Son yıllarda sosyal medyada yayılan olumsuz içerikler, şiddet içeren oyunlar ve iletişim sorunları, çocuklar arasında akran zorbalığının artmasına neden oluyor. Sözlü, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan çocukların, ilerleyen yaşlarda duygusal ve davranışsal sorunlarla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.
“Akran zorbalığının temeli okulda değil, evde atılıyor”
Psikolog Emine Fener, akran zorbalığının kaynağının çoğu zaman aile ortamı olduğunu belirterek, çocukların rol model alma yoluyla öğrendikleri davranışları okulda uyguladıklarını ifade etti.
Fener, çocukların evde maruz kaldığı alay, küfür ve aile içi şiddetin, okulda zorbalık davranışına dönüştüğünü vurgulayarak, ebeveynlerin bu noktada kritik sorumluluk taşıdığına dikkat çekti.
Zorbalık sessizlikle derinleşiyor
Zorbalığa uğrayan çocukların yaşadıklarını çoğu zaman öğretmenleriyle veya aileleriyle paylaşmadığını ifade eden Fener, bu durumun uzun vadede içe kapanma, özgüven kaybı ve depresyon gibi sorunlara yol açtığını söyledi.
Uzmanlar, öğretmenlerin ve ebeveynlerin çocukların duygularını ciddiyetle dinlemesi gerektiğini vurguluyor.
Uzman uyarıyor: Zorbalık suça eğilimi artırabiliyor
Akran zorbalığının uzun süre önlenmemesi durumunda çocukların ilerleyen yaşlarda şiddete meyilli ya da toplumdan uzak bireyler haline gelebileceği belirtiliyor.
Fener, bu sürecin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir risk oluşturduğunu ifade ederek, aile içi iletişimin güçlendirilmesinin zorbalığın önlenmesinde kilit rol oynadığını söyledi.
“Akran zorbalığı bireysel değil, toplumsal bir sorun”
Akran zorbalığının öğrenilmiş bir davranış olduğunu vurgulayan uzmanlar, çocukların yaşadıkları sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini belirtiyor.
Zorbalık nedeniyle derslerine odaklanamayan çocukların başarısız olarak etiketlenmemesi gerektiğini ifade eden Fener, akran zorbalığının toplumun ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.