Geride bıraktığımız 2006’da dikkate değer birçok şiir kitabı çıktı. Bu şiir kitapları arasında dikkate değer olan üçü hakkında eleştirmen Orhan Kahyaoğlu’nun görüşlerini okurlarımıza aktarıyoruz.
Ünal’ın Sert Geçecek Bu Kış’ı
Hayriye Ünal'ı, 2000'den bu yıla kadar yayımlanmış iki şiir kitabı ve özellikle İkinci Yeni şairleri üzerine yazdığı inceleme yazılarıyla tanımıştık. Şairin 2006'da çıkan Sert Geçecek Bu Kış adlı yeni kitabı; şiirle, özellikle de modern şiirle özel tanışıklığı olan her okuru farklı bağlamlarda heyecanlandıracak nitelikte. Bu kitabında da, şairin kendine has bir öykülemeci üslubu var. Kitabın çekici yanı, aslında tek bir şiirin izini sürüyor olması. Kitap, yapı itibarıyla geleneksel bir formun izlerini taşıyor. Ama, kurulan dil ve üslupta gitgide özgünleşen bir Ünal şiiriyle karşılaşılıyor. Kullandığı imge ve metaforlar yoğun ve güçlü. Halk şiirinden açık esinlere rastlansa da, büyük ölçüde modernleşmeye çalışan insanın duygusal halleri, ikilemleri, gündelik hayatta tutunmaya çalıştığı yer, bazen destansı bir üslupla kitaba yedirilip sorgulanıyor. İnanç ve algı düzeyinde özel bir akrabalık kurulabilen Sezai Karakoç şiirinden bir ölçüde esinler alsa da, öte yandan Edip Cansever'in ben'i ve yabancılaşma duygusundan, Turgut Uyar'ınsa hoş ironisinin etkileri hissedilmekte. Ünal, çok önemli bir şair olmaya aday.
Ömer Erdem’in Evvel’i
Evvel, okuru çeşitli bağlamlarda şaşırtan, heyecanlandıran bir kitap. Ömer Erdem'in şiirinde bu kitap yoluyla, ciddi bir yenilenmeyle de karşılaşıyor. Örneğin Kümbet şiirinde sembolize olan benzersiz bir ironi dikkat çekmekte. Evvel'de yine çarpıcı biçim arayışları öne çıkmakta. Gündelik hayatın farklı duyarlılıkları da buna eklenince ortaya gerçekten usta işi bir çalışma çıkmış. Dilin büyülü arayışlarına kitap boyu peşine takılıyor okur. Çoğu şiirde benzerine rastlanmayan ses ve ritimlerle başbaşa kalınıyor. Tüm bunlara koşut olarak, küçücük simge veya işaretlerle şairin metafizik evreninin, algı biçiminin karakteristik özelliklerini yakalayabiliyoruz. Kitaptaki şiirlerin dokusu, sözcük seçimleri son derece sağlam ve güçlü. Belki bu güne kadar bizi farklı okumalara iten bir Erdem şiiriyle başbaşa kalıyoruz. Metafizik algı, tanrı inancıyla modern şiir ve duyarlılığın kesişme noktalarında beliren bir şiir evrenini oluşturmuş Erdem. İronisindeki abartısızlık, bu şiirin çekici özelliklerinden.
Yücel Kayıran’ın Çalgın’ı
Çalgın, yılın en enteresan şiir kitaplarından biri. Çalgın, sözcük anlamından hareketle de bu şiirin somut bir çağrışımı olabiliyor. Şair, ruhundan, içinden alınan, çalınan, koparılan bir parçanın peşine takılmış, izini sürüyor bu kitapta. Şairin iç dünya ve 'ben'i parçalandıkça ortaya ilginç bir imgelem çıkıyor. Şair, önceki iki kitabı gibi, üç bölümden oluşturmuş kitabını. Yani, 9, 8 ve 7'inci bölümler. Bu kitapta da öncekiler gibi, girişte bir bildirge-şiir var. Kendine has bir kurgu, kurmacası var. Bu şiirin baştan beri en önemli kaynağı 'hafıza' olagelmiştir. Çalgın'ın ana şiirsel örgüsünde sıkça hissedilen duygulardan biri de nihilizm. 'Hiç'e gitgide sadakatle bağlanan bir Kayıran şiirinden söz edilebilir. Çalgın gerçekten dikkate değer bir kitap. Kullandığı çekici imge ve metaforlarıyla kendine has bir şiir yapısını Çalgın'da kurmayı denemiş, becermiş bir şair. Memleket