1.Uluslararası Bisanthe Taş Heykel Sempozyumu

Bisanthe Sempozyumu kapsamında Tekirdağ'da bir araya gelen yerli ve yabancı 8 heykeltraş, kentle ilgili hayallerini taşa yansıtmak için çalışmalarını sürdürüyor

TEKİRDAĞ (AA) - Tekirdağ'da gerçekleştirilen "Uluslararası Bisanthe Sempozyumu" kapsamında bir araya gelen 8 heykeltıraş, kentle ilgili hayallerini taşa yansıtmak için çalışmalarını sürdürüyor

Süleymanpaşa Belediyesi tarafından düzenlenen sempozyum için kente gelen 5'i yabancı 8 heykeltıraş, şehrin özelliklerine göre hazırladıkları projelerini taşa yansıtmaya başladı.

Almanya, Ukranya, Yunanistan, İspanya ve Belçika'dan gelen sanatçılar, büyük mermerleri, şehrin tarihine uygun, kendi hayal güçlerini de kullanarak heykele dönüştürmek için çalışmalarına devam ediyor.

Sempozyumun Küratörü ve heykeltıraş Nermin Sözel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uluslararası bir sempozyum kapsamında yerli ve yabancı heykeltıraşlardan oluşan bir ekiple çalışmalarına başladıklarını belirtti.

Tekirdağ'ın eski adının "Bisanthe" olduğunu, kentin tarihi ve coğrafi özelliklerini yansıtan bir çalışma yaptıklarını anlatan Sözel,  "Birlikte, kentte eserler bırakacağız. Sempozyum bir ay sürecek. Sanatçıların hazırladığı projelere göre heykeller ortaya çıkacak, yani taş sanata dönüşecek" diye konuştu.

Büyük mermerlerin vinç yardımıyla geldiğini ve tüm sanatçıların heyecanla çalışmalarına başladığını anlatan Sözel, her sanatçının eserinde kendisini ifade edeceğini ve ortaya çıkan yapıtların kentin olacağını söyledi. Sözel, şöyle devam etti:

"Tekirdağ'ın antik yönü pek bilinmiyor. Böyle bir sempozyumla bunu dünyaya duyurabiliriz. Kenttin tarihi ve coğrafyasına ilişkin dokümanlar, videolar hazırladık. Bunları sanatçılarımıza gönderdik. Onlar da tarihçeyi öğrendikten sonra proje ürettiler ve bunları heykele dönüştürüyorlar."

 

- "Sanat aslında ortak bir dil"

 

Sempozyuma Almanya'dan katılan heykeltıraş Jo Kley, uzun bir süredir bu sanatla uğraştığını, heykeltıraşlığın zor bir iş olduğunu anlattı.

Aylarca taşların üstünde çalışarak onları birer esere dönüştürdüklerini, şimdi de Türkiye'de eser bırakmak için taşa dokunduklarını ifade eden Kley, şunları söyledi:

"Sanatçı olarak yaklaşık 50 ülkeye gittim ve bu ülkelerin hepsinde eserlerim var. Bu çalışma benim yaklaşık 20 yılımı aldı. Türkiye'ye de birçok kez geldim. Burada inanılmaz güzel taşlar var. İlk kez geldiğim Tekirdağ'da yaklaşık 1 ay sürecek bir çalışmam olacak. Çalışma sonunda bu kentte de bir eserim olacak. Türkiye'yi gerçekten çok seviyorum."

Yunan sanatçı Antonis Myrodias da ülkesiyle aynı tarihi paylaşan bir coğrafyaya geldiğini ve Türkiye'de bulunmaktan onur duyduğunu söyledi.

İki halkın, aynı uygarlığı paylaştığına inandığını ve bundan dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden Myrodias, şöyle konuştu:

"Sanat aslında ortak bir dil. Bu, bütün sanatın, özelde heykelin temel amaçlarından biridir. Taşı sanata dönüştürmek bizim işimiz. Bütün sanatçıların ortak mücadelesi, düşüncelerini ya da bakış açısını eserine yansıtmaktır. Biz de bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bunun sonuncunda toplumlarla bir iletişim sağlayabiliyoruz."

AA

Kültür Sanat Haberleri

Gönül Dağı’nda Gurur Günü: Gedellili Mucitler ASELSAN ve TUSAŞ Yolunda!
Konya’da Tarihi Buluşma: Mevlana’nın Şehre Gelişinin 798. Yılı Kutlanıyor
Arap müziğinin "Süperstar"ı Ragheb Alama ilk kez Türkiye’de
Ayasofya’nın kubbesi kapatılıyor
Tarihin En Büyük Takası: 221 Türk Hazinesi Roma’ya İniyor