28 Şubatı unutmadık, FETÖ ile işbirliklerini unutmadık

Eğitim-Bir-Sen Konya 2 Nolu Şube Başkanı Şenol Metin, 24 Haziran seçimlerinden sonra ‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçişle birlikte 28 Şubatçılarıyla FETÖ işbirlikçilerinin acilen kadrolardan çıkarılması gerektiğini söyledi.

Eğitim-Bir-Sen Konya 2 Nolu Şube Başkanı Şenol Metin, Memleket Gazetesi’ne yaptığı açıklamada yeni dönemin faydalarını ve liyakatlı yönetimle birlikte büyümesini hızla gerçekleştireceğini söyledi. 24 Haziran seçimleriyle birlikte yeni Türkiye’nin ete kemiğe bürünerek vücut bulduğunu söyleyen Metin, ”Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi olarak adlandırılan bu sistemin en önemli hususiyeti karar alma süreçlerindeki hızdır. İşte burada karar alıcıların Liyakatı ile karar alıcıların alandan doğru verilerle beslenmesi özel bir önem taşımaktadır. Siyaset kurumunun hususende Cumhurbaşkanımızın beraber çalışacağı bürokratik kadroların seçiminde tam bir serbestiyet içinde hareket etmesi asıldır. Siyasal kadroların beraber çalışacağı bürokratik kadroları belirlerken arayacağı nitelikler için emanet-ehliyet çerçevesi fazlası ile yeterli. Her bir kriter diğerine feda edilemeyecek kadar önemlidir. Ehliyet-Emniyet fay hattında oluşabilecek gerilim, yapılacak olası hatalar, ölümcül sonuç üretme potansiyeline sahip” dedi.

28 ŞUBATÇILARLA DİKKAT!

Siyasi kadroların kimlere çalışmasını ve kimlerle çalışmaması gerektiğine de değenine Şenol Metin, 28 Şubat sürecinde darbecilerle, vesayetçilerle birlikte hareket edenlerin, darbecilerin emir erlerinin iyi bilinmesi gerektiğini söyledi. Metin açıklamasının devamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı 28 Şubat sürecinde hapse gönderenleri de işaret ederek şöyle konuştu; “28 Şubat sürecinde Cumhurbaşkanımızı Pınarhisar Cezaevine gönderenler,   bu kararı alkışlayanlar, artık muhtar bile olamaz manşetini atanlar ve bunun propagandasını yapanlar…

Üniversitelerde başörtülü öğrencileri turnikelere sıkıştıran, sınıftan sınavdan yalnızca başörtülü öğrenciler değil peruklu öğrencileri dahi ‘bizi aldatamazsınız!’ hakaretleri altında atanlar, Bu öğrenciler için ihraç tutanakları düzenleyenler ve düzenletenler…

Çalışma arkadaşlarını fişleyen, Darbecilere jurnalleyen ve bunu büyük bir maharetmiş gibi etrafına caka satıp jurnalcilikten güç devşirenler iyi bilinmeli”

İŞBİRLİĞİ İÇİNDELER

28 Şubatçılarına ve FETÖ örgütüyle iç içe olanlara seslenen Şenol Metin, “Cumhurbaşkanımız ile birlikte yüzlerce Müslümanı cezaevine gönderen, fişleyen, başörtülü öğrencileri turnikelere sıkıştırıp ihraç tutanakları düzenleyen, tutanak düzenlemeyen ve soruşturmalarda görev almak istemeyen Kamu görevlileri hakkında işlem başlatan ‘Ordu Göreve’  pankartının taşıyıcısı 28 Şubat taşeronları,  mensubu olduğu vesayetin form değiştirmesi nedeni ile  yeni bir vesayet odağına FETÖ Terör Örgütüne yamanmakta gecikmedi. FETÖ işbirlikçiliğinde zorlanmadı.  Bunu hafızamız ile dalga geçercesine aymazlıkta yapmaktalar. Hatırlatalım; 28 Şubatlarda ADD, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Batı Çalışma Grubu ile birlikte çalıştılar.

FETÖ’nun etkin olduğu dönemde ise FETÖ Terör Örgütü mensubları ile birlikte çalıştılar. Üniversiteleri FETÖ’nün üssü haline getiren bir sürecin mimarı oldular.  Onlar zamanında terfi, kadro aldılar. ‘Ben Başbakan olacam diye MHP’ye operasyon çeken Yurtta Sulh Hanımefendiyi havaalanlarında karşıladınız, yanında fotoğraf vermek için çırpındınız, bugünlerde ise Beştepe’nin yollarına düştünüz. Kendinizin ne kadar REİSÇİ olduğunu ispat etmeye çalışıyorsunuz ama nafile. 28 Şubatı unutmadık, FETÖ ile işbirliklerinizi  unutmadık, Ve içinizde büyüttüğünüz İslam düşmanlığını unutmuyoruz. ‘Ordu Göreve’ pankart taşıyıcısı, 28 Şubat çetelecisi, FETÖ işbirlikçisi kadrolara Cumhurbaşkanımızın Memur-Sen Vefa Buluşmasındaki sözleri ile cevap veriyorum; 'Memur-Sen olmasaydı 28 Şubatı çok daha ağır yaşardık. Memur-Sen milli iradenin cephe hattıdır.’

28 ŞUBAT’IN YARALARI ACİLEN SARILMALI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Şenol Metin açıklamasını söyle sonlandırdı. “28 Subat sürecinde Sizi cezaevine gönderenlere ve bu kararı alkışlayanlara, Başörtülü öğrencilerin öğrenim hakkını engelleyenlere, tutanak tutanlara ve tutturanlara hesap sormanın zamanı gelmedi mi? Son olarak 28 Şubatın mağduru iki kesime yönelik acilen yara sarma mecburiyeti vardır. Salih Mirzabeyoğlu örneğinde yaşandığı gibi büyük kısmı ihraç edilmiş FETÖ’cü hakim ve savcılar tarafından içeri atılan, hukuk yolları tükendiği içinde hala cezaevinde bulunan bir kesim var. 28 Şubat döneminde kumpaslar ile cezaevine düşmüş Müslümanlar için yeniden yargılama yolunu açacak hukuki düzenlemeler yapılmalıdır. İkinci kesim ise 28 Şubat döneminde eğitim hakkı engellenmiş, okullarından uzaklaştırılmış mağdurlara yönelik. Yıllar sonra eğitimlerini tamamlayan bu kardeşlerimizin kamuda istihdamı için düzenlemeler yapılmalıdır. Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanı Sayın Şeref Malkoç’un aldığı insiyatifle bu husus belli bir noktaya geldi. Bu kardeşlerimizin kamuda istihdamı, 28 Şubat Bilinci inşası açısından hayatidir. Bu husus, yeni 28 Şubatların heveslilerine karşı da etkin koruma sağlayacaktır” Servet R. Çolak-Memleket

Yerel Haberleri

ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ
Karatay’da Yarıyıl Tatiline Sanat Molası
Eksun Gıda ile Selçuk Üniversitesi’nden Konya’da Ar-Ge Protokolü