Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 2010 yılında kredi kartlarıyla 236 milyar 472 milyon liraya yakın harcama yapıldı.
BKM Genel Müdürü Sertaç Özinal'in AA muhabirine verdiği bilgiye göre, geçtiğimiz yıl kredi kartları ile saniyede ortalama 64 işlem yapıldı ve yıl boyunca toplam 2 milyar 37 milyon adet işlem ile 236 milyar 472 milyon liraya yakın harcama gerçekleştirildi.
2009'a göre işlem adedinde yüzde 11, ciroda yüzde 15 oranında artış kaydedildi. Aynı dönemde banka kartlarıyla yapılan işlemlerin adedi 936 milyon 208 bin 992 adeti bulurken, banka kartı işlemlerinin cirosu 220 milyar 222 milyon lira düzeyinde gerçekleşti. Banka kartlarının işlem adedinde önceki yıla göre yüzde 15 ve ciroda yüzde 17 oranında artış yaşandı.
Geçen yıl banka ve kredi kartıyla toplamda 2 milyar 973 milyon adet işlem ile 456 milyar 694 milyon liralık işlem yapıldı. 2010 yılında yapılan harcamalara bakıldığında alışverişlerdeki taksit oranı göze çarparken, kredi kartı harcamalarının yüzde 23'ü taksitle yapıldı. Taksitli harcamalarda 2009 yılına göre yüzde 24 artış gözlendi.
SEVGİLİLER GÜNÜ, ANNE VE BABALARIN ARKASINDA KALDI
Verilere göre, kısa dönemli özel günlerde yapılan kredi kartı harcamalarında Babalar Günü harcamaları 2009'a göre yüzde 19 arttı ve 714 milyon liraya ulaşarak ilk sıraya yerleşti. Anneler Günü harcamaları ise 682 milyon lira ile ikinci sırada yer aldı. Son 5 yıldır ilk kez Sevgililer Günü, 639 milyon lira ile hem annelerin hem de babaların arkasında kaldı.
Geçen yıl işlem başına harcama da en çok Babalar Günü'nde yapılırken, kredi kartı işlemi başına düşen harcama tutarı Babalar Günü'nde 92 lira, Anneler Günü'nde 88 lira, Sevgililer Günü'nde 86 lira oldu. Babalar Günü alışverişi dönemini kapsayan tarihlerde, ağırlıklı olarak cep telefonu satışlarını kapsayan telekomünikasyon sektöründe 41 milyon lira tutarında harcama yapıldı. 2010 yılında özel günlerde kredi kartlarıyla toplamda 2 milyar liranın üzerinde harcama gerçekleştirildi.
E-TİCARET CİROSUNDA YÜZDE 50 ARTIŞ
Geçen yıl, e-ticaret sitelerinden yerli ve yabancı kredi kartları ile 91 milyon işlemde 15 milyar 225 milyon liralık harcama yapıldı. 2009 yılı ile 2010 yılı e-ticaret cirosu karşılaştırıldığında, e-ticarette yüzde 50 artış olduğu dikkat çekti. BKM verilerine göre, kartlı ödeme sistemleri sektörü adetsel bazda da büyüdü. 2010 yılı Aralık ayı sonu itibariyle Türkiye'deki kredi kartı sayısı 46 milyon 956 bin 124 adet, banka kartı sayısı 69 milyon 916 bin 462 adet, otomatik vezne makinesi (ATM) sayısı 27 bin 649 adet, satış noktası terminali (POS) sayısı ise 1 milyon 823 bin 530 adet olarak kaydedildi.
"TÜRKİYE, ŞİFRE KULLANIMINDA YÜZDE 96 ORANIYLA AVRUPA'DA BİRİNCİ SIRADA"
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Sertaç Özinal, gerek yurt dışında, gerek buradaki yabancı şirketlerin bankacılık ve ödeme sistemleriyle ilgili ürünlerini Türkiye'de satmak için kendisine danıştığını belirterek, "Ben de 'geldiğiniz zaman buradaki ürünleri kendi ülkenizde satmaya çalışacaksınız' diye bahse giriyorum ve sonuçta bahsi ben kazanıyorum" dedi.
Özinal, 2010 yılı kredi kartı ve banka kartı kullanım bilgilerine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de 2,2 olan kişi başına ortalama kredi kartı sayısı dikkate alındığında, 21 milyon kişinin kredi kartı kullandığını söyledi.
Geçen yıl kredi kartıyla yapılan 236 milyar liralık harcamaya işaret eden Özinal, sene başında kredi kartında cirosal anlamda yüzde 14-16 bandında artış öngördüklerini, yüzde 15'lik artışın bekledikleri bir oran olduğunu ifade etti. 2011 artış beklentilerinin yine yüzde 15'ler civarında olduğunu belirten Özinal, "Ödeme sistemleri bizi bu artışlara alıştırdı. Daha düşük bir artış hedefi bizi, sektörü tatmin etmeyecek. Nakit cironun ödeme sistemlerine kayması konusunda çok iyi bir altyapı var" dedi.
Bir dönem toplam tüketici harcamalarının ancak yüzde 13 civarındaki kısmının kartlı ödeme sistemleriyle yapıldığını, son olarak bu oranın yüzde 33'lere kadar çıktığını ifade eden Özinal, burada bir artış trendi olduğunu, geriye kalan yüzde 67'lik oranın da ödeme sistemi altında yapılması konusunda bir motivasyonun görüldüğünü vurguladı.
Geçtiğimiz yıllarda kredi kartı harcamalarında taksitin hızlı şekilde arttığını, ancak son 3-4 yıldır belli bantta gittiğini ifade eden Özinal, "Kredi kartı harcamalarında taksit sayısı 5-6 yıl önce yüzde 7'lerden 20'lere geldi. O süreç devam etmedi. Taksit sürelerinde azalma olduğunu görüyoruz. Eskiden 24 ay olanlar 12 ay, 12 ay olanlar 6-8 ay bandına doğru azaldı" dedi.
Özinal, e-ticaretin önemine dikkat çekerek, kişilerin e-ticaret harcamalarını nerelerde yapmaları, güvenli olmayan sitelerden yapmamaları konusunda detay yönlendirmeyi kampanyalar bazında gerçekleştirdiklerini belirterek, "Artık birçok yerde e-ticaret, fiziksel ticaretten daha ucuz. Geçen yıl e-ticaret cirosunda önceki yıla göre yüzde 50 artış oldu. Birçok parametreyi birleştirdiğimizde bu artışın doğal, hatta potansiyelin altında olduğunu söyleyebiliriz. Her sene katlamalı artış devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda da katlamalı artışların devam edeceğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
"SATMAK İÇİN GELEN, ALIP KENDİ ÜLKESİNDE SATIYOR"
Özinal, Türkiye'de temassız ödemelerdeki gelişmelere de işaret ederek, 2-3 yıllık dönem içinde toplam kartların yüzde 30-40'lık bölümünün temassız yapılabileceğini öngördüklerini belirtti. Önümüzdeki yıllarda ödeme sistemlerinde biometrik çalışmalarla birlikte artık parmak izi, göz retinası gibi doğrulayıcı bilgilerin şifreyle birlikte daha fazla kullanılacağını vurgulayan Özinal, yakın alan iletişiminin (NFC) önümüzdeki 2-3 yıllık dönemde toplamda yüzde 25-30'luk pazar payı olmasını öngördüklerini ifade etti.
Türkiye'nin Avrupa'da kredi kartı ve banka kartında 3. sırada yer aldığına değinen Özinal, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eskiden çok geride olduğumuz rakamlar şu anda çok önde. Sadece rakamsal yönden değil, altyapı olarak çok iyi durumdayız. Birçok projenin lansmanı dünyada ve Avrupa'da ilk olarak Türkiye'de yapılıyor. Potansiyel de çok fazla. Avrupa'da konuyla ilgili birçok şirket özellikle potansiyeli de dikkate alarak ülkemizde ciddi yatırımlar ve işbirliği yapıyorlar. Burada yapılan iş, yatırım, alınan sonuç bölgeler için de çok önemli referans oluyor. Otomatik olarak Ortadoğu, Türk Cumhuriyetleri, diğer civar ülkelere kapı açılıyor.
Bu açıdan Türkiye revaçta." Yurt dışında bazı yabancı kuruluşların ürünlerini Türkiye'de satmak için geldiğinin altını çizen Özinal, "Şunun olduğunu görmek bizi gururlandırıyor; kendi ürünlerini Türkiye'de satmak yerine, Türkiye'deki çok gelişmiş ürünleri alıp kendi ülkelerinde satmaya başlıyorlar veya başka ülkelerde ortaklık kurmak istiyorlar. Bu konuda gerek yurt dışında, gerek buradaki bazı yabancı şirketler bana danışıyor. 'Geldiğiniz zaman buradaki ürünleri kendi ülkenizde satmaya çalışacaksınız' diye bahse giriyorum ve sonuçta bahsi ben kazanıyorum" diye konuştu.
"SAHTEKARLIKTA YÜZDE 80'E VARAN DÜŞÜŞ"
Türkiye'nin 3 yıl önce şifreli hayata geçtiğini hatırlatan Özinal, fiziksel ortamda sahtekarlık olaylarında yüzde 80'e varan düşüş yaşandığını, bunun beklentilerin çok üzerinde bir oran olduğunu vurguladı. Şifreli hayata geçiş ile birlikte sahtekarlığın şifre olmayan ülkelere kaydığının altını çizen Özinal, şöyle devam etti: "Türkiye, şifre kullanımında yüzde 96 oranıyla Avrupa'da birinci sırada. Her 100 işlemden 96'sı şifre girilerek yapılıyor. Bizden önce başlayan İngiltere'de bu oran yüzde 92. Diğer taraftan sanal dünyadaki sahtekarlık önemli. Hatta burada zaman zaman belli artışların olduğunu görüyoruz. Fiziksel dünyadaki kontrolden sonra kötü niyetliler sanal dünyada birşeyler yapmaya çalışıyor. Dolayısıyla bilinçli kullanım çok önemli oluyor. İnternet kafe, halka açık kalabalık yerlerde bilgisayardan alışveriş yapılmaması, bilinen markalardan alışveriş yapma gibi yaklaşım ile bilinçlendirmenin fiziksel dünyadan daha etkili olabileceğini gördük."