Adımlar…

Fatıma Nur Mücevher

Gölgede yürüyen bir adamın adımlarına takılıyor ömür. Ne tuhaf, simsiyah bir gecede, bir gölgeye sığınmış, elinde bastonuyla ufak ufak adımlayan, adamın bakışları dokunuyor düşüncelerime.

 

Bir karanlığın içinde görebildiğim bir bastonun alaca rengiydi. Aman Ya Rab! Gözlerim kaç megapikseldir ki o kadar dikkatimi çekebilmişti? Ve o muazzam soru geliyor aklıma “Rab’biniz hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?”

 

İnsan, yaratılış itibariyle kanmaya ve kanamaya meyillidir.  Ne varki her defasında aldanması ve kendini bir türlü bulamamasını bir yere koyamayız.  Aynı acıdan iki defa tatmışsak bu hakkiyle tevbesini yapamadığımızdan yada gereken dersi almayışımızdandır. 

 

Dünya’ya baktığımızda birbirinden farklı sıkıntılar ve sevinçler görebiliriz. Ne var ki bizler sadece “ben” gözüyle baktığımız için burnumuzun ucuna kadar değiyor bakışlarımız. Biraz daha öteye gidemiyoruz.  Bir adım ötede ölenler var,bir adım ötede doğanlar ve göçenler var. Anlayacağımız o ki; Bir adım ötede bizden farklı yaşamlar var.

 

Nereye kadar sürer ayakuçlarımıza bakmamız? Ne kadar sürer oturduğumuz yerde saymamız? Ne kadar sürer, yaşadığımızı sanarak aldanmamız?

 

Eğer tefekkür etmek istersen, tüm pencereler seni ona taşır. Bir adım olur, bir bakış olur, bir çiçek/böcek olur..

Birkaç adım öteden yürüyen adamın adımlarında başladı hayat. Yani “tek ayak sende yok,  tek adım atan da sen değilsin.” Der gibi..

Tek kişilik bakmayalım dünyaya, bu dünya hepimizin.!

 

Selam ve dua ile.

 

 

Yorum Yap
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.