Ahmet İçyer’e tebrik!

M. Ali Köseoğlu

Konya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın seçimleri geçtiğimiz hafta sonu yapıldı…

19. Olağan Seçimli Genel Kurul’da tek liste vardı ve bu listenin aday gösterdiği Ahmet İçyer de 564 oy alarak seçimi kazandı.

Tebrik ederiz…

 

Buraya kadar her şey normal gibi…

Fakat bu 564 oy belki de Ahmet İçyer’in bugüne kadar aldığı en düşük oy…

 

Yanılmıyorsam, karşısında rakibin de bulunduğu bir önceki seçimde İçyer, 1000’den fazla oy almıştı…

Odanın internet sitesine girip kaç meslek üyesi olduğunu öğrenmeye çalıştım ama bu yönde bir veri göremedim…

Sanırım 1700’ün üzerinde meslek üyesi var…

Yani 1100’den fazla kişi 19. Olağan Genel Kurul’a katılmamış… Bu sayı İçyer’in aldığı oyun iki katı…

 

Katılsalar da başka aday olmadığı için seçimin yönünü değiştirecek değiller ama burada okunması gereken bir tepki var…

10 yıldan fazla süredir bu odanın başında İçyer…

Üstelik siyasi bir kimliği de var.

Geçtiğimiz seçimlerde MHP’den 8. sıra adayıydı… Hatta onu aday gösteren Meslekte Birlik Grubu da bu siyasi görüşün müntesiplerinden oluşuyor…

 

Olsun; nihayetinde herkesin bir siyasi görüşü var…

Odalarda da seçimlere siyaset karışıyor…

Partiler kıyasıya yarışıyorlar…

AK Parti İl Başkanı Faruk Dügen de muhasebeci… Fakat SMMMO’nun seçimlerinde AK Parti’nin bir girişimi yok… Oysa iktidardaki bir partinin il başkanının da mensup olduğu meslekte, dişe diş bir mücadele ortaya çıkabilirdi…

Çıkmadı…

 

Bunları bir kenara bırakıp, seçimlerdeki kargaşaya da değineyim…

Şimdi TBMM’den geçen bir yasa var.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dün veto etti.

Bu yasa Türkiye Serbest Muhasebeci ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin işleyişini ve mesleğin standartlarını yeniden belirliyor…

Buna göre ‘nispi temsil sistemi’ geliyor…

 

Yani Konya’daki Meslekte Birlik Grubu’nun aday gösterdiği Ahmet İçyer’in karşısına başka bir grup çıkıp aday gösterse ve bu grubun aldığı oy az bile olsa; odada temsil hakkı elde ediyor. Alınan oy oranına göre odanın yönetimine diğer seçime katılan grubun üyeleri de dâhil oluyor…

Bunu elbette 10 yıldır bu tip odaların başında olanlar istemezler.

Fakat İçyer’i alıp, bir an dahi olsa 10 yıldır bu odanın başkanlığını yapan birine karşı aday göstersek, memnuniyetle karşılar…

 

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın meselesi… Dokunuyorsa, ‘maazallah’ yok edilmelidir… Şimdi bu yasa hükümete geri iade edildi; hükümet ikinci kez aynı şekilde gönderir mi, yoksa değiştirir mi orası bilinmez…

 

Fakat aynı şekilde gönderildiği an Abdullah Gül’ün tekrar veto etmesi mümkün değil. Böyle olunca da Konya SMMMO’nun yaptığı bu seçim de iptal edilmiş olacak. Çünkü yasa 4 Nisan 2008’den sonra genel kurul yapan odalarda, bu yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki iki ay içinde yeniden genel kurul yapılması zorunluluğu da getiriyor…

 

Şu halde, memleket sevdalısı Ahmet İçyer’in, TÜRMOB’u yıllardır tekellerinde bulunduran Çağdaş Demokratlar Birliği ile el ele verip bu yasaya karşı çıkmasının hiçbir anlamı yok… Türkiye’nin değişik vilayetlerinde kendi adaylarını çıkaran ve genel merkezi de ellerinde bulunduran Çağdaş Demokratlar Birliği’nin neden Konya’dan bir aday göstermeyip Ahmet İçyer’i –bu şekilde- desteklediğini de merak etmiyorum. Konya’yı kazandıklarını düşünenlere “Ankara’dan ne haber”  diye sormak lazım… Yoksa yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor mu?

 

Aslında seçimlerde yaşanan protokol krizini de Ahmet İçyer’e yakıştıramadığımızı söylemem gerekiyor… 10 yıldan fazla süren başkanlık ve yönetim deneyimi onu daha tedbirli kılmalıydı… Biraz önce, onun siyasi kimliğinden bahsedip, aslında bu kimliğin nerelere kadar taşındığının görülmesi açısından yaşanan bu nahoş hadisenin işaretlenmesi lazım…

Protokol krizi yaşandı yaşanmasına da AK Partili vekillerimizin bu seçimde neden bulunduklarını anlamadım… Yani kendi çıkardıkları yasa gereği yakın bir zamanda yenilenecek olan (kanun aynen cumhurbaşkanına gönderilirse)  seçimlere dâhil olmaları doğru gelmedi bana…  

 

AK Parti Konya Milletvekilleri Hasan Angı, Özkan Öksüz ve Ayşe Türkmenoğlu Cumhurbaşkanı Gül’ün bu yasayı veto edeceğini biliyorlar mıydı yoksa! Vekillerimizi görmeyi umduğumuz yerde yoklar; ummadığımız deliktense onlar çıkıyor. Sonra protokol krizi yaşadıklarında savunmak da bize düşüyor…

Bakalım bundan sonra ne olacak; hükümet yasayı aynen mi gönderecek; yoksa  ‘nispi temsil sistemi’ bir başka bahara mı kalacak.

Göreceğiz…

 

Yorum Yap
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (15)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.