Zor bir dönemden geçiyoruz diyen Öztürk, ”Bu kadar yaşanmışlığa rağmen 2016’dan dik bir şekilde çıkmak Türkiye’nin büyüklüğünü ve gücünü gösterir. 2016’da yaşadıklarımızı başka bir ülke yaşasaydı ayakta kalamazdı, herkes batardı” dedi.
Konya’da ticaret ve ekonomi deyince ilk akla gelen isimlerden birisi Selçuk Öztürk. Konya’da 2016 yılını ve 2017 beklentilerini gazetemize değerlendiren Öztürk, “Zor bir yıl geçirdik ama millet olarak bir irade gösterdik. Vatanımız ve bayrağımız için tüm zorluklara rağmen güzel bir gelecek ülkemizi bekliyor” dedi. Öztürk, “Konya’nın özellikle bu süreçte ülkesini desteklemek, piyasaları rahatlatmak için daha fazla çalıştı, çaba gösterdi. Ekstra gayretin sonucunda Konya, aralık ayında yaptığı 115,823 milyon dolar ihracatla geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 4,3 oranında artırdı. 15 Temmuz gibi bir hain girişimin etkisi hala devam ederken, bu rakam şehrimiz için son derece önemli” diye konuştu.
DÜNYA İTHALATTA KISMA POLİTİKASINA GİTTİ
Dünya ülkelerinin ithalatı kısma yoluna gittiğini ve bunun da bir zincir gibi tüm ülkeleri etkilediğini dile getiren Öztürk, “Dünya ekonomilerinin daraldığı, istenilen büyümenin elde edilemediği 2016 yılında en büyük sorun olarak tüm ülkelerin ithalatını kısma yolu tercih etmesi oldu. Bu durum genel dünya ticaretinde azalma eğilimini ortaya koydu. Bununla birlikte dünya siyaseti paralelinde gelişmeler de küresel ekonomiyi olumsuz etkiledi. Özellikle yılın ikinci yarısından itibaren bölgemiz coğrafyasında yaşanılan sorunlar ve ülkemizdeki terör olayları ekonomimizin ikinci planda kalmasına sebep oldu. Unutulmamalıdır ki Türkiye bu dönemde darbe girişimine uğramış ve darbe girişiminin ikinci ayağı olan ekonomik spekülasyonlara maruz kalmıştır. Tüm bunlara rağmen ihracatımız beklenilenin üzerinde gerçekleşmiştir. Açıklanan rakamları büyük bir başarı olarak görmekteyiz” değerlendirmesinde bulundu.
KONYA BÜYÜME GÖSTERDİ
Konya’nın, aralık ayında yaptığı 115,823 milyon dolar ihracatla, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 4,3 oranında artırdığını vurgulayan Başkan Öztürk, “Konya 2016 yılının tamamında 1,333 milyar dolar ihracat yaptı. Konya’nın ihracatı yıllık olarak yüzde 1,46 geriledi. Türkiye gibi Konya da tüm olumsuzluklara rağmen beklentilerin üzerinde bir ihracat rakamına ulaşmıştır. Son on beş yıllık periyotta, Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışı yakalayan ve çok büyük oranlarda artış kaydeden Konya’nın 2016 genelinde yaşadığı kayıp moralleri bozmamalıdır. Yılın ilk yarısında aylık olarak ihracat artış trendi yakalayan ve bu dönemde Türkiye ortalamasının aksine pozitif artş rakamlarına ulaşan Konya, yılın ikinci yarısından itibaren istenilen artışı gösterememiştir. Fakat, aralık ayı ile birlikte ihracatımızın yeniden artışa geçtiği görülmektedir. Bu rakam, 2017 için umut verici bir gelişmedir. Aktif ihracat yapısı ile dünyanın 170 ülkesine ulaşan Konya, 2017’de kayıplarını telafi edecektir. Hedefimiz 2017’de 1,5 milyar doların üzerinde ihracat rakamı elde etmektir. Bu hedef için Konya Ticaret Odası olarak tüccar ve sanayicilerimizle birlikte dünyada ulaşamadığımız pazar, giremediğimiz ülke kalmaması için çalışmalara devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
DÜNYA EKONOMİSİ SANCILI
Başkan Öztürk, 2016’nın ardından küresel risklerin 2017’de de devam ettiğini ifade ederek “Küresel kriz sonrası büyüme sancıları yaşayan dünya ekonomisi 2016’yı da vasat bir büyüme ile kapattı. Global talebin düşük seyretmesi, büyüme dinamiğini sınırlarken özellikle siyasi belirsizlikler ve jeopolitik riskler küresel ticaret ve büyüme üzerinde aşağı yönlü risk oluşturmaya devam ediyor. Bu riskli süreçte FED geçtiğimiz haftalarda uzun süredir beklenen faiz artırımını gerçekleştirdi. Burada sürpriz olan, 2017 yılı içerisinde öngörülen faiz artırım sayısının 2’den 3’e çıkmasıydı. Ancak unutmamak gerekir ki, 2016’da da beklenen 4 faiz artışının sadece 1’i hayata geçirilebildi. Bunda küresel ekonomik risklerin FED’in hareket alanını sınırlaması belirleyici oldu. Bu riskler günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyor. Dolayısıyla 2017 için nasıl bir yol izleneceğini bugünden kestirmek oldukça zor. Avrupa Birliği’nde de büyüme sorunu devam ediyor. Bir yanda İngiltere’nin ayrılışı var diğer yanda İtalya ekonomik krizden kurtulabilmek için ayrılma sinyalleri veriyor. Bu gelilşmelerle AB’de çözülmeler görülebilir. AB’deki bu sorun ihracatımıza da olumsuz yansıyor. İhracat artışı için bir başka risk de tüm ülkelerin ithalatta daralmaya gitmesi. Küresel ticarette gerileme ihracat artışımızı sınırlıyor. Son günlerin bir başka önemli gelişmesi de petrol ihracatçısı ülkelerin ham petrol fiyatlarındaki düşüşü sınırlamak üzere petrol üretimini kısma yönünde anlaşmaya varması oldu. Bu gelişme sonrasında, petrol fiyatı son 17 ayın zirvesi olan 55 dolar seviyelerine ulaştı. Türkiye için yeni yılın olası risklerine bir de petrol fiyatlarının yükselmesi eklendi. Zaten kararın açıklanmasından sonra petrol fiyatlarında hızlı bir yükseliş yaşandı. Uzun süreden sonra benzin 5 TL’nin üzerine çıktı. Bu bakımdan 2017’de petrol piyasasındaki gelişmeler de dikkatle takip edilecek bir diğer önemli başlık olarak karşımıza çıkıyor” dedi.
DÖVİZLE GELİRİNİZ YOKSA DÖVİZLE BORÇLANMAYIN
Üyelerine tavsiyelerde bulunan ve kesinlikle moral bozmayalım diyen Öztürk, “2017 için Merkez Bankası’nın enflasyon hedefi yüzde 6.5 fakat 2016 yılında şu ana kadar gerçekleşen yüzde 20 kur artışının kuşkusuz enflasyona yansımaları olacaktır. Ayrıca ham petrol fiyatlarındaki artış kaçınılmaz olarak fiyatlara da yansıyacaktır. Yani yüzde 6.5 hedefini tutturmak zor olacaktır. Faiz indirimi için sadece enflasyonu baz alan Merkez Bankası’nın reel sektörün beklediği faiz indirimini gerçekleştirmesi zor görünüyor. Hükümetimiz de faizlerin düşmesini istiyor fakat ne kadar gerçekleşebileceğini birlikte göreceğiz. Anadolu sermayesinin finansa erişimi konusunda bankaların daha fazla reel sektörün yanında olmasını bekliyoruz. Bu veriler ışığında üyelerimize tavsiyelerimiz olacak. Kesinlikle moralimizi bozmayalım fakat ihtiyatlı olalım. Dikkatli olun ve aşırı risk almayın. Dövizle geliriniz yoksa dövizle borçlanmayın. Dolarizasyon ne üyemize ne ülkemize faydalı olmaz TL’de kalalım. Satış sıkıntıları için alternatif pazarlara gidin. Hükümetimiz de bu süreçte reel sektörün özellikle finansal sıkıntılarını çözmek istiyor. Bu çerçevede Ekonomi Koordinasyon Kurulu bir dizi ekonomik tedbirleri açıkladı. Tedbirler ile özel sektöre kredi imkânları geldi. Bu kararlar ekonominin büyüme performansına olumlu yansıyacak ve 2017’den itibaren karşılığını alacağız. Tüm bunlarla birlikte 2017’de daha fazla çalışacağız. Hedeflerimizi uzun vadelerde belirliyoruz. Beş yıllık, on yıllık planlamalarımızda Türkiye ekonomisinin çok daha iyi yerlere geleceğini hep birlikte göreceğiz. Anadolu ekonomisi olarak ülke ekonomimiz içinde katkımızı artırarak hedeflerimize ulaşacağız” ifadelerini kullandı.
İŞ DÜNYASI OLARAK DEVLETİMİZİN ARKASINDAYIZ
Teröre saldırılarını da lanetleyen Öztürk, şunları kaydetti: “Öncelikle Konya Ticaret Odası olarak başta İstanbul olmak üzere ülkemizin tamamını hedef alan terör saldırılarını ve bunların arkasındaki tüm işbirlikçilerini lanetliyoruz. 2013 Mayıs ayında Gezi parkı olayları ile başlayan, 17/25 Aralık yargı darbesi girişimi, MİT tırlarının durdurulması, Kobani olayları, 15 Temmuz ihaneti ve bombalı eylemlerle devam eden karanlık yapıların Türkiye’yi dizayn etme girişimleri, hiçbirimizi Büyük Türkiye hedefinden saptıramadı, saptıramayacak. Çok iyi biliyoruz ki; adına ister PKK, ister DEAŞ, DHKPC, FETÖ deyin hepsi birdir, bir yerden idare edilmektedir ve tek hedefleri devletimizdir. Ancak onca karanlık eyleme rağmen; korkmayacağız, sinmeyeceğiz, susmayacağız. Her olaydan sonra Konya iş dünyası olarak gür sesle teröre karşı durduğumuzu ve devletimizin yanında olduğumuzu ifade ettik. Sabırla, metanetle, ancak net bir kararlılıkla bu mücadelenin her boyutta sonuna kadar sürdürülmesi konusunda iş dünyası olarak devletimizin arkasındayız” Sami Gediz - Memleket