Sabancı, 2014'te Avivasa'yı halka açacak!
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı "Sabancı Holding olarak (halka arzlara) devam etmek istiyoruz. 2014'te Avivasa'yı halka açmayı düşünüyoruz. Enerji işimizi halka açmayı düşünüyoruz'' dedi.
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Holding olarak halka arzlara devam etmek istediklerini belirterek, ''2014'te Avivasa'yı halka açmayı düşünüyoruz. Enerji işimizi halka açmayı düşünüyoruz. Sabancı Holding'te bunları sıraya koyduk, halka açmak istiyoruz. Kapalı değerleri ortaya çıkarmak istiyoruz'' dedi.
Sabancı, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) tarafından düzenlenen VI. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen ''Şirketlerin Piyasa Değerinin Oluşmasında Kurumsal Yönetimin Etkisi'' başlıklı panelde yaptığı konuşmada, kurumsal yönetimin iş yaşamında, global dünyada sermaye hareketleri için ne kadar önemli olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
''Dünyada konuştuğumuz bütün ekonomik krizlerin hepsinin özünde iş dünyasında güven meselesi var. Yönetime güven meselesi var. Hissedar hesap sorar, profesyonel yönetim hesap verir. Biz Sabancı'da 1980'li yılların ortalarında hep halka kapalı şirketler başlattık. Yabancı şirketlerle yüzde 50 ortaklıklar yaptık. Bu bize kurumsallaşmayı öğretti. Sabancı Holding, 1997 yılında halka açıldı. Sorumluluklarımız arttı. Sabancı ailesi ve hissedarlarımız var. Sermaye tabana yayıldı, güvendiler, hissemizi aldılar. Sabancı Holding'te kurumsal yönetim ilkelerimizi, üst yönetimin çalışma düzenini, hissedarlarla profesyoneller arasındaki yetki, sorumluluk akışları belirledik. Sadece Sabancı ailesi hissedarlarına hesap vermeyeceğiz, halka açıldık herkese hesap vereceğiz. Bu işin özünde, şeffaflık, adillik, sorumluluk, hesap verebilirlik var. Bu bir kültürdür.''
''Kapalı değerleri halka açmak istiyoruz''
Türkiye'nin yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Sermaye Piyasası Kanunu gibi yeni kanunlarıyla daha da sağlam temeller oluşturduğunu ifade eden Sabancı, sözlerine şöyle devam etti:
''Özellikle bizde ortaklığa gelen yabancı yatırımcı uzun vadeli yatırıma geliyor. Güven unsuru daha da önemli hale geliyor. İş ahlakı da önemli. İş yapma kültürümüzün, yönetim anlayışımızın temel unsuru, kurumsal yönetim ilkeleri. Bir kere lisan birliği sağlamış oluyorsunuz. O lisan birliği üzerine şirketi kuruyorsunuz. Yabancı ortaklılarda olmazsa olmaz diye düşünüyorum. Türkiye olarak, 2001 krizini yaşadık. Kurumsal yönetim ilkelerinin çok uygulanmadığını gördüğümüz şekilde, bankacılık sektörü krizi yaşadı. Bütün Türkiye çok büyük bedeller ödedi. Sonra BDDK kuruldu. Bugün hepimiz güven ortamı içinde çalışıyorsak, finans kesimimiz 2001'deki krizden sonra bağımsız kuruluş tarafından denetliyor, kurumsal yönetim ilkelerini uyguluyor. Amerika'da yaşanan finansal krizin kökünde de bunlar var. Dünyada yaşanan krizde gördük ki; kurumsal yönetim ilkeleri, şeffaflık ve doğru bilgi vermenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Ama krizden çıkabilmek için de sahipliğin önemini gösterdi. Amerika'daki finansal kuruluşlar, bir süre sahipsiz kaldılar. Bu da düşünmemiz gereken bir şey.''
Artık yatırımcıların neyi seçip, neyi alacağını bildiğini anlatan Sabancı, ''Teknosa şirketimizi halka açtık, bir şeffaflık geldi. Teknosa'nın değeri Sabancı Holding'in içinde gizliydi. Şimdi Teknosa piyasaya açılınca gerçek değerini buldu. Biz Sabancı Holding olarak buna devam etmek istiyoruz. 2014'te Avivasa'yı halka açmayı düşünüyoruz. Enerji işimizi halka açmayı düşünüyoruz. Sabancı Holding'te bunları sıraya koyduk, halka açmak istiyoruz. Kapalı değerleri ortaya çıkarmak istiyoruz'' şeklinde konuştu.
Bireysel emeklilikle ilgili yapılan mevzuata teşekkür edilmesi gerektiğini belirten Sabancı, ''Bu işte çağdaş tasarruftur. Sürdürülebilirliği olan tasarruftur'' dedi.
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, ''Türkiye olarak, 2023 hedeflerine ulaşabilmemiz için bizim daha fazla sermaye birikimine ihtiyacımız var'' dedi.
Sabancı, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) tarafından düzenlenen VI. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen ''Şirketlerin Piyasa Değerinin Oluşmasında Kurumsal Yönetimin Etkisi'' başlıklı panelde yaptığı konuşmada, TKYD Başkanı Muharrem Yılmaz'ın TÜSİAD Başkanlığına aday olmasına ilişkin, ''Bu önemli ve doğru bir karar olduğunu düşünüyorum'' dedi.
Kurumsal yönetimin içe sinmesi gerektiğini belirten Sabancı, ''Bu içinize sindiğinde bu tür paneller yapmanıza gerek kalmadan, sermaye piyasamızın derinliği ve genişliği arttığı zaman, yani yaşamın normali olduğu zaman; tıpkı demokraside olduğu gibi güzel. Bizde de gidişat oraya doğru. Bunu hızlandırmak, bizim ve piyasaların elinde'' diye konuştu.
Her iyi yönetim ve yönetişim örneğinin Türkiye'deki demokrasiye katkısı olacağını düşündüğünü ifade eden Sabancı, ''Ne kadar çok yabancı yatırımcı varsa ülkede, beraber çalışıyoruz, sorumluluğumuz artıyor'' dedi.
Sabancı, riskin, şirket için başka, şahsi olarak başka olduğunu anlatarak, ''Şirket sizin cebiniz değil'' diye konuştu.
''Türkiye'nin yüzde 6 büyümesi gerekiyor''
Sabancı, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması için ortalama yüzde 6 büyümesi gerektiğini söyledi.
Cari açığın da yüzde 6'nın altında tutulması gerektiğini vurgulayan Sabancı, bunun orta vadede başarılması halinde Türkiye'nin sağlıklı büyüyebileceğini dile getirdi.
Türkiye'de ciddi bir sanayi planlaması yapıldığını ve teşvikler verildiğini anımsatan Sabancı, Türkiye'nin önemli bir enerji meselesi olduğunu vurguladı.
Bu alanda cari açığı düşürücü yatırımların öncelikli olması gerektiğine işaret eden Sabancı, sermaye piyasalarının sığ olduğunu, yeterli olmadığını ve daha fazla derinleşmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin sermayeye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Sabancı, sözlerini şöyle tamamladı:
''Türkiye olarak, bütün bu 2023 hedeflerine ulaşabilmemiz için bizim daha fazla sermaye birikimine ihtiyacımız var. Bu da gerek bireyselden gerek kurumsaldan ne kadar yatırımcı getirebilirsek ancak öyle gerçekleşebilecek diye düşünüyorum. Bu da çağdaş kurumsal yönetim ilkelerine, verimliliğe ve sürdürülebilirliğe bağlı. Burada çevre ve enerji politikaları da çok önemli. Ama bunun yanında verimliliği ve rekabet gücümüzü her zaman artırmamız lazım.''