Başbakan, Kütahya’dan seslendi: Dokunulmazlığı kaldıracağımın sözünü verdiğimi söylüyorlar. Ak Parti programına bakarsan görürsün. 657’ye tabi olanlar, yargı, Silahlı Kuvvetler ve vekiller, hepsinin dokunulmazlıklardan arındırılması halinde ’evet’, bizim düşüncemiz bu...
Başbakan Erdoğan, “Referandum mitingine” dün Kütahya’da devam etti. Zafer Meydanı’nda konuşan Erdoğan konuşmasına, “Elif dedim, be dedim, Kütahya ben sana ne dedim? Guş ganedi galem olsa yazılmaz benim derdim” diyerek bir Kütahya türküsünden dizeler okuyarak başladı. Başbakan, şöyle devam etti:
EZOP’UN MASALI: Ezop’un çok güzel bir masalı var. Tilkinin canı üzüm yemek istemiş, asma dalına uzanmış, üzümü alamamış, boyu yetmemiş garibimin. ’Bu üzüm zaten koruktu’ demiş. Evet. Tilki erişemediği üzüme ’koruk’ der, kedi de erişemediği ciğere ’murdar’ der. İşte Türkiye’nin ulaştığı seviyelere hayalleri dahi erişemeyenler şimdi çıkmış bizim ürettiğimiz hizmetlere, bizim ürettiğimiz eserlere çamur atmaya çalışıyorlar. Aynaya baksınlar aynaya. Yolsuzluk görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar, usulsüzlük görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar.
DOKUNULMAZLIK: Ak Parti’ye hakaret etmeyi, iftira etmeyi muhalefet zannediyorlar. 7,5 yıl boyunca muhalefet yapmak adına tek söyledikleri dokunulmazlık, başka bir kelime öğrenmediler. Bunu da sadece popülizm olarak yaptılar. Benim dokunulmazlığı kaldıracağımın sözünü verdiğimi söylüyorlar. Dürüst olun dürüst. Ak Parti programına bakarsan dokunulmazlıkla ilgili düşüncemizi orada görürsün. Orada ne yazar, tüm 657’ye tabi olanlar, yargı, silahlı kuvvetler, tüm memurlar, aynı şekilde milletvekilleri, hepsinin dokunulmazlıklardan arındırılması halinde ’evet’, bizim düşüncemiz bu ama kalkıp da siyasetçiye dokunulmazlığı kaldır, ondan sonra da biz siyasetçiyi birilerinin eline mahkum edelim. Kusura bakma, bunun altında hangi tezgahın yattığını biz çok iyi biliriz. Onun için bu oyuna bizler gelmedik, gelmeyiz. Şimdi diyoruz ki gelin en büyük dokunulmazlığı kaldıralım. Gelin önce 12 Eylül anayasasıyla dokunulmazlık zırhına bürünenlerin dokunulmazlığını kaldıralım.
TAM GÜN YASASI: Bu ülkede, bıçak parası, ameliyat parası, özel muayenehane parası diye benim çare arayan vatandaşımın üç kuruşuna göz dikenler var. Biz bir yasa çıkardık. Üniversite hastanelerinde, devlet hastanelerinde çalışan doktorlar bir tercihte bulunsun, ya hastanede çalışsın, ya özel muayenehanesinde çalışsın, ama ikisi de aynı anda olmaz, olmuyor dedik. Kalktılar, bunu bile Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Milletin mağduriyeti bunların umurunda değil. Eğer sizden bıçak parası altında usulsüz para istenirse bunun müsebbibi CHP’dir.
FİŞLEME TARİHE HAVALE: Hakim kararı olmadan, hiç kimsenin yurt dışına çıkışı engellenemeyecek. Buna ne dersiniz? Ben bir Başbakanım, bir atama yapıyorum, atama yaptığım kişiyle ilgili gidip kapıcısına soruyorlar. Ayıptır. Hakkında verilen yanlış bilgi nedeniyle memur olamıyorlar. Fişlemeyi tarihe havale ediyoruz. Buna ne diyorsunuz?
TERÖR: Kim ki öfkesine hakim olamayarak sokağa dökülür, cam çerçeve indirirse bilsin ki terör örgütünün düşmüş olur. Kim ki sokak kavgalarına taraf olursa bilsin ki terör örgütünün hedefine ulaşmasına hizmet etmiş olur. Bu tuzağa lütfen düşmeyeyelim.
USLUP UYARISI: MHP Genel Başkanı’na, CHP Genel Başkanı’na, BDP’ye ve genel başkanına sözlerinde, üsluplarında daha dikkatli davranmaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Hiç kimsenin üç tane oy için, kendi şahsi hırsları için bu ülkenin huzurunu bozmaya hakkı yoktur, olamaz. Kimse hukuk tanımayan tepkileri, eylemleri haklı bir infial olarak meşrulaştırmaya kalkmasın.