AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Brezilya'daki oyunun da yine aynı şekilde aynı yerden aynı merkezden düğmeye basılmak suretiyle yapıldığına inanıyorum. Çünkü Brezilya da Türkiye de IMF'ye borçlarını ödemiş bir ülke konumunda" dedi.
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, milletin verdiği bir yetki olduğunu belirterek, "Eğer milletin verdiğini bu yetkiyi iktidar kullanamaz duruma gelirse, o zaman zaten bittik demektir" ifadesini kullandı.
Milletin tek başına iktidar verdiğini ama Türkiye'de AK Parti iktidarına kadar çok partili dönemlerde bir alışkanlık olduğunu söyleyen Erdoğan, ortalamaya bakıldığında 16 aylık iktidarlarla Türkiye'nin istikrarsızlık dönemleri yaşadığını kaydetti.
Bunlara iktidar değil "hükümet etme dönemleri" denilebileceğini dile getiren Erdoğan, "Bu istikrarsızlıklar Türkiye'de kişi başına mili geliri 2600, iyi niyetle 3500 dolar civarlarına getirdi. Dünyada sıralamaya baktığınız zaman maalesef gerilerdeydik" dedi. "Peki, AK Parti iktidarıyla ne oldu?" sorusunu yönelten Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"AK Parti iktidarıyla, istikrar, güven dönemi başladı. İstikrar ve güvenin olduğu AK Parti iktidarları bir anda her alanda sıçrama yapmaya başladı. İşte bu sıçramadır ki Türkiye'yi dünyada güven duyulan, itibar edilen, saygı duyulan bir ülke konumuna getirdi. Ama saygı duyulan Türkiye'yi içeride ve dışarıda koordineli olan bu adımlarla yıpratmak istediler. Fakat millet burada duruma el koydu, sahiplendi. Dedi ki 'bu gidiş yanlıştır, biz iktidarımızın yanındayız, iktidarımızdan memnunuz.' Dikkat edin, Brezilya'da olduğu gibi 20 sent zam için bu eylemler yapılmıyor. 'Sağlıkta şu yapılmadı' diye bunlar yapılmıyor. Çok ilginç şeyler ki ben Brezilya'daki oyunun da yine aynı şekilde aynı yerden aynı merkezden düğmeye basılmak suretiyle yapıldığına inanıyorum. Çünkü Brezilya da IMF'ye borçlarını ödemiş bir ülke konumunda. Türkiye de IMF'ye borçlarını ödemiş bir ülke konumunda. Buraların altını çiziyorum. Dikkat edin, teferruatına girmeyeceğim. Başından itibaren 'faiz lobisi' dedim, bu birilerini hoplattı. Niye rahatsız oluyorsunuz? Evet, burada faiz lobisi var ama bu faiz lobisi olayı bazı çevreleri ciddi manada rahatsız etti. Yazılı, görsel, ulusal ve uluslararası medyanın burada ne denli, nasıl görevler üstlendiğini hep gördük. Bunların hepsinin kayıtları var. Zaman zaman bunları özellikle teşkilat içerisinde zaman zaman halkımıza görüntüleriyle açıklayacağız. Çünkü bunu milletimizin çok iyi bilmesi lazım. Çünkü Müslüman bir sokulduğu yerden bir daha sokulmaz."
-CHP'ye suçlama
CHP'nin yetersiz, etkisiz, kalitesiz, cılız muhalefetinin; CHP yönetimin beceriksizliğinin; üst üste yapılan yanlışların, gafların; her seçimde yaşanan hayal kırıklığının, CHP seçmenini umutsuz bir noktaya taşıdığını ifade eden Erdoğan, "Meclis içinde muhalefet yapamayan CHP, sokak sokak çatışma çağrıları yaparak, kendi tabanını çirkince tahrik ederek, bu hayal kırıklığı yaşamış kitlelerin sokağa çıkmasına zemin hazırlıyor" dedi.
Bu gösteriler de Alevi vatandaşların da kitlesel olarak yer aldığını söyleyen Erdoğan, "Onların taleplerini, hissiyatını da bizler gayet iyi anlıyoruz. Biz onlarla ilgili olarak biliyorsunuz Alevi açılımı başlığı altında bir dizi toplantılar yaptık. Bütün temsilcileri bir araya getirdik. Şu anda da yine Başbakan Yardımcıma bu konuyla ilgili bırakılan yerden bunun devam ettirilmesi noktasında da talimatım var. Yine bu çalışmalar başlayacak. Ama bunları biz masada çözmeliyiz. Geçmişte, tarihte oluğu gibi aynı yanlışlara düşmemek gerekir" diye konuştu.
-" CHP, Dersim katliamının mimarıdır"
"Dersim katliamı olduğu dönemde bu ülkede tek parti, iktidar hangi partiydi?" diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle devam ettirdi:
"CHP. Peki CHP o katliam karşısında ne yaptı? Herhangi bir tavrı olmadı. Bu dönemin Başbakanı olarak ben, o dönemde yapılmayan özür beyanını, bizim hiçbir taksiratımız olmamasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti devleti adına Tayyip Erdoğan yaptı, özür diledi. Peki ana muhalefetin Genel Başkan'ı, artık 'genel müdür' diyorum çünkü genel başkan olamaz, bu konuyla ilgili kakıp acaba bir kere özür beyanında bulundu mu? 'Bizim iktidarımız' diyebildi mi? 'Bu ülkenin en eski partisi biziz…' Bunu devamlı kullanıyor, peki özür beyanında niye bulunmadın? Hadi bulunsaydın ya. Siz yaptınız. Ama biz yüzde yüzün hükümeti olarak, Türkiye'de her inanç grubu gibi Alevi vatandaşlarımızın da sorunlarına büyük bir samimiyetle eğildik. Bunları çözüme kavuşturmak için de önemli adımlar attık. Yeterli olmayabilir. Sorunlar henüz tamamen çözüme kavuşmamış olabilir ancak bu sorunları çözmek için samimiyet göstermediğimizi hiç kimse ama art niyetli olmayan hiç kimse iddia edemez. Sadece bahsettiğim Dersim olayları bile bizim için önemli bir samimiyet göstergesidir.
Diyanet İşleri Başkanlığımız, TRT, Milli Eğitim Bakanlığımız, Alevi vatandaşlarımız için önemli uygulamaları gerçekleştirdiler. Alevi çalıştayları yaptık. Her kesimin katılımıyla sorunlar istişare edildi. Raporlar ortaya konuldu. Bu süreç elbette tamamlanmış bir süreç değildir. Bu topraklar üzerinde kardeşçe yaşamamızın, bir ve beraber yaşamamızın ortamı sağlamak bizim vazifemizdir. Biz bu vazifeyi hakkıyla yerine getirmenin mücadelesi içerisindeyiz.
CHP, Dersim katliamının mimarıdır. Aynı CHP on yıllardır güya Alevi vatandaşlarımızın temsil edildiği partidir. Peki soruyorum: CHP tek başına iktidar olduğu dönemlerde, koalisyon ortağı olduğu dönemlerde, Alevi vatandaşlarımız için ne yapmıştır? Dersim katliamı yaşandığında CHP iktidardaydı. Kahramanmaraş olayları yaşandığında iktidar ortağıydı, Sivas olayları yaşandığında iktidar ortağı SHP, yani CHP idi. Bunları da bilmemiz lazım. Gazi Mahallesi olaylarında iktidar ortağı yine CHP idi. CHP, bu olayların engelleyemediği gibi bu olayların hiçbirinin hesabını sormamış, peşine düşmemiş, takipçisi olmamıştır. AK Parti, hiçbir sorumluğu olmadığı halde, Dersim katliamından özür dilerken, bu büyüklüğü gösterirken, CHP, başındaki genel başkana rağmen o bu özrü dileyememiştir. On yıllardır CHP'nin, Alevi vatandaşlarımızın sorunları çözmek için gayret sarf etmek yerine onları tahrik etmek için hangi kirli planlar içinde yer aldığını da çok iyi biliyoruz.
Türkiye genelindeki tüm Alevi kardeşlerimizin CHP'nin bu kirli, tehlikeli oyununu görmelerini kendilerinden önemle rica ediyorum. Kapıların işaretlenmesi olaylarından tutunuz Reyhanlı saldırısına, Suriye ile irtibatlarından tutunuz Gezi olaylarına kadar CHP çok tehlikeli bir senaryoya aleni şekilde destek vermiştir, destek vermektedir.
-"Alevi kardeşlerimiz dikkatli olsun"
Şu anda hem gezi olaylarını kışkırtan hem Alevi vatandaşlarımızı sokağa dökmek isteyen hem de bir mezhep çatışması çıkarmak için elinden geleni ardına koymayan televizyonunun, gazetelerin sahipleri CHP'lilerdir. Sokakta şiddet eylemcilerinin sırtını sıvazlayan da polise ağır hakaret eden de küfeden gençlere para veren de Alevileri kışkırtacak tweetleri atan da CHP'nin milletvekilleridir. Alevi kardeşlerimizin bu oyunlara karşı son derece dikkatli olmalarını rica ediyorum.
Millete yeni acılar yaşatmak isteyen, geçmişte yaptıklarını bugün tekrar etmek isteyen CHP'ye karşı Alevi kardeşlerimizin, tüm aziz milletimizin dikkatli, duyarlı ve uyanık olmasını rica ediyorum. Bu millet için Mevlana neyse Yunus Emre de odur, Pir Sultan Abdal neyse Süleyman Çelebi de odur. Hacı Bektaş'ı Veli'yi Akşemsettin'den, Ahmed-i Hani'yi Mehmet Akif'ten, Fuzuli'yi Nedim'den, Karacaoğlan'ı Emrah'tan ayrı düşünmek mümkün değildir. Bütün bu isimler, onlar gibi niceleri, bu milletin hamurudur, mayasıdır, temelidir. Eğer bu isimlerden bir tekini çekip alırsanız, dışlarsanız, milletin gönül tellerini koparır, milleti temelsiz, dayanaksız bırakırsınız.
Tarihin acılarını büyüterek değil istikbalin umutlarını çoğaltarak geleceğe ilerlemek zorundayız. Acılara yeni acılara katarak değil ortak paydaları çoğaltarak istikbali şekillendirmek zorundayız. Allah'ın izniyle bu topraklar üzerinde her sorunu çözeriz, her engeli aşarız, her meseleyi hal yoluna koyarız. Çözülmez gibi görünen nice meseleyi çözdüğümüz gibi, çözüm yoluna koyduğumuz gibi bugün de yarın da aramızdaki her konuyu kardeşlik hukuku içinde çözüm yoluna inşallah koyarız. Kavganın, çatışmanın, şiddet ve gerilimin sorunların çözümüne hiç ama hiç katkısı olamaz. Konuşarak, istişare ederek, sandık yoluyla, demokrasi yoluyla, hukuk yoluyla meseleleri çözüm yoluna koyacağız. Türkiye'nin sorunlarını, 76 milyonunun sorunlarını, yüzde yüzün sorunlarını hep kendi sorunumuz olarak kabul edecek, ayrım yapmadan bunların üzerine gitmeye devam edeceğiz."
-"Bozuk plak gibi"
Alevi vatandaşlardan çirkin tahriklere, tuzaklara, tehlikeli senaryolara karşı çok dikkatli olmaların rica eden Başbakan Erdoğan, özellikle bir CHP milletvekilinin son derece sorumsuz, son derece tehlikeyi provokasyonlarına karşı herkesin uyanık olmasını istedi. Erdoğan, "Bu milletvekilinin hem Türkiye'nin birliğine hem de şahsıma karşı ağır tahrik ve hakaretlerini biz yargıya taşıdık. Gerek bu milletvekili gerek onun hemşerisi olan CHP'nin Genel Başkanı adeta bozuk plak gibi 'faşist diktatör' deyip duruyor. Daha önce ifade ettim; eğer faşist, diktatör görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar, geçmişlerine baksınlar. Bu kürsü o belgelerin şahididir. Bunları hep gösterdik. Eğer faşist diktatör görmek istiyorlarsa emri altına girdikleri Suriye'nin Esed'ine baksınlar, eğer faşist diktatör görmek istiyorlarsa parti genel merkezlerindeki mili şefin fotoğrafına, Dersim katliamının mimarı milli şeflerine baksınlar" dedi.
(Sürecek)
Muhabir: Alp Özden
Yayınlayan: Sefa Salantur