Samancı basın toplantısı düzenledi
AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı basın toplantısı ile gündemi değerlendirdi.
Smanacı şunları söyledi:
Saygı değer basın mensupları;
Konuşmamın başında tarım ile ilgili bir bilgiyi sizlerle paylaşarak başlamak istiyorum. 2014 yılı üretim sezonu kapsamına giren yetiştirici ve üreticimize ödenen hayvancılık destek ödemeleri Mayıs ayı ile birlikte başladı. Buna göre;
Sertifikalı tohumluk kullanımı desteği: 17 milyon 576 bin 79 TL,
Ayçiçeği Prim Desteklemesi: 49 milyon 458 bin 503 TL,
Hububat – Baklagil 2. Ödeme: 24 milyon 198 bin 43 TL,
Sertifikalı fidan kullanım Desteklemesi ise 180 bin 112 TL olmak üzere toplamda 91 milyon 412 bin 737 TL’lik destekleme üreticimize ödenmeye başladı. Hayırlı olsun.
Sayın basın mensupları, ülkemiz büyük hedefleri olan ve bu hedeflere ulaşmak için var gücüyle çalışan bir ülkedir. Hedefimiz aynı vatan toprağında aynı bayrağın altında aynı hedef ve idealler çerçevesinde birlik ve beraberlik içinde bir millet olarak yaşanabilir bir yeni TÜRKİYE hedefidir.
Hiç kimsenin dininden dilinden etnik kökeninden ötekileştirilmediği bir Türkiye’dir. AKParti bu anlayışla kurulmuş ve bu idealler çerçevesinde şekillenmiş bir partidir. AK Parti gücünü milletten alan bir parti olarak sorumluluğunu daima hakkıyla yerine getirecektir. Kutuplaşma ve gerginlik ak parti siyasetinin dışındadır. İlkemiz temiz siyasettir. AKParti Türkiye'de hukukun üstünlüğünü savunmuş, hukuku, demokrasiyi ve insan haklarını tarihinde hiç görülmeyen ileri seviyelere taşımıştır. Bu çabalar samimi ve kararlı şekilde devam etmektedir. Türkiye'nin demokrasisi, özellikle de ekonomisi, son derece kararlı ve sağlam şekilde geleceğe ilerlemektedir.
Daima geleceğe umutla bakan bölgesinde ve çevresinde güçlü dimdik bir Türkiye için güçlü ve aydınlık bir gelecek önümüzdedir. Yıllarca hayal kırıklığı yaşamış siyasi ve ekonomik krizlerden bunalmış siyasi iradeden umudunu kesmiş bir milletin umutlarını yeniden yeşerten yine AK Partidir.
7 Haziran seçimlerine giderken biz yine gücümüzü ve heyecanımızı milletimizden almaktayız. Halkımızın ak parti ile kazanımlarımızı tekrar gözden geçirerek ve bu seçimlerin başkanlık sisteminin önemine binaen partimize daha güçlü destek verecekleri kanaatindeyim.
Başkanlık sistemi yasama yürütme yargı organları arasında kesin bir ayrıma ve dengeye dayanan bir hükümet sistemidir. Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı kesin bir biçimde uygulanır. Dolayısıyla organların yetki ve güç suiistimali engellenir. Karar mekanizmasının hızlı işlemesi adına başkanlık sistemi Türkiye’ye uygun bir modeli ile zaruri bir ihtiyaçtır. Ayrıca partimizin önerdiği başkanlık sisteminde devletin üniter yapısının hiçbir şekilde etkilenmeyeceği, parlamenter sistemdekinin aksine daha fazla güvence altına alınacağı yönündedir.
AK Parti geçmişteki acı tecrübelere bakarak başkanlık sistemini istemekte…Türkiye bir kitap fırlatmakla, bir demeçle yerle yeksan olan bir ülke olmaktan çıktı. Ve bu sistemle inşallah bir daha öyle günler görmeyecek. Artık manşetlerle, manipülasyonlarla istikameti çizilen bir Türkiye yok.
Ülkemiz için tarihi bir dönüm noktası niteliği taşıyan bir olay da çözüm sürecidir. Çözüm sürecinin tamamlanması ile birlikte akan kan ve gözyaşı duracak demokrasi ve ekonomik kalkınma daha da güçlenecek kalıcı istikrar sağlanacaktır. Bu mesele sadece ak partinin meselesi değildir. Tüm partilerin meselesidir.
Meseleye baktığınız zaman milletin birbiri arasında problemi yok. Geçmişte Türkiye'de bazı oyunlar sahnelendi ve maalesef olan millete oldu. Neticede milletin sağduyusu bunların üstesinden geldi. Bu ülke topraklarında yaşayan herkesin ortak bir tarihi, kültürü, medeniyeti, binlerce yıllık köklü geçmişi vardır. Millet olmak aynı ırktan gelmek demek değildir. Biz cumhuriyeti birlikte kurduk. Atalarımız omuz omuza aynı cephelerde savaştı. Kürt sorunu diye adlandırılan sorun aslında terör sorunudur. Biz biliyoruz ki oradaki vatandaşlarımızda bu sorunun bitmesini huzur ve güven ortamının oluşmasını yatırımların yapılmasını istihdamın artmasını içtenlikle istemektedirler.
Ülkemizde, yaklaşık 30 yıldır varlık gösteren Türkiye içinde ve dünya genelinde eğitim ve yardım faaliyetlerinde bulunan dini cemaat kisvesiyle mensubu olmayanlarında teveccüh gösterdiği örgütün, 2012 yılından itibaren, farklı amaçlarının olduğu, büyük bir çıkar şebekesine dönüştüğü, faaliyet gösterdiği çeşitli ülkelerde elde ettiği güç ile ciddi bir tehdit haline geldiği anlaşıldı.Düşünün ki bir ülkenin polis teşkilatı amirlerinin değil örgüt liderinin emriyle hareket ediyor, yargı teşkilatındaki hâkimler deliller ve vicdanlarıyla değil gelen talimatlarla karar veriyor. Mücadeleye başlanıldığında devletin birçok kritik noktasında durumun böyle olduğu görüldü. 17 Aralık operasyonu yolsuzluk kılıfı ardına gizlenmiş darbe operasyonuydu ve başarısız oldular. Bu bir özgürlük mücadelesiydi ve önümüzde önemli bir engeldi Bu engelle mücadelenin hız kazanmasıyla siyasetin, ekonominin, dış politika ve toplumsal hayatın yanında eğitimin ve bilimin önü daha da açılmıştır. Bu mücadele devam edecektir.
İçinde bulunduğumuz seçim sürecinde muhalefet partileri gerçekleştiremeyecekleri benzer vaat ve projelerle halkımızdan oy istemektedirler. Nasıl olsa iktidara gelemeyeceklerini bildikleri için sorumsuzca vaat üretmektedirler. Ama halkımız 13 yıldır bu boş vaatlere itibar etmedi. Çünkü biliyorlar ki oy verdikleri partiye geleceklerini emanet ediyorlar.