Ah! İslâm Birliği olsaydı

Salih Sedat Ersöz

İslâm dünyası kaynıyor. Ortadoğu yanıyor. İslâm ülkelerinin insanları inim inim inliyor. Müslümanlar kırılıyor. Kardeşlerimiz kan ve gözyaşı döküyor.

Demokrasi getireceğiz diyerek Irak’ı işgal eden ABD, bu bölgeyi yıllarca sömürdükten ve 1 milyonun üzerinde Müslümanın ölümüne sebep olup yakıp yıktıktan sonra, kimin kimi niçin öldürdüğü belli olmayan bir iç savaş halinde bırakıp gitti.

Afganistan hâlâ ABD nin işgali altında.

Filistin ve Suriye mâlum.

Tunus, Libya ve Yemen gibi ülkelerde karışıklık ve belirsizlik sürüyor.

Myanmar’da yaşananlar hiç dile gelmiyor.

Suriye’yi yerle bir eden zalim Esed’e mühlet vermeyi ve zaman kazandırmayı sürdüren, Mısır’daki darbeye darbe bile diyemeyen ABD ve BATI aynı zamanda Türkiye düşmanı PKK ile kol kola.

Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra sahipsiz kalan ve tespih taneleri gibi dağılan İslâm ülkeleri, Allah’ın bu bölgeye vermiş olduğu zengin petrol yataklarını sömürmek uğruna Batılı haçlı sürülerinin işgaline maruz kalmıştır.

Batılılar bu işgallerini Irak’ta olduğu gibi ya direkt olarak yapmışlar veya Mısır’da gördüğümüz şekilde dolaylı olarak kendilerine bağlı işbirlikçi hainler eliyle gerçekleştirmişlerdir.

ABD ve Batı bütün planlarını İslâm ülkelerini sömürmek ve İsrail’in güvenliği olmak üzere iki temel sebep uğruna yapmaktadır. Bu iki ana sebep için atmayacakları adım, yapmayacakları iş yoktur.

Çağımızdaki firavunların zulümleri ve katliamları durmak bilmiyor. Zalimler dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, menfaat ve ikballeri uğruna aynı yolu tercih ederler. Zulüm, baskı, işkence…

Dayatmalarını kabul etmeyenlere karşı uyguladıkları metot her yerde aynıdır. Katliam…

İstek ve arzularına karşı direnenlere verdikleri karşılık hep aynı olmuştur. Kan ve ölüm…

Tüm İslâm dünyası büyük acı içinde… Her yerde kan, ölüm, katliam ve zulüm var.

Türkiye dışında İslâm ülkelerinin hemen hemen hepsinde siyasi ikballer uğruna nice canlar gidiyor, nice kanlar akıyor, nice zulümler, işkenceler ve katliamlar yapılıyor.

Ortadoğu yanıyor, İslâm dünyası kan ağlıyor, Müslümanların feryad-u figanı yeri göğü inletiyor ama seslerini kimse duymuyor.

Bu feryat karşısında kulaklar sağır, gözler kör, diller lâl olmuş durumda…

Yapılan bu insanlık dışı uygulamalara, dünyanın efendileri çıt çıkarmıyor hatta destek veriyor.

Bir tek hıristiyan veya yahudinin ölümü için dünyayı ayağa kaldıranlar, Müslümanların topluca kıyımı ve katliamı karşısında sessiz kalmaktadırlar.

Barışı ve güvenliği tüm ülkelerde sağlamayı amaç edinmiş olan BM başta olmak üzere, batı dünyasının tamamı ve dünyanın efendiliğini elinde tutan ABD, Ortadoğunun tamamında yükselen bu feryada, bu çığlığa kulak tıkamakta ve sus pus olmaktadır.

Bütün dünyanın gözü önünde insanlık katlediliyor, milyonlarca insan kıyıma uğruyor, akan kanlar dereler halinde, gözyaşları seller halinde akıyor. Ama dünya sessiz, batı kayıtsız, ABD ilgisiz… Dünyanın efendileri bütün bunları büyük bir keyifle seyrediyor.

Nerede sizin adaletiniz, nerede sizin insanlığınız, nerede sizin değerleriniz, nerede dünya barışı amacınız, insanlığın güvenliğini sağlama gayeniz nerede?

Ah! İslâm Birliği mevcut olsaydı… Merhum Erbakan hocanın sık sık söylediği İslâm Birleşmiş Milletleri, İslâm Nato’su, İslâm Ortak Pazarı gibi teşkilatlar kurulabilseydi… Yine Erbakan hocanın Başbakanlığı döneminde kurduğu D-8 ler hareketinin mevcudiyeti devam etseydi bugün İslâm dünyası böyle mi olurdu?

Bu teşkilatlar var olsaydı, yapılan zulümler karşısında, Müslümanlar ABD ve Batı’nın ağzına bakmaz kendi işlerini kendileri halleder, zalimleri kendileri bertaraf ederdi. O zaman zaten bu zulümler yaşanmazdı. Sağlıklı ve mutlu yarınlar efendim. (Aydan Arı Günden Duru – Salih Sedat Ersöz)