Savaş bitecekti de bu kadar kan niye aktı

Savaş bitecekti de bu kadar kan niye aktı

İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 314. haftada basın açıklaması için Kayalıpark alanında bir araya geldi

Platformun bu haftaki gündeminde Türkiye'nin başta Mısır ve Suriye olmak üzere, dış  politikada yaptığı yanlışlar vardı. Platform adına konuşan Muharrem Keskin, “Suudi Arabistan ile hükümet Suriye konusunda ortak bir tavır içerisinde olmak ve Suriye'de aynı yerde durmak hususunda anlaştıklarını belirttiklerinde, Mısır konusunda da çizgilerinin yakınlaşacağını gözlemlemiştik. Mısır'ın Türkiye'nin gündeminden düşmesinde, haberlere konu olmamaya başlamasında Suud ile Türkiye arasındaki görüşmelerin etkisi ne kadardır? ABD'nin ve AB'nin Mısır'da darbeye karşı olmaması ve yapılan zulümlere tepkisiz kalması, Mısır ve Türkiye ilişkilerini ne kadar etkilemektedir” dedi. Türkiye'nin Suriye konusunda hangi çözüm yolunu benimsediğini anlayamadıklarını aktaran Keskin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sayın Davutoğlu'nun 'barışı getirecek olan, bizim hep söylediğimiz çok kararlı bir şekilde Suriye rejiminin bu saldırılarının, durdurulmasına yönelik adım atılmasıdır' şeklindeki sözlerinden, zalim Beşar'ın gitmesi şartının kaldırıldığını mı anlayacağız. Beşar'ın gitmesinin oradaki zulmün bitmesinin tek yolu gören hükümet, bir barışdan neden bahsediyor. Suriye olayları Türkiye'nin dış politikasına kurban mı ediliyor? Suriye'de savaşın bitmesi mümkünse ve bir barıştan bahsediliyorsa, bunca zamandır bu kadar kan niye döküldü. Bu kadar kanın dökülmesinin sebepleri nedir suçluları kimlerdir? Kamuoyu bu hususta aydınlatıcı bir bilgiye ihtiyaç duymaktadır. Suriye'de akan kanın, yapılan zulmün sebebi, failleri kim olursa olsun, zulmü ve zalimleri telin ediyoruz. Müslüman halkımızı Müslümanlar'ın kanı üzerinden siyaset yapan ve Müslümanlar'ın kanını bir siyasi malzemeye dönüştüren herkese ve her anlayışa karış uyanık olmaya hassasiyetlerimizi takva ve adalet ölçüsü içerisinde göstermeye davet ediyoruz.”Ferit Hepokur-Memleket