Selimiye değil Süleymaniye Cami

Selimiye değil Süleymaniye Cami

Prof. Dr. Küçükdağ, Kanuni tarafından yaptırılan caminin isminin Süleymaniye dlduğunu söyledi

Konya'da Mevlana Müzesi'nin yanında yer alan, II. Selim tarafından yaptırılan imaretten dolayı bugüne kadar yanlışlıkla Selimiye Cami olarak anılan Osmanlı klasik mimarisinin sayılı eserlerinden Süleymaniye Cami, el işçiliği ve farklı mimarisiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor.

Mevlana Müzesi'nin batı bitişiğinde olan ve Osmanlı klasik mimarisinin sayılı güzel eserlerinden biri olarak gösterilen Süleymaniye Cami, Mevlana'ya gelen yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği yerlerden.

Mimarı bilinmemekle birlikte bir kalfası tarafından Mimar Sinan'ın planının uygulanmış olabileceği ileri sürülen caminin kareye yakın dikdörtgen planı ve kubbelerinin, Sinan'ın bazı yapıtlarını andırdığı belirtiliyor.

Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Merkezi (SAM) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Küçükdağ, adından da anlaşılacağı gibi Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Süleymaniye Cami'nin, bitişiğindeki II. Selim tarafından yaptırılan imaretten dolayı yanlışlıkla II. Selim'e mal edildiğini ve bugüne kadar Selimiye Camii olarak anıldığını söyledi.

Süleymaniye Cami'nin kendine ait bir vakfının bulunmadığını, imam, hatip ve müezzin gibi görevlilerin Mevlana vakıflarından ücret aldığını ifade eden Küçükdağ, ''Ayrıca caminin onarımlarının da Mevlana türbesi ile birlikte yapılması, bu caminin Mevlana dergahının bir parçası olarak inşa edildiğini göstermektedir. Bu da caminin özellikle Mevlana'ya olan bir hürmetin ifadesi olduğunu açıkça gösteriyor'' dedi.

Süleymaniye Cami'nin kuzeyinde altı sütuna dayandırılan yedi kubbesinin bulunduğunu dile getiren Küçükdağ, eserin, doğu ve batı yanlarında üçer küçük kubbe merkezinde de 12 metrelik büyük bir kubbeye sahip olduğunu bildirdi.

''CAMİ, MEVLANA MÜZESİ'NE SAYGININ ESERİDİR''

Küçükdağ, caminin ahşap kapı kanatlarından sağdakine ince el işçiliği ile ''Mescidde mümin, suda balık gibidir'' ibarelerinin yazıldığını belirterek, şunları kaydetti:

''Süleymaniye Cami, mimarisi ve işçiliği ile Mevlana Müzesi'ne olan saygının bir eseridir. Mevlana ve çevresinin bir cazibe merkezi haline getirilmesi amacıyla inşa edilen cami, Kanuni Sultan Süleyman ve Osmanlı dönemi insanlarının Mevlana'ya karşı saygı ve sevgisinin bir göstergesidir. Bu caminin yapılış amacı da Mevlana dergahına gelen, bölgede yaşayan insanların ibadetlerini uzaktaki camilere gidip zahmet çekmeden rahatça yapabilmelerini sağlamaktı. O yüzden bölgeye, Sultan Süleyman böyle bir eser inşa ettirmiş.''

Küçükdağ, caminin, Osmanlı döneminin klasik mimarisinin sayılı güzel eserlerinden biri olduğunu, özellikle giriş kapısındaki ve ön cephesindeki mermerler üzerine bulunan işlemelerin, gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çektiğini söyledi.

Caminin kuzeyindeki boş alanda da 1559-1562 yılları arasında II. Selim tarafından Konya Valiliği yaptığı dönemde, dergaha gelen veya yardıma muhtaç insanların karınlarını doyurduğu imaret adı verilen aşevi ve han gibi değişik ünitelerin yaptırıldığını anlatan Küçükdağ, ancak zaman içinde bu imaretin yıprandığını, kullanılmaz hale geldiğinde, 1950 yılında da yıkıldığını bildirdi.

Küçükdağ, II. Selim tarafından yaptırılan imaretin bulunduğu alanda şimdi Mevlana Müzesi'ne gelen insanların oturup dinlendiği bir park bulunduğunu söyledi.