Şükrü Arslan, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, afetlerin kentsel ve kırsal yaşam alanlarını her geçen gün daha fazla tehdit ettiğini belirtti.
Arslan, iki büyük depremin 11 ilde, on binlerce yapının yıkılmasına, 50 binin üzerinde can kaybına ve yüz binlerce kişinin yaralanmasına yol açtığını hatırlattı.
Ekonomik kayıp 100 milyar doları aştı
Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi’nin yayımladığı GAR 2025 Raporu’na dikkat çeken Arslan, afetlerin ekonomik yükünün dünya genelinde hızla arttığını belirtti.
1999 Marmara depremlerinin yaklaşık 17 milyar dolar, 6 Şubat depremlerinin ise 100 milyar doların üzerinde bir ekonomik kayba yol açtığını ifade etti.
Türkiye afet istatistiklerinde üst sıralarda
Uluslararası Afet Veri Tabanı EM-DAT verilerine göre Türkiye’nin, afet olayları, can kayıpları ve etkilenen kişi sayısı bakımından yüksek riskli ülkeler arasında yer aldığını belirten Arslan, kayıpların yalnızca ekonomik boyutla sınırlı olmadığını vurguladı.
“Yapı kadar zemin de hayati öneme sahip”
Türkiye topraklarının yüzde 98’inin deprem kuşağında yer aldığını hatırlatan Arslan, buna rağmen on binlerce binanın yıkılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Özellikle zemin profiliyle uyumsuz, gerekli önlemler alınmadan inşa edilen yapıların büyük risk taşıdığına dikkat çekti.
Zemin etütleri için yasal düzenleme çağrısı
Arslan, Zemin Etüt Denetimi Hakkında Kanun ve Yönetmeliklerin bir an önce çıkarılması gerektiğini ifade ederek, zemin ve temel etütlerinin bağımsız denetim firmaları tarafından yerinde denetlenmesinin önemine vurgu yaptı.
Zemin ve temel etüt raporlarının Jeoloji Mühendisleri tarafından hazırlanması ve fenni mesuliyetinin bu meslek grubunca üstlenilmesi gerektiğini kaydetti.
Mevzuat ve şartnameler güncellenmeli
3194 sayılı İmar Kanunu, 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde ciddi eksiklikler bulunduğunu belirten Arslan, ayrıca Mühendislik Mimarlık Hizmet Şartnamesi’nin 1984’ten bu yana yenilenmediğine dikkat çekti.
“Tedbir almak bedel ödemekten daha insancıl”
Açıklamasının sonunda Arslan, afetlere hazırlıksız yakalanmamak için kontrol ve denetimlerin artırılması, bilimin ve tekniğin rehber alınması gerektiğini vurguladı.
“Tedbir almak, bedel ödemekten daha ekonomik ve insancıldır” ifadelerini kullandı.