AK Parti’ye revizyon mesajı

M. Mustafa Özdemir

Türk Milleti; kan ve ölüm tehditlerine boyun eğmedi.

Baskılara, algı operasyonlarına pabuç bırakmadı.

Tarihi referandumda kararını verdi.

Bu karar Cumhuriyet tarihinde bir dönüm noktasıdır.

2023, 2071 hedeflerine mevcut sistemle ulaşılamayacağı açıkça görülmüştür.

İnşallah yeni sistemle her şey daha farklı olacak, Türkiye, “Büyük Türkiye” yolunda ve hedeflere ulaşma noktasında adımlarını hızlandıracaktır.

 

EVET CEPHESİ ZAFERE SAHİP ÇIKMALI!

Referandum sonrası malum çevreler adeta seçim kazanmışçasına hava oluşturmaya çalıştılar.

Evet cephesi galibiyete, zafere rağmen oranı sorgulayıp özeleştiri yaparken, bugüne kadar hep kaybetmiş ve bundan sonra da kazanamayacağını bilen hayır cephesine yine yenilgiden zafer çıkarmak düştü!

Demokrasi “+1” kişi demekse, 16 Nisan’daki sonuçta tam “1 milyon 380 bin” adet seçim zaferi vardır.

Bu “kapı” gibi bir zaferdir.

Malum çevreler kaybettikleri halde bu kadar gürültü çıkarıyorlar.

Ya hayır çıksaydı…

Ne mi olurdu?

15 Temmuz darbe girişimi başarıya ulaşsaydı neler olur idiyse ekonomik olarak ve siyaseten o şeyler olacaktı.

Ekonomi, piyasalar her şey tepetaklak olacaktı…

O açıdan evet cephesi, “oran” üzüntüsünü ve değerlendirmelerini ayrı bir başlıkta değerlendirsin ama zafere de sahip çıksın, meydanı boş bırakmasın.

 

KILIÇDAROĞLU YİNE ÇAMURA YATTI!

Evet cephesi ise galibiyete rağmen “Neden oylar bu seviyede kaldı?” deyip üzülürken, özeleştiri yaparken, sorgularken kaybeden hayır cephesi, “neden kaybettik, nerede hata yaptık?” diye sorgulama ve özeleştiri yapmaktan kaçınmaktadır.

Bu durum, iki cephe arasındaki temel zihniyet farkının göstergesidir.

Ana muhalefet lideri sayın Kemal Kılıçdaroğlu beklenildiği yine çamura yattı.

Tam 8 seçim kaybeden Kemal bey, “nerede hata yaptık?” deyip özeleştiri yapmak yerine her zaman olduğu gibi kabahati başka yerlerde aradı.

Bundan önce seçimlerden sonra millete hakaret eden Kılıçdaroğlu, bu sefer uyarmışlar ki, şimdilik YSK’yı suçladı.

Evet cephesi özeleştiri yapıyor da, CHP başta olmak üzere hayır cephesindeki partiler “özeleştiri” yapar mı, vatandaşın mesajını alır mı?

Valla bugüne kadar hiç görmedik…

Bağışıklık kazandılar…

Artık acı duymuyorlar…

Onları kendi haline bırakmak lazım.

 

MHP OLMASAYDI REFERANDUM OLMAZDI!

Sonuç; tartışmasız bir zafer olmasında karşın “Evet” cephesi, özellikle de AK Parti için özeleştiri yapmak kaçınılmazdır.

Referandum sonuçları üzerinden MHP’yi suçlamak bence yanlıştır ve haksızlıktır.

Unutmayalım ki; MHP’nin desteği olmasaydı referandum diye bir şey olmayacaktı.

MHP’de herkesin 15 Temmuz sonrası zaten bir bölünme oldu, ihraçlar oldu.

Muhalif cephe diye kendilerini adlandıran sayın Devlet Bahçeli karşıtı bir cephe oluştu.

Bunun yanında sayın Devlet Bahçeli’nin yanında yer alıp da farklı saiklerle, Erdoğan karşıtlığı yüzünden referandumda hayır diyenler de olmuş olabilir.

Ama samimi, gerçek ülkücüler desteğini verdi.

Elbette MHP yönetiminin de özeleştiri yapacağı noktalar vardır.

 

AK PARTİ İÇİN ÖZELEŞTİRİ VAKTİ

Ama burada özeleştiri yapması gereken AK Parti’dir.
16 Nisan’da Millet; AK Parti’de bir revizyon ve yapılanma yeni döneme yeni bir yapılanmayla girilmesi gerekliliğinin mesajını verdi.

Peki evet neden yüzde 51’de kaldı,

-Değişiklik paketindeki bazı maddeler… Mesela askerlik yapmayanın  milletvekili olduğu takdirde “askerlikten muaf” tutulması gibi. Millet “askerlik” konusunda hep hassasiyet göstermiştir.

-FETÖ’yle mücadelede bazı yanlışlıklar ve eksikler… Bunlardan en önemlisi  “siyaset ayağına dokunulmadı” yönündeki eleştirilerdir. Evet bu tespit yanlış değildir ama AK Parti’de düşünce olarak böyle bir göz yumma olması söz konusu değildir. Bana göre bunun sadece zamanı bekleniyor.  O zaman ne zaman derseniz önümüzdeki ilk seçimdir.

-Önemli nedenlerden biri de; ki halktan kopuk, insanlara tepeden bakan, AK Parti ruhunu özümseyememiş, bulunduğu makamın sorumluluğunu taşıma kapasitesinden yoksun ve bu eksiklerini ve hatalarını da sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasına sığınarak gizleyemeye çalışan kimi AK Parti Teşkilatlarıdır.

-Bir de; AK Parti’de reis meis deyip kişisel çıkar peşinde koşanlar olduğu ve bunların da fayda ilişkisi tehlikeye girince gemiyi terkettiği de açıkça görülmüştür.

 

AK PARTİ BİR HALK HAREKETİDİR

AK Parti’yi AK Parti yapan değer, halkın partisi olmasıdır.

Tabanı; köylüyü, çiftçiyi, işçiyi, işsizi dikkate almayan her siyasi hareket başarılı olamaz.

AK Parti bir halk hareketi, bir halk devrimidir.

Bugüne kadar sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında sadece ülkesi ve milleti için duran, 15 Temmuz’da olduğu gibi; yürüyün dediği zaman yürüyen, meydanlara inin dediği zaman inen gerektiğinde de  vatan millet uğruna canını kırpmadan veren halkın, sokaktaki AK Partilinin, sokaktaki vatandaşın mesajı her şeyin üstündedir.

Hep ne diyoruz: Milletin kararı her zaman en hayırlı  en doğru karardır.

Bunun içindir ki; 16 Nisan’da ‘evet’in yüzde 55, 60’larla değil de yüzde 51’le geçmesinde de pek çok hayır vardır.

Not:

 AK Parti’ye destekte ilk 3’te yer alan çoğu zaman birinciliği kaptırmayan Konya; son referandumda Türkiye genelinde de 10. sıraya düştü. Bunu da dip not olarak ilave edelim...

 

 

 

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.