Dünya Gazetesi yazarı ve ICC (İnternational Chamber Of Commerce) Vergi Komisyonu Temsilcisi Dr. Veysi Seviğ, MÜSİAD Konya Şubesi’nin Cuma toplantısında, ekonomik ve siyasi konuları ele alan bir konuşma yaptı.
Yazar Seviğ, Türkiye ekonomisinin, IMF politikalarına bağlı kalarak düzlüğe çıkamayacağını belirterek kriz dönemlerinde Merkez Bankası’nın iki sene üst üste zarar ettiğini söyledi. Uygulanan kur politikasına da değinen Seviğ, “Basit kur politikaları sonunda fiyat artışları durdu. Üretim durma noktasına geldi. Yabancı mallar gelmeye başladı. İthal eteğimiz mallar artmaya başladı. Düşük kur politikası ve faizlerin düşmesi geliri artmış gibi gösterdi. Merkez Bankası’nın rezervi düştü. Dışa bağımlı hale geldik. Bankalar dışarıya borçlanarak ev ve araba kredisi verdi. Verilen bu ev ve araba kredileriyle ekonomi iyiye gidiyor havası yaratılmaya çalışıldı. Rakamlara dikkat edilmeli. Rakamlar çarpıtılarak ekonomi iyi gidiyor havası yaratılmamalı. Türkiye her yıl yüzde 20 faiz oranıyla borçlanan bir ülke” dedi.
Maliyenin politikalarını da eleştiren Seviğ, harcamalar üzerinden alınan vergilerle vergi açığını kapatmanın mümkün olmadığını ifade etti. İki çeşit vergiye değinen Seviğ” ÖTV’yle
Türkiye’de petrol fiyatı istikrarlı hale getirebilir. Ekonomik istikrar vergi alımında sıkıştırılmalı. Zengin kesim ile yoksul kesim arasındaki vergi adaletsizliği bir an önce giderilmeli. Maliye’nin politikasıyla üreten, vergi veren kesim kayıt dışına itiliyor” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin AB macerasına değinen Seviğ, bu hayalin bir an önce bitirilmesi gerektiğini savundu. AB’nin Türkiye’yi “küçük bir çocuk” gibi sürekli oyaladığına dikkat çeken Seviğ, AB fonundan almamamız için AB, Türkiye’nin üyeliğini sürekli erteliyor. Sonunda her şey Güney Kıbrıs ve limanlara dayanıyor. AB bizi almayacağını ve din kulübü olduğunu her seferinde gösteriyor. AB hayali kesip atılmalı. Bu ülkenin bir kişiliği olmalı. Doğal zenginlik ve tarihi güzellikler değerlendirilerek iş alanı bulacağımıza inanıyorum. Avrupa ülkelerinin bugün en çok korktuğu İslam Dünyası’dır” dedi.
Türkiye piyasasının hassas bir yapıda olduğunu söyleyen Seviğ, çözüm önerilerini de şöyle sıraladı: Merkez Bankası elinde olan 14 Milyar YTL fazla rezervi yatırımcılara 1 yıl üretme şartıyla vadeli versin. İthalata belirli bir kontrol getirilsin. ÖTV Çin markalarına karşı bir duvar olarak kullanılmalı. Lüks harcayan insanlar kontrol altına alınmalı. Spekülatif oyuncular cezalandırılmalı.
Seviğ, Türkiye’nin ikinci sınıf bir ülke olmadığını ve olaylar karşısında kişilik kazanan bir yapısı olması gerektiğini sözlerine ekledi. Caner Özcan-Memleket