AK Parti’nin Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül oldu. Büyük bir ihtimalle de Cumhurbaşkanı seçilecek. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına karşı çıkanlar Gül’ü kabul edecek mi? Kurumlar bu konuda ne düşünüyor? Erdoğan seçimlerde ne yapacak? Siyaset, bu gündemle düşüp kalkıyor.
Merkez sağ partilerin liderleri Gül’ün adaylığına “Hayırlı olsun” temennisinde bulunurken CHP kanadından Gül’ün de kişilik ve inançlar bakımından Erdoğan’dan farklı olmadığı belirtiliyor. Her ne kadar Abdullah Gül Erdoğan’a kıyasla karakter olarak daha ılımlı olsa da nihayetinde “Erdoğan’ın kardeşi!” Milli görüş geçmişi ve eşinin başörtülü oluşu muhalefetin bir kısmı tarafından eleştirilmeye devam edecek. Gül, Köşk’e çıkıncaya kadar bu eleştiriler sürecek ancak tepkilerin etkili olabileceği ihtimali yok denecek kadar azalmış görünüyor. Gül sadece Çankaya’ya çıkmayacak, ılımlı kimliğini bir kenara bırakıp, “zaman kaybına” yol açmaktan başka işe yaramayan gereksiz tartışmalara kapı aralamazsa onun çıkışıyla Türkiye önemli bir normalleşme sürecine girecek.
Gül’ün adaylığının kurumlararası soruna yol açmayacağı da ifade ediliyor. Orgeneral Büyükanıt’ın Abdullah Gül’ün ismini biliyor olması, ve soruları “biliyorum ama söylemeyeceğim” şeklinde cevaplaması onun Gül’ün adaylığına soğuk bakmadığı şeklinde yorumlanmıştı.
Erdoğan’ın elinin altında Çankaya varken “hakkından” feragat edip Başbakan olarak kalması ve “milletime hizmete devam” sözleri ise güne damga vurdu. İş dünyası ve medya Erdoğan’ın bu seçiminin büyük beğeni topladığı görünüşünde. Erdoğan, oylarını büyük ölçüde koruyan AK Parti’nin sandıktan daha güçlü çıkmasını istemiş olacak ki kendi hakkından feragat etti. Türkiye, Erbakan’ın bizim çocuklar dediği ‘ufaklık’ların birlikte yönetimine sahne oluyor. Erdoğan Başbakan, Meclis Başkanı Arınç ve şimdi de Cumhurbaşkanı Gül… Yani AKP’nin troykası devletin zirvesinde… Etkili muhalefet çevrelerinin korkuları boşa çıkacak olsa da Bundan sonra tek başına iktidarın, yapacağı muhtemel hataları kimin engelleyeceği de ayrıca merak konusu. Memleket
Kısa özgeçmişiyle Abdullah Gül
29 Ekim 1950’de Kayseri’de doğdu. Orta öğrenimini Kayseri Lisesinde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi. Aynı fakültede mezuniyet sonrası doktorasını aldı. Lisan ve doktora çalışmalarını yürütmek için burslu olarak iki sene Londra ve Exeter’de kaldı. Türkiye dönüşünde Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve İktisat dersleri verdi.
1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda (IDB) iktisat uzmanı olarak çalıştı.
1991 yılında Uluslararası İktisat dalında Doçent oldu.
1991 yılında yapılan erken seçimle Refah Partisi’nin Kayseri Milletvekili olarak Parlamento’ya girdi.
1991-1995 tarihleri arasında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı.
1993 yılında Refah Partisi’nin Dışişlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine seçildi. Bu süre içinde Avrupa ve Amerika’daki birçok kuruluşlarda yaptığı konuşmalarla parti görüşünü anlattı.
1995’de yapılan genel seçimlerde, ikinci kez Refah Partisi Kayseri Milletvekili seçildi.
1995-2001 yılları arasında Dışişleri Komisyonu üyeliği görevini yürüttü.
54. Hükümette, Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü görevlerinde bulundu.
1999 yılında Fazilet Partisi'nden üçüncü kez milletvekili seçilerek Parlamentoya girdi.
14 Mayıs 2000 tarihinde yapılan Fazilet Partisi 1. Olağan Büyük Kongresinde Genel Başkan Adayı oldu. Genel Başkanlık yarışını az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, kongrede elde ettiği netice tüm siyasi çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi.
Fazilet Partisinin kapatılmasıyla birlikte, Yenilikçi Hareket'e önderlik etti. Başlangıcından itibaren halkın büyük bir teveccüh gösterdiği Yenilikçi Hareket, Ağustos 2001'de Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) adıyla Türk siyasi hayatındaki yerini aldı.
Abdullah Gül, AK Partinin Kurucular Kurulu üyesi olarak partileşme sürecindeki etkin rolünü sürdürdü ve Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.
1992 yılında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyesi oldu ve Konseyin Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma Komitelerinde çalıştı. 2001 yılına kadar yürüttüğü Avrupa Konseyindeki çalışmalarından dolayı kendisine “Pro merito“ madalyası ve Konseyin sürekli “Onursal Üyesi” ünvanı verildi.
3 Kasım 2002 Milletvekili seçimlerinde Kayseri Milletvekili olarak tekrar seçildi.
16 Kasım 2002 tarihinde Başbakan olarak 58.Hükümeti kurmak ile görevlendirildi.
14 Mart 2003 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başbakanlığında kurulan yeni kabinede Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev aldı.
Evli ve 3 çocuk babasıdır. İngilizce bilmektedir.