Murat GÜZEL
Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yasin Aktay, Aydınlar Ocağı Konya Şubesi'nin Sille Kültür Evi'nde yapageldiği mutad Salı Sohbetleri'nde ABD ve Avrupa'nın iç ve dış politikalarında dini grup, tarikat ve cemaatlerin etkilerini anlattı. Sohbette, ABD'deki Mormonluk, Amishlik gibi eski dinlerin Amerika kıtasına özgü, orayla uyarlanmış biçimleri olan yeni dinlerin etkileri üzerinde duran Aktay, ayrıca ABD Başkanı George W. Bush'un da bağlısı olduğu evanjelizmin ABD iç ve dış politikasının şekillenmesindeki etkilerini analitik bir dille sohbete katılanlara aktardı.
Sohbetinde bu yeni dinlerin ABD'nin saldırgan dış politikasının dini gerekçelerini oluşturduğunu belirten Aktay, bu dinlerin en önemli özelliği olarak Armageddon savaşı beklentileri olduğunu vurgulayarak "ABD'nin dış politikada İsrail'e verdiği şartsız desteğin arka planında bu tür dinsel saikler yatmaktadır" dedi.
Sayıları günden güne artan bir ittifak olarak Sağcı Hristiyanlar'ın Amerikan siyasetine etki etmeye çalışan çeşitli Hıristiyan gruplarının hepsinin eylemlerinde rolü bulunduğunu söyleyen Aktay, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: Bu Hıristiyanların en önemli özelliklerinden biri de anti-semitik özellikleri ile İsrail'e destek verme noktasındaki çelişkili durumları. Bu Hıristiyan cemaatleri bütün hayatlarına Hz. İsa'nın yeniden geleceği beklentisiyle bir anlam kazandırıyorlar. Dünya siyasetinde olup biten her şeyi bu beklentinin genel anlamı çerçevesinde karşılayan bu cemaatler, İsrail ve Filistin savaşında bile, özdeki anti-semitik boyutlarına rağmen, İncil'deki kehanetin gerçekleşmesinin bir şartı olarak gördüklerinden muhkem bir İsrail devletinin oluşmasına destek vermektedirler. Amerika'nın İsrail'e desteğinin toplumsal tabanını da büyük ölçüde bu halk desteği sağlıyor. O kadar ki, milyonlarca insan Amerikan siyasetinin, büyük Armagedon savaşının oluşması için uygun siyasetler yürütmesi gerektiğine inanıyor. 11 Eylül'ün hemen akabinde Bush ve ekibini Orta Doğu'daki operasyonlara sevk eden ideolojik arka planı bu dinsel inançların oluşturduğuna dair çok şey yazılıp çizildi. Bütün bu yazılanlarda Amerika'daki teokratik temellerin de, paradoksal olarak yine bu demokratik zemin sayesinde, zaman zaman gün yüzüne çıkmakta pek zorlanmadığı görülmüştür.