Selçuk Üniversitesi merhum Günüç’ü unutmadı
Selçuk Üniversitesi Merhum Günüç’ü Unutmadı “Çok Şey Borçluyuz”
Geçtiğimiz aylarda yaşamı yitiren Güzel Sanatlar Fakültesi Eski Dekanı ve Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli hattatlardan Prof. Dr. Fevzi Günüç, Üniversitenin resmi yayın organı olan Selçuk Bakış Dergisi’nin kapağına taşındı.‘Çok Şey Borçluyuz’ başlığıyla çıkan 27’nci sayıda Günüç’ün sevenlerinin görüş ve düşüncelerine de yer verildi.
“BİR GÜZEL İNSANI UĞURLADIK”
‘Bir güzel insanı uğurladık’ başlığıyla verilen haberde Prof. Dr. Günüç’ün özgeçmişi ve sevenlerinin kendisi hakkındaki görüşlerine de verildi. Rektör Prof. Dr. Hakkı Gökbel, haberde Prof. Dr. Günüç ile ilgili düşüncelerini şöyle özetledi: “Çok iyi bir insan, yine kudretli bir hattat olan Prof. Dr. Fevzi Günüç geride güzel eserler, güzel evlatlar ve ülkemizdeki en iyi Güzel Sanatlar Fakültelerinden birini bırakarak fani alemden baki aleme göçtü. Hayatı boyunca Hat sanatına gönül vermiş ve onu her zaman yaşatmaya gayret göstermiş Türkiye’nin en önemli sanatçılarındandı. Bu millet için, sanatını layıkyla yerine getiren pek çok öğrenci yetiştirmiş ve arkasında binlerce eser bırakmıştır. Onun bıraktığı bu eserler ve yetiştirdiği yüzlerce öğrencisi inanıyorum ki onun adını ölümsüzleştirecektir.”
OKUDAN, “TANIDIĞIM EN ÇALIŞKAN İNSANDI”
Selçuk Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan ise, “Güzel Sanatlar Fakültesini ayakta tutan çalışkan insanlardandı. Biz bir amir, idareci değil kardeş gibiydik. Tanıdığım en çalışkan insandı. Çok iyi bir dosttu. Allah rahmet eylesin.” dedi.
Hattat ve Prof. Dr. Fevzi Günüç’ün Öğrencisi Mustafa Cemil Efe ise yazısında, hocası ile ilgili şu görüşlere yer verdi: “Peşinde koşup da yapmadığı hiçbir iş, arzu edip de vazgeçtiği hiçbir faaliyet olmadı. Güzel Sanatlar Fakültesi içinde hızla yürüyen, tüm hocaların odalarına giren, heyecanlı, sürekli aktif bir insandı. Dışarıdan bakıldığında sert mizaçlı, ama aslında son derece duygusal bir insandı. Meşklerimize bakarken öylesine titiz davranırdı ki, muhteşem bir öğretmen olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Neyi öğretmek istiyorsa onun hakkında eşsiz birkaç kelam eder ve öğrenmemiz gereken şeyi zihnimize nakşederdi. Meşklere bakarken genellikle konuşmaz ve her hangi bir bahane üretilmesine çok kızardı. Öğrenebilmemiz için hiç fark ettirmemeye çalışarak aslında çok yorulur, yıpranırdı.” dedi.
“ÇELEBİ RUHLUYDU”
Koleksiyoner Sami Tokgöz ise merhum Günüç ile ilgili şunları söyledi:“Her zaman güler yüzlü, titiz, temiz, beyefendi, gerçekten çelebi ruhlu bir insandı. Bütün vasıflarıyla insanlara hep örnek olmuş, bunu bir zorlama olarak yapmamış, tam aksine kendine hal edindiğinden pek de güzel yerine getirmiştir. Fevzi Bey’i tanıdığım günden bugüne kadar bir kez asık bir çehre ile görmedim. Her zaman düzenli, tertipli, saçları muntazam taranmış, elbisesindeki renk uyumları fevkalade güzel bir görünümde, görende saygıyı ve sevgiyi birlikte uyandıran bir kişiliğe sahipti. Hastalığı boyunca hep moralini zirvede tutmuş, hep güler yüzle tatlı dille etrafına imanlı bir insanın nasıl olması gerektiğine en güzel örnek olmuştur. Allah (cc) bu dostumuz gibi yaşayıp, onun gibi arkamızda hayırlı eserler bırakarak güzel insanların toplandığı diyara gitmeyi bizlere de nasip eylesin.” dedi.