Şeb-i Arus kitapla karşılanacak

Şeb-i Arus kitapla karşılanacak

Konya 17 Aralık’ta gerçekleşecek Şeb-i Arus törenlerine hazırlanırken kitapçılarda da hareketlik yaşanıyor.

Mevlana Celalleddin-i Rumi’nin ölüm yıl dönümü olan 17 Aralık’ta kutlanacak olan Şeb-i Arus’un (Düğün gecesi) yaklaşmasından dolayı Mevlana’nın kendi yazdığı eserler ve onun hakkında yazılmış kitaplar büyük bir ilgi görmeye başladı.

Mevlana’nın ölüm yıl dönümü olan 17 Aralık’ta sevgiliye kavuşma, düğün gecesi olarak adlandırılan Şeb-i Arus törenleri yaklaşırken Mevlana ile ilgili olan kitaplara rağbet her geçen gün artıyor. Mevlana’nın kendi yazdığı Mesnevi, Mektubat, Divan-ı Kebir, Fi hi Ma Fih, Mecâlis-i Seb’a ve başka kişilerin de Mevlana ile ilgili yazdığı kitaplar bugünlerde okuyucuların yoğun ilgisi karşı karşıya kalıyor. Kitap Dünyası yetkilisi Mustafa Çalışkan Konya’da sürekli devam eden bir Mevlana geleneğinin olduğunu, Konya’ya turistik geziler için gelen yerli ve yabancı turistlerin Mevlana ile ilgili kitaplara çok fazla ilgi gösterdiğini dile getirerek, “Biz hem Mevlana’nın yazdığı hem de onun hakkında yazılan çok sayıda kitabı okuyuculara sunuyoruz. Şeb-i Arus’un yaklaştığı şu günlerde bu kitaplara olan ilgi biraz daha arttı. Şeb-i Arus törenleri için günlerce öncesinden Konya’ya gelenler buradan Mevlana ile ilgili yazılmış eserleri alıyor.

Kitaplara olan ilgi artmış durumda” diye konuştu. Mevlana ile ilgili yazılmış kitapların sadece Türkçeden ibaret olmadığını hatırlatan Mustafa Çalışkan, “Mevlana herkesin de bildiği gibi tüm dünyada bilinen biri. O yüzden Mevlana ile ilgili hemen her dilden eser bulabilmek mümkün. Mevlana felsefesinin anlaşılabilmesi için yazılmış eserlerin olduğu kadar da Mevlana’nın kendi eserlerinin de farklı dillere çevrilmiş olması da gözden kaçırılmaması gereken bir ayrıntıdır” dedi. Rampalı çarşıda bulanan Nüve Kitapevi yetkilileri de Şeb-i Arus’un yaklaşmasıyla birlikte kitap raflarını bir yenilemeden geçirdiklerini ve Mevlana ile ilgili kitaplarını artırdıklarını dile getirdiler.

MEVLANA FELSEFESİ OKUYARAK ÖĞRENİLİR

Dünya üzerinde Mevlana felsefesinin yüz milyonlarca takipçisi olduğunun altını çizen Mustafa Çalışkan, “Yıllardır kitap işiyle uğraşıyorum. Okumak çok güzel bir kavramdır. İnsan okuyarak ve çalışarak yeni kavramları öğrenir. İşte Mevlana felsefesi de böyle bir şeydir. İnsanlar bunu anlamak için sürekli okumalar yapmalıdır. Mevlana’nın anlaşılabilmesi için okumak gerekmektedir” dedi.

ŞEB-İ ARUS ÖNEMLİDİR

Şeb-i Arus Mevlana’nın ölüm günü olarak uzun bir süredir anılıyor. Şeb-i Arus’la ilgili olarak uzmanlar, “Şeb-i Arus lügat manası düğün gecesi demektir. Mevlâna Celaleddin-i Rumi kendi ölümüne rabbine duyduğu aşktan dolayı sevgiliye kavuşma yani düğün gecesi demiştir.

Mevlâna Celaleddin-i Rumi‘nin ölüm yıl dönümlerinde 17 Aralık tarihlerine denk gelen haftalarda yapılan ve “Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri” olarak isimlendirilmeye başlanılan törenler, halk arasında Şeb-i Arus Şenlikleri olarak da anılmaktadır.

Mevlâna’nın ölüm gününün hatırası olarak yapılan merasim hakkında kullanılan bir tabir. İkindi vaktinden sonra Kur’an okumak ve Aynü’l-Cem’ yapılmak sûretiyle icra edilen bu merasimin gecesine aynı zamanda “Leyletü’l-Arûs” da denilir. Şeb, Farsça; Leyle, Arapça “gece” demek olduğu için tabirlerin ikisi de aynı manâya delâlet etmektedir. Mevlâna Celaleddin ölüm gününü “Hakk’a vuslat”, “Düğün günü” saymıştır” diyor. Mevlana’nın vuslat anlayışının da önemli olduğuna değinen uzmanlar, “Mevlâna, “Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan” der. Kendinin ölüm ve vuslat anlayışını, Kur’an-ı Kerim’in bir âyetinin ışığı altında tetkik edip anlamak mümkündür: ‘Her nefis ölümü tadacaktır.

Sonra ancak bize döndürüleceksiniz’ Âyette geçen “dönmek” kelimesi, Allah’a kavuşulacağını, “vuslatı” açık bir ifadeyle “müjdelemektedir”. Bu müjdeyi benimseyen, ona sımsıkı sarılan Mevlâna, ölümü bir ayrılık değil, bir vuslat olarak kabul eder. Mevlâna’nın ölüm anlayışına gelince; ‘Bir devir sistemi içinde hayatın anlamı, ruhun ölümsüzlüğü ve Allah’a, vuslatın yolu ölümden geçmektedir” tarifiyle zemin kazanır ve Mevlâna’da ölüm, “Mutlak ve ölümsüz Varlık’a veya diğer ifadeyle “asla” bir rücû hareketi ile” zirveye ulaşır. Mevlâna, ölümü kişinin aslına dönüşü veya menşein ilâhi bir cevher olması hasebiyle “Allah’a dönüş” olarak telâkki eder. Bir başka ifadeyle ölüm, ‘Cismin ortadan kalkması değil, Allah’a doğru uçmasıdır’ dedi. Ali Murat Mırçık-Memleket