Salon bakanı alkışlamayı unutunca!
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan Türkiye İhracatçılar Meclisi'nce gerçekleştirilen ''KOBİ'ler dünyaya açılıyor" başlıklı toplantıya katıldı
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ''Bu ay sonunda ihracat rakamları TÜİK tarafından açıklandığında herhalde 114 milyar dolarlık bir ihracat yapmış olacağız. Bu Türkiye'nin küresel krizden ne kadar çabuk çıktığının, ekonominin ne kadar çabuk toparlandığının bir göstergesidir'' dedi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Konya Ticaret Odası'nda gerçekleştirilen ''KOBİ'ler dünyaya açılıyor: Almanya ülke masası'' toplantısına katılan Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, ihracatta 2023 hedeflerinin 500 milyar dolarlık olduğunu anımsattı.
Türkiye'nin 2002 yılında 36 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, bu rakamın 2008'de 132 milyar dolara çıktığını ancak küresel krizle birlikte 2009'da bir miktar düştüğünü anlatan Çağlayan, ülke ekonomisinin 2010 yılında yeniden toparlanmaya başladığını bildirdi.
-İHRACAT RAKAMLARI-
Çağlayan, ihracatın geçen yıl yüzde 11,3 oranında artışla 113,7 milyar dolar olarak gerçekleştiğini birkaç gün önce açıkladıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:
''Bu ay sonunda ihracat rakamları TÜİK tarafından açıklandığında herhalde 114 milyar dolarlık bir ihracat yapmış olacağız. Bu Türkiye'nin küresel krizden ne kadar çabuk çıktığını, ekonominin ne kadar çabuk toparlandığının bir göstergesidir. 2002 yılında 36 milyar dolar ihracat yapıyorduk. 2002 yılında, Türkiye'nin 2008 yılında geldiğinde ihracatını, milli geliri, kişi başı milli gelirini 4'e katlayacağını, 80 yılda zorlukla gelen 15 milyar dolar doğrudan yabancı sermayenin 6 katına çıkacağını söyleseydiler bunların olmayacağına dair iddiaya girer ve kaybederdim. Gördük ki, Türkiye siyasi ve ekonomik istikrarla özel sektör hedefli ve ihracat odaklı bir büyümeyle, kamu özel sektör işbirliğiyle bunları gerçekleştirdi.''
Türkiye'nin 2002 yılında yaptığı ihracat tutarının tamamını, 2010 yılında sadece otomotiv ile tekstil ve konfeksiyon sektörünün yaptığını anlatan Çağlayan, ''Küresel krize rağmen Türkiye böyle bir başarıyı elde etmişse, 2023 yılında Cumhuriyet'in 100. kuruluş yıl dönümüne, 12 yıl sonrasına koymuş olduğumuz 500 milyar dolarlık ihracat hedefini de bal gibi yaparız Allah'ın izniyle. Hiçbir engelimiz yok'' diye konuştu.
Çağlayan, bugün Türkiye'nin aradan geçen 8 yılda dünyanın 26. büyük ekonomisinden 15. büyük ekonomisine geldiğini dile getirerek, Türkiye'nin bugün Avrupa'nın en büyük otobüs üreticisi olduğunu, demir çelik ürünleri dünya ihracat şampiyonu olduğunu bildirdi.
-1 MİLYAR DOLAR ÜZERİNDE İHRACAT
YAPAN İL SAYISI 3 KAT ARTTI-
2002 yılında 1 milyar dolar üzerinde ihracat yapan il sayısının 5 olduğunu ifade eden Çağlayan, bugün Türkiye'de 1 milyar dolar üzerinde ihracat yapan il sayısının 14'e çıktığını, yaklaşık 3 katı bir artış olduğunu bildirdi.
Çağlayan, geçen yıl başlattıkları bir çalışmayla 34 masada 73 ülkeyi tek tek analiz ettiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:
''Bu ülkelerin dünyayla yaptığı ticaretini, ihracatını, ithalatını, kiminle, ne kadar yapıyor?, hhangi fiyata yapıyor? tek tek bu işin emarını çekmiş durumdayız. Hergün bu bilgileri yeniliyoruz. Bu çerçevede yapmış olduğumuz çalışma gösteriyor ki; Türkiye ihracat konusunda aslında çok daha büyük potansiyele sahip bir ülke. Buna uygun siyasi ve ekonomik istikrarımız var. Serbest piyasa kurallarını sonuna kadar uygulayan bir Hükümet var. Türkiye'ye 80 yılda sadece 15 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye gelmişken, 2003 yılından bu güne kadar küresel krize rağmen Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı sermaye 7 yılda tam 89 milyar dolardır.''
-ALKIŞ GELMEYİNCE DİNLEYENLERİ UYARMASI GÜLÜŞMELERE NEDEN OLDU-
Bakan Çağlayan, Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını açıkladığı sırada kendisini dinleyenlerden alkış gelmeyince, gülerek ''Ben olsam bunu alkışlarım. Niye cimrilik yaptınız anlamadım. 80 yılda gelenin 6 katından bahsediyorum'' dedi.
Bakan Çağlayan'ın bu sözleri, salonda gülüşmelere neden oldu. Dinleyenler, daha sonra Bakan Çağlayan'ı alkışladı. Türkiye'nin gelişmesine paralel olarak enerji ihtiyacı olduğunu anlatan Çağlayan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Günde 2 saat çalışıp 6 saat enerji kesilmesini istiyorsak ithalat yapmayabiliriz... Türkiye'nin böyle bir lüksü olabilir mi? İnsanların enerji ihtiyacını karşılayacaksınız. Bugün her evin önünde 3-4 araba var. Her evin her odasında 3-4 televizyon var. Bu Türk insanını gelişme seviyesinin ulaştığı noktadır. Neyle çalıştıracaksınız arabayı? Petrolle. Getirmişler getirmişler Türkiye'yi doğalgaza boğmuşlar. Kimsenin sesi çıkmamış. Geçmişte sesi çıkmayanlar bugün Türkiye'nin enerji ithalatından yakınmaya başlamışlar. Bunu söyleyenlerin hakkı yok. Kömür var, su var, rüzgar var, güneş var, jeotermal var ama birileri Türkiye'yi doğalgaz deposu haline getirdi. Doğalgaz bizde yok, ne yapacaksınız? İthal etmek zorundasınız. Şimdi biz bundan birkaç gün önce Meclis'ten yenilenebilir enerji kanunu çıkardık.''
Konya'nın ihracatta istenilen noktada olmadığını anlatan Çağlayan, Konya gibi güzel, sanayisi gelişmiş bir ilin ihracatını daha da artırması gerektiğini bildirdi.
