Yatırım piyasalarının yakından takip ettiği ekonomist Atilla Yeşilada, son dönemde dalgalı seyreden altın, gümüş ve borsa piyasalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yeşilada, özellikle altın fiyatlarına yönelik “uçuk” beklentilere karşı yatırımcıları temkinli olmaya çağırdı.
ALTIN 5-8 BİN DOLAR OLUR MU?
Altın fiyatlarının 5.000, 6.000 hatta 8.000 dolara çıkabileceği yönündeki öngörüleri gerçekçi bulmadığını belirten Yeşilada, bu seviyelerin piyasa dinamikleriyle örtüşmediğini ifade etti.
Yeşilada’ya göre, altın fiyatlarının bu denli sert yükselmesi durumunda merkez bankaları devreye girebilir. Ellerinde yüksek miktarda rezerv bulunduran merkez bankalarının satışa yönelmesi halinde fiyatların dengeleneceğini vurgulayan ekonomist, bu nedenle aşırı iyimser tahminlerin sağlıklı olmadığını söyledi.
MERKEZ BANKALARI STRATEJİSİ BELİRLEYİCİ OLABİLİR
Altın fiyatlarının sert yükseliş senaryosunda merkez bankalarının rezerv politikalarının kritik rol oynayacağını dile getiren Yeşilada, fiyatların kontrolden çıkmasına izin verilmeyeceğini savundu.
Bu çerçevede yatırımcıların yalnızca fiyat beklentilerine değil, küresel para politikalarına ve rezerv hareketlerine de dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
BORSA İÇİN UZUN VADELİ İYİMSERLİK
Altın tarafında temkinli bir tablo çizen Yeşilada, borsa için ise farklı bir perspektif sundu. Özellikle ABD piyasalarına dikkat çeken ekonomist, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri için uzun vadede umutlu olduğunu ifade etti.
Yeşilada, “Sonuçta gerçek bir devrim yaşıyoruz ve bu daima insanlığa bir kazanç sağlamıştır” sözleriyle teknoloji ve yapay zekâ temelli dönüşüm sürecine vurgu yaptı.
“ÖNÜMÜZDEKİ AYLAR SATICILI GEÇEBİLİR”
Uzun vadede iyimserliğini korusa da kısa vadede yatırımcıları uyaran Yeşilada, piyasaların önümüzdeki birkaç ay içinde dalgalı ve satıcılı bir seyir izleyebileceğini söyledi.
Yatırımcıların zaman zaman kendi oluşturdukları beklenti hikâyelerine fazla kapıldığını ifade eden Yeşilada, önümüzdeki süreçte temkinli olunması gerektiğini belirtti.
Piyasalarda hem altın fiyatları hem de borsa endeksleri açısından belirsizliğin arttığı bir dönemde yapılan bu değerlendirmeler, yatırımcıların stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.