“San’at allah’ı aramaktır”
Konya Aydınlar Ocağı’nda “İslâm ve San’at”ı anlatan Prof. Dr. Arıtan, “San’at iyiyi, doğruyu, güzeli ve mutlak varlık olan Allah’ı aramaktır” dedi.
Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde “İslâm ve San’at”ı anlatan Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanı ve Türk-İslâm Sanatları Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saim Arıtan, “San’ata karşı san’atla mücadele edilmelidir” dedi. Sille Kültür Evi’nde gerçekleştirilen sohbette “Medeniyet nedir?” sualine cevap arayan ve dünyada İslâm Medeniyeti’nin karşısında onun zıddı olarak Batı Medeniyeti’ni koyan Prof. Dr. A. Saim Arıtan, medeniyetin kaynağının din ve taşıyıcılarının da peygamberler olduğunu belirterek “Medeniyet insana hizmettir. Esnafın pabucunun dama atılması da medeniyettir. Medeniyet dil, din, kültür, gelenek ve görenek ile san’atın toplamıdır. San’atsız bir medeniyet ise asla düşünülemez. San’ata karşı da san’atla mücadele edilmelidir” diye konuştu. San’atı “San’at, bir toplumun kendini anlatış tarzıdır. San’at insanların duygu ve düşüncelerinin biçimlendirilmesidir. San’at seçilen bir hayat görüşü ve buna bağlı yaşantının, yani dinin değişik araçlarla güzel bir biçimde başkalarına ulaştırmanın yoludur. San’at bir güzelliktir” şeklinde tanımlayan Arıtan, şunları kaydetti: “Türk-İslâm kültür ve medeniyetinde mutlak doğru, mutlak güzel ve mutlak varlık Allah’tır. İlim de, san’at da, din de O’nu arar. San’at amaç değil araçtır. Neyin aracı: İyi insan olmanın, iyiye bakmanın, diğergâmlığı kazanmanın, ölmeden önce ölmenin, sabrın, zerafetin, inceliğin aracı. Daha da ötesi adam olmanın ve kişilik kazanmanın en etkili yollarından birisi...” Dini etkili bir şekilde tebliğ etmenin yollarından birisinin de san’at olduğu gerçeğini sunum eşliğinde dile getiren Prof. Dr. Arıtan, “İnsanlar artık fırçalarla, kalemlerle, filmlerle, kasetlerle savaşıyorlar. Savaş aletlerinin mermileri ve bombaları bedenleri değil, ruhu ve kalbi hedef alıyor. Kalpler, evler, sokaklar, memleketler ve dünya, san’atla ve sanat’çıyla işgal ediliyor” diye konuştu. Arıtan, san’atla ilgili sohbetini şu sözlerle tamamladı: “Sonuç olarak; san’atsız insan olamayacağı gibi, toplumlar da san’at’tan âri kalamaz. Çünkü kâinat, insan, dünya, tabiat, çevre, her şey güzelliklerle doludur. San’atın asıl amacı ahlâkî mükemmelliktir. İlim, din ve san’at gibi insanı üstün hale getiren faaliyetlerde bulunanlar, eşyada hep hakikatı görmek isteyeceklerinden, çevrelerine daima müsbet gözle bakacaklar ve etraflarında hep hakikatı arayacaklardır. San’atla uğraşanlar, hayata karşı daha hoşgörülü, san’at eserlerini yaparken duyduğu hazla ve o eserin zarafetiyle insanlara karşı daha zarif ve nazik olabilen kimselerdir. İnsan üzerinde bu derece etkiler yapan ve olumlu izler bırakan san’at, bugün ferd ve toplumlar üzerinde belki her zamankinden daha çok önemli hale gelmiştir.”