İngiltere'den, 2027 yılı Türkiye'sini anlatan bir kitap... Newsweek Türkiye'nin haberine göre, Ian McDonald'n kaleme aldığı 'The Dervish House', 17 yıl sonrasının Türkiye’si üzerine düşünce egzersizi yapmaya imkân tanıyor.
2027 yılının İstanbul’unda, Beyoğlu-Karaköy-Sultanahmet ekseninde ve Boğaz kıyıları boyunca gelişen “The Dervish House” adlı bilimkurgu roman, tramvayda bombanın patladığı Pazartesi sabahından, tüm gizemin çözüleceği Cuma akşamına kadar geçen süreyi 463 sayfada anlatıyor.
KÜRT SORUNU SÜRÜYOR
İngiltere’de birkaç hafta önce Orion Boks tarafından yayımlanan romana göre 2027’de Türkiye Avrupa Birliği’ne çoktan girmiş, Euro tedavüle sokulmuş, Avrupa ve Asya’yı denizin altından birleştiren Marmaray projesi tamamlanmış. Kitapta, 2012’de İsrail, İran’ın nükleer tesislerini bombaladığı için İran tehdidi de ortadan kalkmıştır. Ancak AB, Kürt Bölgesel Parlamentosu’nun kurulması için Türkiye’ye baskı uygulamaktadır.
TEKNOLOJİ MERAKLILARI BAYILACAK
Romanın yan hikâyelerinden biri de, insan vücudundaki tüm DNA’ları birer minik bilgisayar olarak kullanmak isteyen ve bu projelerini satmaya çalışan iki genç girişimciyi ele alıyor. Yaşar ve Aso (Türk ve Kürt) buldukları biyo-informatik yöntem sayesinde insan hücrelerine sınırsız bilgi doldurma peşinde. Bu proje hayata geçtiğinde örneğin tüm tarih boyunca yapılmış ve kaydedilmiş tüm müzikler insanın bir böbreğine, dünyanın tüm kütüphanelerindeki tüm kitaplar insanın midesine sığabilecek.
Nanoteknoloji konusunu iyi bilen ve bugüne kadar yazdığı diğer kitaplarda da kullanan Ian McDonald şimdiye kadar 18 bilimkurgu roman yayınladı. İskoç babadan ve İrlandalı anneden Manchester’da doğan yazar, beş yaşından beni Belfast’ta yaşadığı için ve Kuzey İrlanda’da IRA saldırılarını da bizzat takip ettiği için terör konusunda geniş bilgiye sahip.
İLK KEZ TÜRKİYE
McDonald son romanından önce Türkiye’yle ilgili bir şey yazmamıştı ancak gelişmekte olan ülkelere olan ilgisi biliniyordu. 1990’larda yazdığı “Chaga Saga” adlı romanda Afrika’daki AIDS salgınını, 2004’teki “River of Gods”da Hindistan’ın, “Brasyl”de ise Güney Amerika ülkelerinde 21’inci yüzyıl ortalarını anlattı. Yazarın Brasyl romanı Warwick Ödülü’ne de layık görülmüştü.
McDonald bu romanında İslam inancı ve onu çevreleyen efsanelere de giriş yapmış oluyor. Bu kalemden, bu coğrafyanın geleceğine dair daha fazla bilimkurgu gelecek gibi görünüyor. Çok yakında kitabevlerinde Türkçe çevirilerini de göreceğimiz bir yazar olduğu kesin.