Milli Görüş 40. yıl etkinlikleri dün Konya’daki programlarla başladı. Konya’da sabah saatlerinde başlayan programa Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın yanı sıra Milli Görüş davasının öncüleri Şevket Kazan, Yasin Hatipoğlu, Oğuzhan Asiltürk, Ahmet Tekdal, Recai Kutan ile Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş da iştirak etti. Programda ayrıca Milli Görüş partilerinin genel başkanları, kurucuları, milletvekilleri ve belediye başkanları da yer aldı. Sabah saatlerinde çeşitli ziyaret ve etkinliklerle başlayan program akşam saat 19.30’da Selçuklu Belediyesi Uluslararası Kongre ve Spor Merkezi’nde devam etti. Burada ilk olarak kürsüye gelen Saadet Partisi İl Başkanı Veli Tolu, Milli Görüş’ün 40. yılında, bu hareketin müntesiplerinin ne kadar şükretseler az olacağını söyledi. Tolu, “Ne kadar şükretsek azdır, hiçbir şartta ülkemizin yer altı ve yerüstü zenginliklerini peşkeş çekmeyen, siyasi menfaatler için egemen güçlere boyun eğmeyen Milli Görüş’ün mensuplarıyız. Şunu herkes bilsin ki, artık vakit gelmiştir. Türkiye’nin her yerinden kardelen çiçekleri gibi Milli Görüş özlemleri fışkırmaktadır. Bütün dünyada yaşanan acı ve sıkıntıların giderilmesi için bize yüklenilen mirasın gereklerinin yerine getirilmesi gerekiyor. Dünyayı yeniden yaşanabilir hale getirmek için, yeniden bir çıkış gerekmektedir. Bu çıkışı tek yapabilecek millet Türk milletidir, tek hareket de Milli Görüş hareketidir. Bu kadro ‘yeniden büyük Türkiye’yi tesis edecek kadrodur” diye konuştu.
ALİ GÜNERİ: HOCA’NIN DİZİNİN DİBİNDEN AYRILMADIM
Tolu’nun ardından Milli Görüş Hareketi’nin temel taşlarından Ali Güneri mikrofona davet edildi. Erbakan Hoca’yı tanıdıkları günden sonra yaptığı çalışmaları ve anılarını anlatan Güneri, “40 yıldır Erbakan Hoca’nın dizinin dibinden ayrılmadım. Allah’a ne kadar şükretsem azdır” dedi. Konya’nın ilçelerinde, köylerinde, beldelerinde gece gündüz demeden çalıştıklarını anlatan Güneri, “Çalışmalarımızı gören Adalet Partililer, ‘Tamam Erbakan iyi adam ama tek çiçekle yaz geçmez’ diye bir söylenti çıkardılar. Bunu Erbakan Hocama aktarınca o da ‘Her yaz tek çiçekle başlar arkasından milyonlarca çiçek açar’ demişti” diye konuştu.
ÖNEMLİ OLAN SAYI DEĞİL, DAVANIN BÜYÜKLÜĞÜ
Daha sonra kürsüye gelen Saadet Onursal Genel Başkanı Recai Kutan da bugünlere gelmenin hiç de kolay olmadığını söyledi. “Ne mücadeleler verildi, ne çileler çekildi, elhamdülillah Milli Nizam’dan itibaren ele alınan bayrak hiçbir şekilde yere düşmedi” diyen Kutan, bu büyük mücadelede önemli olan sayı değil, davanın büyüklüğü ve gücüdür. Bu hareketin başında 3 kişi olarak mecliste yer alan Hocamız ve arkadaşları çok işler başarmışlardır. Erbakan Hoca’mız kürsüye çıkacağı zaman meclis genel kurulunda oturan herkes meclise koşardı. Mühim olan sayı değil, mühim olan inançtır, azimdir” dedi. Bu toplantının bir adının da ‘iktidara yürüyüş bayramı’ olduğunu söyleyen Kutan, “Bu davayı ayağa kaldıran, 40 yıldır her türlü çileye omuz geren Erbakan Hocama şükran duygumu iletiyorum. Bu dava bayrağını teslim ettiğim Numan Kurtulmuş kardeşimize bu duygularla başarılar temenni ediyorum” diye konuştu.
KURTULMUŞ: 3. BÜYÜK ŞAHLANIŞ BAŞLADI
Daha sonra “İşte Konya, işte başbakan” sloganları altında kürsüye gelen SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Hz Mevlana’nın, Şemsi Tebrizi’nin manevi huzurunda bulunmanın manevi hazzını yaşadığını söyledi. Bu toplantının bir nostalji toplantısı olmadığının altını çizen Kurtulmuş, “Bu toplantı geçmişten güç alarak geleceğe saflarımızı sıklaştırarak yürüme toplantısıdır. Bizim sözümüz, bizim davamız, bizim sesimiz günü birlik heveslerin sözü değildir. Kökü toprağın derinliklerinde dalları da semaya açılmış bir ağaçtır bizim davamız… Milli Görüş’ün 3. büyük şahlanışını hep beraber ateşlemek için buradayız. Adaleti, özgürlüğü ve refahı herkes için tesis etmek için kararlıyız. Sesimizi, sözümüzü güçlendirmek için buradayız. Geleceğimiz için bu toplantıyı çok önemli buluyoruz” diyerek sözlerine başladı.
Milli Görüş’ün siyasi parti olarak 40 yıllık bir geçmişe sahip olmakla birlikte bu toplantılarda köklerinin çok eskilere dayandığının altınız çizen Kurtulmuş, “Başkalarının sözü de, reçetesi de, kararı da kalmamıştır. Şimdi söz sırası Milli Görüş’tedir. Gelecekte yeniden büyük Türkiye’yi kuracak irade bu salondaki iradedir. Tarihi bir noktadayız, bizden başka söyleyeceği sözde kıymet olan kimse kalmamıştır. Tek kıymetli söz bizim sözümüzdür” dedi.
KURTULMUŞ’UN SÖZLERİNDEN ALTI ÇİZİLENLER
-Konya AK Parti’ye sayısal anlamda çok oy vermiştir. Niye verdiniz demiyoruz.
-Eğer o koltuklarda bu beylerin oturduğu gibi oturmak isteseydik binlerce kere otururduk.
-İşlerin kolaylaşmaya başladığı bir tümsekteyiz.
-Marifet otel lobilerinde ‘one minute’ demek değil Marifet Birleşmiş Milletler salonun da ‘one minute’ demektir.
-Senaryonun kendisiyle ilgileniyoruz. Senaryoyu değiştirmek için geliyoruz.
-Adı liberal olanlar, iş başörtüsüne gelince ‘orası kamusal alan’ der. Bu nasıl liberallik?
-Yeryüzünde adaleti ve özgürlüğü savunanlar en büyük cihadın içindedir.
-Milliyetçilik, liberallik, sağcılık, solculuk eskilerde kaldı. Biz hak ve hakikatten yana bir partiyiz.
-Kendisini hangi partide görürse görsün bizim 4 özelliğimizi benimseyen herkesi bu hak, hukuk, adalet mücadelesine destek vermeye çağırıyorum. Bu dört özellik: Maneviyatçı, antiemperyalist, yerli, özgürlükten yana.
ERBAKAN MİLLİ GÖRÜŞ’Ü ANLATTI
Daha sonra Milli Görüş’ün 40. yılı dolayısıyla Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan’a Numan Kurtulmuş bir plaket takdim etti. Plaket takdiminin ardından kürsüye gelen Erbakan sözlerine ‘Besmele’ çekerek başladı. Konya’da bulunmanın ne büyük nimet ve ne büyük bir şeref olduğunu söyleyen Erbakan, “Milli Görüş’ün 40. yıldönümü kutlu olsun. Selçukluların, Osmanlıların evlatları olarak yazmakta olduğumuz tarihe yeni altın sayfalar eklemek istiyoruz. Çok önemli olaylar, içinde yaşarken anlaşılmaz daha sonra anlaşılır. Milli Görüş’ün önemi de ilerleyen zamanda daha iyi anlaşılacaktır. Bu kadar mühim bir olayı bu bayramı yaparken ne konuşacağız. Hiç şüphesiz Milli Görüş’ün tarifini yapacağız” dedi.
“Milli Görüş Niğbolu demektir, İstanbul demektir, Galiçya demektir, Sakarya demektir, Kıbrıs demektir” diyen Erbakan sözlerini şöyle sürdürdü: Milli Görüş Sultan Fatih, Sultan Alparslan, Ulubatlı Hasan, Sütçü İmam demektir. Milli Görüş milletimizin inancıdır, milletimizin tarihidir, kimliğidir, kendisidir. Milli Görüş demek İstiklal Savaşı’nı yapan görüş demektir. Sultan Alparlan da, Sultan Fatih de Milli Görüşçü idi… 1990 yılında komünizm iflas edip Sovyetler dağılınca sağcı solcu görüşün önemi kalmamıştır. Ortada bir tek görüş kalmıştır, kapitalist siyonizmin görüşü. Bunun karşısında Milli Görüş olmuştur. Milli Görüş demek işbirlikçiliğe karşı olmak demektir. Milli görüşçü değilsen işbirlikçisin demektir.
ERBAKAN’IN ALTI ÇİZİLEN SÖZLERİ
-Milli Görüş gömleğini çıkarırsa birisi hayır diye şerre hizmet eder. Sonunda helak olur.
-Milli Görüş, Allah’ın insanlığa en büyük nimetlerindendir.
-Bize ne Avrupa’dan; Avrupalı dediğin insan tuvalete girdiği gibi çıkar.
-Bize ne AB’den. İslam kriterleri dururken AB kriterleri de ne oluyor?
-Çok büyük hizmetler yaptınız, daha büyük hizmetler sizi bekliyor.
-Heyecanı davamızda bulacağız, anahtar bizde, bütün dertlerin ilacı bizde.
-Hak geldi batıl zail oldu demek, bütün partileri iptal etmektir.
-1 numaralı üyemiz Mustafa Ünaldır, manevi üyedir. Besmelenin harfleri
kadar, yani 19 üye ile kuruldu partimiz.
-Çanakkale’de dünya ile savaştığımız gibi Milli Görüş olarak da dünya ile savaşıyoruz.
Memleket