28 Şubat özlemi

Danıştay'ın bayram öncesine denk getirdiği katsayı engeli meslek lisesi ve İHL öğrencilerinin bayramını zehir etti. Karara tepkiler artarken, “Hukuki hiçbir özellik taşımadığı, tamamen ideolojik” olduğu kaydedildi.

YÖK'ün meslek lisesi öğrencilerine ve imam hatiplilere eşit eğitim hakkı sunan 'üniversiteye girişte katsayı farkını kaldırma kararı'nın Danıştay tarafından durdurulması hem öğrencilerin hem de ailelerin bayramını zehir etti. Eğitim Bir Sen Konya Şube Başkanı Latif Selvi, “Ülke gündeminde yıllarca kanayan bir yara olarak meslek liselerini katsayı mağduriyetiyle ezen belli ideoloji ve anlayışa sahip olanların dayatması nihayet YÖK Başkanı Sayın Yusuf Ziya Özcan’ın haksızlığı görmesi ve gerekli değişiklikleri yaparak mağduriyeti gidermesi büyük bir sevince vesile olmuştur. Bunun sonucu olarak da Meslek liselerine öğrenci kaydında rekorlar kırılmış bu okulların kısa sürede öğrenci sayısında Avrupa standardı olan yüzde 65, yüzde 70’leri bulma eğilimi göstermiştir. Durum bu iken uygulama ile ilgili konunun tarafı bile olmayan İstanbul’un darbeci barosu, bildik davalardan birini açmış. Danıştay’da önceki verdiği kararların aksine oybirliği ile yürütmeyi durdurma kararı vererek uygulamayı, belirsizliğe; sevinci, hüzne çevirmiştir” dedi.

BAYRAMA AĞLAYARAK GİRDİLER

Arife günü gündeme düşen kararın meslek liseli öğrencileri ve ailelerini üzdüğünü belirten Selvi, “Öğrenciler bayrama ağlayarak girmişlerdir. Karara ÖSYM başkanı bile isyan etmiş, belirsizliğin sonlandırılmasını isteyerek, yetkilileri acilen bir düzenleme yapılması için uyarmıştır” diye kaydetti. Bu ve benzer konularda verilen kararlarla bir bir yasama ve yürütmenin yetkilerinin hukukçuların tekeline toplandığına işaret eden Selvi, yetki gaspına dikkat çekti. Selvi şunları söyledi: Ülke demokrasi ve cumhuriyetten uzaklaştırılarak hukukçular krallığına götürülmek istenmektedir. Bizler hukukun bağımsızlığını sonuna kadar savunuyoruz, ama aynı oranda tarafsızlığını da istiyoruz. Birlikte yaşamanın teminatı olmasının olmazsa olmaz şartı adil ve tarafsız yargıdır. Seçkincilerin hegomanyasından arındırarak katılımcı bir yönetimi tesis etmeye mecburuz.

MAZLUMDER: DAVA REDDEDİLMELİYDİ

MAZLUMDER Konya Şube Başkanı Derviş Argun da, daha önce YÖK’ün aldığı kararla giderilen sorunların yeniden ülke gündemine taşındığına dikkat çekerek, “Üyelerini hukukçuların oluşturduğu İstanbul Barosu, YÖK yönetmeliğinin iptali için dava açtı ve yürütmesinin durdurulmasını talep etti. Ve maalesef Danıştay bu başvuruyu kabul edip yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 95. Maddesi “yönetim kurulunun görevleri” başlığını taşımakta ve baro yönetiminin görevlerini saymaktadır. Ve sayılan görevler arasında eğitim ve öğretimle ilgili hiçbir madde bulunmamaktadır. Dolayısıyla İstanbul Barosu’nun bu konuda dava açma yetkisi yoktur. Buna rağmen dava açmıştır. Bu dava, hukuka uygun bir şekilde devam etmiş olsa idi, davacının taraf ehliyeti olmadığından ve menfaat yokluğundan esasa girilmeden dava reddedilmeliydi” diye kaydetti.

KARAR HUKUKA UYGUN DEĞİL; ÇELİŞKİLİ
Yargılamanın hukuka uygun olmadığını ileri süren Argun şunları kaydetti: Verilen karar adaleti gerçekleştirmemiştir. Kararı veren daire daha önce benzer taleplere ilişkin verdiği kararlarda farklı gerekçeler kullanarak yetkinin YÖK’ te olduğunu belirtmiştir. Bu kararla önceki kararları arasında tam bir çelişki vardır.

BAYRAMIN HUZURU KAÇTI

Kurban Bayramı arifesinde açıklanan kararın toplumun huzurlu bir bayram geçirmesini engellediğini de belirten Argun, “Mazlumder, insan haklarına uygun bulmadığı, adaleti gerçekleştirdiğini düşünmediği bu kararın hukuka uygun bir sürece dönüşmesi için bütün yasal yollara başvuracak ve konun takipçisi olacaktır” dedi.

TİMAV: HUKUK ADINA ŞAŞKINLIK VERİCİ

TİMAV Genel Başkanı Abdullah Ecevit Öksüz, kararın şokunu yaşadıklarını belirterek “Bu bizim için büyük oranda hukuk adına şaşkınlık yaşamamıza sebep oldu” dedi. Öksüz, “ Yürütmenin idari yargılama hukukunda durdurulması kurumu bir tedbirdir ve davanın esasını çözecek mahiyette tedbir kararı verilemez. Oysa yürütmenin durdurulması ile ilgili gerekçe incelendiğinde davanın bir anlamda esastan çözümlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum da açıkça hukuka aykırıdır” diye konuştu.

DÜŞÜNDÜRÜCÜ VE ÜZÜCÜ

Öksüz açıklamalarını şöyle sürdürdü:
Meslek lisesinde okuyan çocukları belli bir dar alanda yüksek öğrenim görmeye mahkum eden anlayışın eşitlik ilkesinden dem vurarak sözde eşitliği korumak adına böyle bir hukuk garabetine imza atılmış olması son dönemde zaten tartışmaların odağındaki hukuk sistemimizin ve hukuk anlayışımızın geldiği nokta bakımından oldukça düşündürücü ve üzüntü vericidir. Biz de bu konuda gerek sivil toplum kuruluşu olarak gerekse bir veli olarak hukuki anlamda yapabileceğimiz girişimlerle ilgili hukukçulardan görüş alıyoruz. Bu çalışmanın sonucunda ortaya çıkacak hukuki yollara müracaat etme konusunda geri durmayacağız. Hatta konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne müracaat bağlamında yeniden değerlendireceğiz.

KİME NE ZARARI OLACAK?
“Bu çocuklar istedikleri okullara girdiklerinde kimin ne gibi bir zararı olacaktır merak etmekteyiz” diyen Öksüz, “Ülkemizin kalkınmasında, gelişmesinde ve uluslararası arenada daha itibarlı, daha başarılı ve daha önde yer alabilmesi millet olarak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluğu en derinden hisseden ve taşıyan insanlar arasında meslek liseleri ve İmam Hatip Liseleri mezunları ve mensupları en ön sıralardadır” dedi.

28 ŞUBAT’IN ÜRÜNÜ

Katsayı engeli 28 Şubat sürecinde Genelkurmay İkinci Başkanı olarak görev yapan Orgeneral Çevik Bir'in “İmam Hatip Liselerinin şube açmasını” engellemek amacıyla Mesut Yılmaz başkanlığındaki 55. hükümete uyarı yazıları göndermesiyle başlıyor. Çevik Bir, 14 Temmuz 1998 tarihli Yüksek Öğrenim Kurumu'na (YÖK) gönderdiği yazıda; “İrticai grupların istismarı” için ÖSS sisteminde değişiklikler yapılmasını istemiş, Kemal Gürüz başkanlığındaki YÖK ise 10 yıldır uygulanan ve tüm meslek liselerini mağdur eden bu adaletsiz 'katsayı' sistemini getirmişti. Bu şekilde yüz binlerce meslek lisesi öğrencisi yoktan yere mağdur edilmişti. Bu durumun vahametini kavrayan yeni YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan meslek liseleri ve imam hatip liseleri mezunlarına yönelik katsayı farkı uygulamasını kaldırmıştı. Danıştay’ın verdiği yeni karar, konuyu 28 şubat’lı günlere yeniden çevirdi.

Memleket

Türkiye Haberleri

Trabzon'dan Rize'ye güzel haber
5 ŞARTI TUTMAYAN BEKÇİ OLAMAZ
PLAKALAR ÜCRETSİZ DEĞİŞECEK
Adalet Bakanlığı 15 Bin Personel Alımı 2026: Kadrolar Belli Oldu, Gözler Resmi İlanda
BUNLAR YOKSA 1246 TL'Yİ HAZIRLAYIN