Gazeteci Uğur Mumcu’nun 24 Ocak 1993’te Ankara’da aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin davada, firari sanık Oğuz Demir’in yargılanmasına devam edildi.
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktul Mumcu’nun kızı Özge Mumcu Aybars ve avukatı katıldı.
Araç kaydı için Emniyet’e yazı yazılacak
Duruşmada söz alan Mumcu ailesinin avukatı, Oğuz Demir adına kayıtlı bir aracın bulunduğunu belirterek, aracın ilk tescil tarihinden itibaren trafikte gördüğü tüm işlemlerin araştırılmasını talep etti.
Mahkeme, bu talep doğrultusunda Emniyet Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına karar verdi.
Avustralya iddiası ve iade talebi
Mahkeme heyeti, sanık Oğuz Demir’in Avustralya’da bulunma ihtimali olduğuna dikkat çekerek, iadesi için gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Adalet Bakanlığı’na yazı yazılmasına hükmetti.
Ayrıca Demir’in ailesinin Türkiye’ye giriş-çıkışlarının araştırılması için ilgili kurumlara müzekkere gönderilmesi kararlaştırıldı.
Dava, 14 Temmuz tarihine ertelendi.
Günaydın: “33 yıldır aydınlatılamayan bir dosya”
Duruşma sonrası Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapan Gökhan Günaydın, Mumcu suikastının üzerinden 33 yıl geçtiğini hatırlatarak, davada ciddi bir siyasi irade eksikliği bulunduğunu savundu.
Günaydın, Tevhid-Selam Örgütü’nün 1988–1999 yılları arasında çok sayıda öldürme, yaralama ve bombalama eylemi gerçekleştirdiğini, firari sanık Oğuz Demir’in ise 2000 yılında yakalanmadan yurt dışına çıktığını ifade etti.
Davanın geçmişi: Umut Davası
Umut Davası, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu cinayetlerini de kapsayan geniş bir dosya olarak biliniyor.
Davada daha önce;
3 sanık örgüt kurma ve yönetme,
5 sanık ise örgüt üyeliği suçlarından çeşitli sürelerde hapis cezasına çarptırıldı.
Firari sanık Oğuz Demir’in dosyası ayrılarak yargılaması Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdürülüyor.