Algi Operasyonu yapıyorlar

Kasım Çakır

 

    Sosyologlar kitlelere bir şeyi yaptırmak için yeryüzünde üç etkili yol bulunduğundan söz ederler: zor kullanma, para ile satın alma, inandırmak. Algılama yönetimi  ‘’inandırma’’yı kişilerin bilinçlerine ve psikolojilerine seslenerek gerçekleştirir.

    Son yıllarda iletişim alanında kullanılan sihirli sözcük algı yönetimidir. Bazı alan uzmanlarına göre, halkla ilişkiler literatüründe ‘halkla ilişkiler’ sözcüğü yerine ‘perception management’  yani algı yönetimi kullanılmaya başlanmıştır.  Algılama yönetimi her geçen gün iletişim alanında önemini artırmaktadır.

   Algı oluşturma, algı yönetimi, propaganda, psikolojik operasyon v.s hepsi algıyı hatırlatan deyimlerdir. Bir hedefe, amaca ulaşmak için grupları ve toplumu etkilemek için seçilen eylem, söylem, yöntem ve planın uygulanarak amaca ulaşmanın adı algı operasyonur.

    Algı operasyonunu tarihte ilk başlatan, uygulayan İngiltere olmuştur. 19.yy başlarından itibaren batılı ülkelerin hepsinde kullanılmaya başlanmıştır. İngiltere ve diğer batı ülkeleri bu metodu dış işlerinde, askeriyede ve istihbarat teşkilatlarında doğu ülkeleri üzerinde uygulandı.

    Osmanlı coğrafyasında, Avrupa ülkelerinin 1700-2015 yılları arasında İngiltere öncülüğünde yaptığı casusluk çalışmaları uzun süreli bir algı operasyonuydu.

    Bu tarihler arasında Osmanlı topluluklarında fitne tohumları ekilerek inanç bağlarını zayıflattılar. Ulus devleti ve milliyetcilik algısı oluşturarak azınlıkların Devlet-i Osmaniye ye karşı cephe oluşturmalarına neden oldular.

    Batılı devletler, bizim ülkemizin ağırlığını 49 kg olarak belirlediler. Ağırlığımız 50 kg olduğunda budadılar, müdahale ettiler. Ağırlığımız 48 kg indiğinde kendi halimize bıraktılar. Tüm bunları algı operasyonu ile yaptılar.

    1925-1950 yılları arasında, toplumu değerlerinden koparmak için kitap, dergi, gazete çıkardılar. İnsanımızın tüm  değerleriyle alay ettiler, küçümsediler,  eleştirdiler. Batının yozlaşmış olan kültürünü bulunmaz hint kumaşıymış gibi sundular..

    1950-1960 yılları arasında dönemin hükümeti DP nin tüm icraatlarını eleştirdiler, başarısız gösterdiler. Yaptıkları algı operasyonuydu. Yinede başarılı olamayınca TSK’ne darbe yaptırdılar.

    1960-1980 yılları arasında algı operasyonlarına devam ettiler. Basın üzerinden siyasete müdahele ederek partilerin oy oranlarını ayarladılar. Tek başına iktidara gelecek partinin oyunu düşürdüler. Türkiye koalisyon hükümetlerine mahkum edildi.

      Fakat 1979-1980 yılları arasında darbeyi haklı göstermek için terörü azdırdılar ve 1980 darbesini yaptılar. Algı operasyonu ile halkı darbeye razı ettiler.

    1983-1991 yılları arası, Türkiye’yi küresel sermayeye adepde etmek, pazar yapmak için ekonomik ve siyasi istikrara müdahale etmediler. Türkiye’nin 49 kg olması için beklediler. 1991 den sonra hükümetler üzerinde algı operasyonunu tekrar  başlattılar.

    1991-2001 tarihleri arasında algı operasyonu yaptılar. 28 Şubat postmodern darbesi, 2001 Şubat krizi yaşandı. Ülke koalisyon hükümetlerine mahkum oldu. Milletin anasını ağlattılar.

     Kasım 2002 tarihinde AK Parti iktidar oldu. O tarihten 2015 yılına kadar olan seçimlerden oyunu artırarak ve güçlenerek çıktı. Bir çok alanda çok büyük hizmetler yapıldı. Bazı hizmetlerin büyüklüğü 1923-2002 yılları arası, 80 yılda yapılandan daha büyüktü. Ekonomi, siyaset başta olmak üzere her alanda istikrar hâkimdi.

    Türkiye’nin bu durumundan ve Akpartinin başarısından rahatsız olan dış güçler ve onların işbirlikcileri gelinen iyi durumdan çok rahatsız oldular. Ağırlığı 50 kg’ın üzerine çıkmış Türkiye’yi nasıl 49 kg’ye düşürürüz hesabı içerisinde oldular. Bunu gerçekleştirmek için algı operasyonuna başladılar.

    2007 yılında AK Partiye kapatma davası, 2012 7 Şubat 2012’de MİT başkanını ifadeye çağırma, 2013 gezi olayları, 17 ve 25 Aralık operasyonu, 2014 6-7 Ekim olayları, Recep Tayyip Erdoğan’a, Ahmet Davutoğlu’na, AK Parti’ye, Hükümete yapılmak istenen algı operasyonlarıydı.

    Kara propaganda, algı yönetimi, psikolojik operasyon üzerinden iktidara ve AK Parti’ye algı operasyonu yapmak isteyenlerin kullandıkları enstrümanlar; hırsızlık, vesayet, diktatör, adalet, yandaş, yolsuzluk, rüşvet kelimelerinden oluşmaktadır. Amaç zihinleri bulandırmaktı.

    Hedef olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı, Ahmet Davutoğlu’nu seçtiler. Temel amaçları AK Parti'nin oyunu azaltarak çıkaracağı milletvekili sayısını 330’un altında tutmak, sonra da tek başına iktidar olmasını zora sokmaktır.

     Recep Tayyip Erdoğan'ı, Ahmet Davutoğlu’nu  sevin ya da sevmeyin! Kızın ya da sempatiyle bakın! Ama büyük millet gibi davranıp devletin  başına örülmek istenen çorabı ellerinizle yırtıp atın! Devlet bütünleşmişken milletin ayrışması onların ikinci kozu!

     2015 seçimleri seçimleri anası, babasıdır. Türkiye’nin 2. Kurtuluşu olacaktır.                

Yorum Yap
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.