250 gün boşa yattılar

29 Ocak 2007'de gözaltına alındıktan sonra 2 Şubat’ta tutuklanarak cezaevine gönderilen ve geçtiğimiz günlerde serbest bırakılan 38 kişi “yaşadıklarımızın hesabını kim verecek?” diye soruyor.

29 Ocak’ta gözaltına alındıktan sonra 2 Şubat’ta tutuklanarak cezaevine gönderilen ve geçtiğimiz günlerde serbest bırakılan 38 kişi “yaşadıklarımızın hesabını kim verecek?” diye sorarken Avukat Mustafa Atılgan polisin benzer operasyonları adeta yeni bir fişleme yöntemi olarak kullandığına dikkat çekiyor.

 

Dokuz ay önce gece yarısı evlerinden alınarak cezaevine gönderilen 38 kişi, 9 ay sonra çıkarıldıkları ilk mahkemede serbest bırakıldı. 5 Ekim günü Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıkan vatandaşların tutuksuz hallerine karar verildi. 29 Ocak 2007’de Konya Emniyet Müdürlüğü’nün yaptığı operasyonla gece yarısı gözaltına alınan 37 vatandaş, 2 Şubat 2007 günü tutuklanarak Konya E Tipi Cezaevi’ne gönderilmişti. Tutukluların bir bölümü daha sonra Adana F Tipi Cezaevi’ne sevk edilmişti.  Mağdurların avukatı Mustafa Atılgan,  “Bu durum tutuklamaların infaza dönüştürüldüğünü gösteriyor. Tutuklu kimselerin hepsinin iş güç sahibi, yeri yurdu belli olan insanlar olduğunu söyledik. Bunu mahkemeye beyan edip tutuksuz yargılanmalarını talep etmemize rağmen bir sonuç alamadık. Şimdi bu insanlar mağdur edilmişlerdir, işlerini güçlerini kaybetmişlerdir” dedi.

HİÇBİR CİDDİ DELİL YOKTU

Konya’daki operasyonda gözaltına alınan vatandaşlardan çoğu esnaftı. Evlerinde hiçbir ciddi delil ele geçirilemeyen vatandaşlardan Memiş Arlı’nın Konya’daki evinde yapılan aramada, Arlı’nın küçük çocuğunun elif-ba öğrenmesi için evin duvarına astığı Kur’an elifbası görülmüş, bu manzara kartel gazeteleri tarafından “El-Kaide mektebi” diye kamuoyuna yansıtılmasına sebep olmuştu.

Memiş Arlı, tutuklu bulunduğu zaman zarfında Konya Sanayi Sitesi’nde bulunan dükkanını açacak kimse olmadığı için işlerinin bittiğini söyledi. 9 çocuğu bulunan Arlı, eğitime devam eden çocuklarının çok zor günler geçirdiklerini kaydederek, “9 ayı içeride geçirecek hiçbir suçumuz yoktu. Konya’da 2 ayrı ikametgâhım ve bahçeli bir evim var. 50 yıldır Konya’da yaşıyorum. Evlerimden bir tanesi Konya Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne 100 metre mesafededir. 20 yıldır aynı mahallede oturuyorum. Yerim yurdum belli olduğu halde haksız yere 9 ay boyunca tutuklu kalıyorum. Bize resmen yargısız infaz yapıldı” dedi.

Ticari hayatının bittiğini ve ailesinin zor günler geçirdiğini kaydeden Arlı, “Sanayideki işlerimi yürütecek kimse yoktu. İşler takip edilmeyince bitti tabi ki” dedi.

SANIKLARIN VEKİLİ ATILGAN NE DİYOR?

Operasyonda tutuklanan sanıklardan Ahmet S., Mehmet E., Memiş A., Hüseyin B., Gültekin E. ve Mustafa G.’nin vekili Avukat Mustafa Atılgan Konya Emniyeti’nin sıklaştırdığı operasyonlardan birinde müvekkillerin tutuklandığını hatırlatarak “Tutuklanmalarının üzerinden 8 buçuk ay gibi bir zaman geçti. Bir tedbir olan tutuklama neredeyse bir infaza dönüştü. Müvekkillerin örgüt üyeliği suçlamaları ile hiçbir ilgileri yoktur. Delillerin karartılma ihtimali de yoktur. Bu nedenle müvekkillerin daha fazla mağdur olmamaları için yaklaşan Ramazan Bayramı dikkate alınarak tahliyelerini talep etmiştik. Mahkemenin bu yönde karar alması tüm mağdurları sevindirmiştir” diye konuştu.

‘OPERASYONLAR, YENİ BİR FİŞLEME YÖNTEMİ’

Konya Emniyeti’nin özel yetkili bir ağır ceza mahkemesinin Konya’da bulunmamasının verdiği rahatlıkla sık sık operasyonlar yaptığına dikkat çeken Atılgan “Son 2 yıl içerisinde yapılan operasyon sayısı 20 civarındadır. Binlerce insan kayıtlara geçmiş, yüzlerce insan tutuklanmıştır. Dosyaların sevki geciktirilmiş, bu olayda olduğu gibi sanıkların mahkemeye çıkabilmeleri aylar sonra olmuştur. Emniyet bu olayları adeta yeni bir fişleme yöntemi olarak kullanmaktadır” şeklinde konuştu.

MEDYA MENSUPLARI DA İFADEYE ÇAĞRILMIŞTI

Konya Emniyeti’nin operasyonu üzerine Mazlumder yetkililerinin yaptığı açıklamanın Konya’da bazı gazete ve televizyonlarda yayınlanmasından sonra, medya görevlileri Emniyet’te ifadeye çağrılmıştı.

Mazlumder’in açıklamasında insan hakları ihlallerine meydan verilmemesi, yargı bağımsızlığına gölge düşürülmemesi, adalete güvenin zedelenmemesi, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi talepleri dile getirilirken, bu ifadeler Konya Basın Savcılığı tarafından “Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs” suçunu düzenleyen TCK’nın 288. maddesi kapsamında değerlendirilmiş, hem açıklamayı yapan Mazlumder Konya Şube Başkanı Mustafa Akmeşe’nin hem de açıklamayı yayınlayan Memleket, Merhaba ve Hâkimiyet Gazetesi ile KON TV sorumlu yazı işleri müdürlerinin ifadeleri alınmıştı. Memleket

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?