideki stratejilerinizi etkileyebilir ve belirleyici olabilir.

***

Bir İngiliz şirketi olarak Vodafon’un bugün Türkiye’de yatırımının olması, benzer şirketlerle birlikte Türkiye-İngiltere ilişkilerine etki eder.

Mesela çok yeni bir haber...

Dünyanın 4. büyük tohum firması, Fransa merkezli Limagrain, Ukrayna’ya yapmayı düşündüğü yatırımdan vazgeçti...

Ve Limagrain yönünü Türkiye’ye döndü...

Yani: Tohum işleme konusunda Fransa’da 2 fabrikası olan Limagrain, 3. fabrikayı Ukrayna yerine Türkiye’ye kuracak.

***

2012’ye gidelim...

348 koltuklu Fransa senatosu, 68 senatörün katılımı ve vekâleten oy kullanımı sonucu, 1915 Ermeni iddialarını suç sayan yasa teklifini kabul etmişti...

O günlerde Fransız malı arabasını yakanlar da olmuştu...

***

İyi hatırlayın...

Bunun üzerine Türkiye-Fransa ilişkileri gerilmiş, Türkiye Paris büyükelçisini Ankara’ya geri çağırmış, Fransa’ya karşı yaptırım kararı almıştı.

Bazı Fransız senatörler bu tasarıyı Fransa Anayasa Mahkemesi’ne götürmüşler ve tasarı Fransa’daki ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle mahkeme tarafından iptal edilmişti.

***

Bunun gibi; pek çok ülkeyle giriştiğiniz önemli ekonomik işbirlikleri, karşılaşacağınız çeşitli konuların çözümünde de aracı olabiliyor.

Öyle değil mi: Türkiye, ABD ile hiçbir dönemde derin kardeşlik duygusu yaşamaz ama karşılıklı çıkarları gereği müttefiktirler.

***

Gelelim Algida’ya...

Mesela; ilişkilerin normal yürüdüğü zamanlarda Algida’nın Konya’ya fabrika kurmasını engellerseniz; bir kere bugün bunu sorgulayanlar samimi değildirler ve o gün “Niye yatırım fırsatını teptiniz” diye eleştirirler.

İkinci olarak da olağan zamanda bir ülkenin markasının ülkenizde-şehrinizde tesis kurmasını istemezseniz, anormal zamanlarda ‘kapatılsın’ diyeceğiniz bir kozunuz da olmaz.

Üstelik soru sormaya Algida’nın Konya fabrikasından başlarsanız, maksadınızın bağcıyı dövmek olduğu anlaşılır.

***

Şu da mümkündür: Çadır devleti iseniz; Renault’a, Ford’a, Hyundai’ye, Mercedes’e fabrika kurması için yer göstermezsiniz ve üstelik 100 yıldır ağır sanayi atılımı yapamadığınız için daha da yüksek bedeller ödeyerek bu araçları alır ya da atlarla ve develerle seyahat edebilirsiniz.

Tabi, bu da bir seçimdir.

***

Arkadaşlar!

İsrail’in Türkiye’deki her yatırımı, ve Türkiye’nin İsrail’le her ilişkisi yaptırım için elimizdeki bir kozdur. Türkiye’nin sesini gür bir şekilde yükseltmesi de elinde bulunan bu kozlar gereğidir.

Bir de bazılarının ‘Türkiye’nin tek dostunun yine Türkiye’ olduğu savından yola çıkarsak, bütün ülkeler bize İsrail gibidir; yani amiyane tabirle gâvurdur ve öyleyse ülkemizde yatırım yapmalarına izin vermememiz gerekir.

***

Daha fazla dik durmak için daha fazla büyümeli, ayrışmadan, ülke birlikteliğini muhafaza ederek eylem birliği sergilemeliyiz.

Aklıselime haber edeyim.

***

SONSÖZ: Sadece dış yatırımlara açık ama dışarıya yatırım yapmayan bir ülke de değiliz. 2002-2007 döneminde bin 297 Türk firması yurt dışına 7 milyar doları aşan tutarda yatırım yaptı. Bugün 2 bin 500’ün üzerinde Türk firmasının yurt dışında yatırımı bulunuyor. Hatırlanacağı üzere yakın yıllarda Ülker, lüks çikolata ikonu Belçikalı Godiva’yı, Arçelik ise Almanya’nın elektronik devi Grundig’i satın alma yoluyla yurt dışında ses getiren yatırımlara imza atmışlardı.

 

Yorum Yap
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.