Şerafettin Türbesi yeniden yapılıyor
Dönemin Konya Valisi Fahrettin Altay tarafından yıktırılan Şerefeddin Türbesi yeniden yaptırılıyor.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Konya Valisi Fahrettin Altay tarafından yıktırılan Şerefeddin Camii’nin kıblesindeki Şerefeddin Türbesi yeniden yaptırılacak. Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restitüsyon-rekreasyon yöntemiyle yaptırılacak türbenin mimari projesi Konya Tabiat ve Tarihi Varlıkları Koruma Kurulu’nca onaylanarak ihale edildi. Vakıflar Bölge Müdürü İbrahim Genç gazetemize yaptığı açıklamada mimari projenin yapım ihalesinin sonuçlandığını, ihaleyi kazanan firmaya en geç on gün içinde yer teslimini yaparak türbenin restorasyon çalışmalarını başlatacaklarını bildirdi.
TEMELLER RESTORASYON ÇALIŞMALARINDA KEŞFEDİLDİ
2006 yılında Şerefeddin Camii’nde sürdürülen restorasyon çalışmaları esnasında caminin güneyinde bulunan parkta türbenin temellerine rastlanmıştı. Bulunan temellere ve türbenin elde mevcut eski vesikalara ve fotoğraflarına dayanarak hazırlanan restitüsyon-rekreasyon mimari projesiyle yeniden yapımı işini üstlenen Vakıflar Bölge Müdürlüğü onayın çıkmasının ardından türbenin yapım ihalesini gerçekleştirdi. İhaleyi kazanan firmanın Eylül ayından itibaren inşaata başlaması bekleniyor.
TÜRBE AYAKTAYKEN NASILDI?

İbrahim Hakkı Konyalı Konya Tarihi adlı eserinde bugüne gelen Selçuklu türbeleri arasında müstesna ve eşsiz bir Selçuk tipi saydığı türbenin yıkılışını gördüğünü ifade ederek şu bilgileri veriyor: Türbenin altı dört köşe idi. Sonra yüzleri sekizleşiyor ve daha sonra da muhruti kısım başlıyordu. Sekiz yüzün dördünde kitabe denilen beyzi kemerler, dördünde birer pencere vardı. Yüzlerin dörtten sekize geçerken bıraktığı köşeler içten istalaktitlerle süslü idi. Kapısı kıbleye açılıyordu. Altında bir cenazelik bodrum katı vardı. Buradan dört mail menfez bodrumun bozuk havasını dışarıya verirdi.
TÜRBE NASIL YIKILMIŞTI?
Şerefeddin Türbesi’nin yıkılışına şahit olduğunu belirten Konyalı, yıkım süreci hakkında da şu bilgileri veriyor: Ben yıkılırken bu türbeyi gördüm. Harç; taşı ve tuğlayı yekpare bir kaya haline getirmişti. Müşkilatla ve dinamitle yıkılabilmişti. Türbenin içinde ve kapısında yazıldığı tarihi gösteren bir kitabe yoktu. Mescid bunun kuzeyinde idi. Türbenin doğu yüzlerinden birisinde ‘1293 fiyha ketebe…’ yazısı vardı. Bu, şimdiki İrfaniye medresesinin önünde ve eski Ziraat Bankası’nın bulunduğu yerdeki Hazinedar Yusuf Daru’l Huffaz’ı yıkıldıktan ve kitapları buraya taşındıktan sonra yazılmıştı.
ŞEREFEDDİN MESUD İBN HATİR KİMDİR?
Kerümiddin Mahmud-i Aksarayi’nin Müsameret’ül Ahbar adlı tarihinden öğrendiklerimize göreyse, Şerefeddin Camii’ni yaptıran ve türbede medfun bulunan Seyyid Şerefeddin Mesud İbn Hatir, 1264 yılında Anadolu Selçuklu Devleti’nde emir-i beğlerbeği ve emir-i Niğde görevlerine getirilen yiğit ve cesur bir Selçuklu komutanıdır. Niğde vilayeti onun emirliğinin merkezidir. Kardeşi Ziyaeddin de Selçuklular’da üst düzey bir devlet görevi olan pervane naibliği ve haciblik görevlerini yürütmüştür. Anadolu’daki Moğol hakimiyetini sona erdirmek için kardeşi Ziyaeddin’i Memluk Hükümdarı Melik-üz Zahir Sultan Baybars’a gönderen Şerefeddin Mesud Hatiroğlu Moğollara karşı ayaklandı. Karaman ve Niğde civarında yaşayan Türkler’den büyük destek alan Şerefeddin Mesud Moğol ordularına karşı giriştiği birçok savaşı kazandı, ancak Memluklerden beklediği yardım gecikince yenildi. Moğol Şehzadesi Kongurtay’ın ve Emir Muineddin Pervane’nin işbirliğiyle şehit edilen Şerefeddin Mesud Hatiroğlu’ndan, Sultan Baybars’tan yardım istemeye giden kardeşine yazdığı şu kaside geride kalmıştır: “Ben gittim, gündüzüm karanlık geceye döndü/Şam’dan Ziya’yı beklemekle sabahı ettim.”
Murat Güzel-Memleket