RÖPORTAJ - Pakistan Cemaat-i İslami Partisi, Başbakanı istifaya zorlayacak güvensizlik oyuna karşı

RÖPORTAJ - Pakistan Cemaat-i İslami Partisi, Başbakanı istifaya zorlayacak güvensizlik oyuna karşı

Pakistan Cemaat-i İslami Partisinin (JI) lideri Siracül Hak:- "Talebimiz yeni ve adil bir seçimdir. Halka gerçek temsilcilerini seçme şansı verilmelidir"- "Başbakan İmran Han, seçim kampanyası boyunca halka verdiği sözleri yerine getirme konusunda başarısız oldu"- "Bu ülkenin sadece samimi ve dürüst bir yöneticiye ihtiyacı var. Biz bu ihtiyacı karşılayabilecek tek partiyiz"- "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın duruşunu takdir ediyorum. Erdoğan, sesini İslamofobiye karşı sürekli olarak yükseltti.

ANKARA (AA) - MEHMET ÖZTÜRK/ISLAMUDDİN SAJİD - Pakistan Cemaat-i İslami Partisi (JI), Başbakan İmran Han'ın mecliste güvensizlik oyuyla görevden alınmasını desteklemediğini açıkladı.

JI'nin lideri Siracül Hak, AA muhabirine verdiği röportajda, partisinin meclisin böyle bir değişikliğe gitmesi fikrini desteklemediğini, buna karşı direneceklerini belirterek Pakistan'ın bugün yaşadığı krizden yeni bir seçimle çıkacağını söyledi ve "Talebimiz yeni ve adil bir seçimdir. Halka, gerçek temsilcilerini seçme şansı verilmelidir." ifadesini kullandı.

Hak, iktidardaki Pakistan Adalet Hareketi (PTI) hükümetini hızla artan enflasyon nedeniyle eleştirerek Başbakan Han'ın halka verdiği sözleri tutma konusunda bütünüyle başarısız olduğunu kaydetti.

Cemaat-i İslami lideri ayrıca ordu ve orduyla ilişkili örgütlerin meclisteki sandalyeleri favori adaylarına dağıttığına inanıldığını ifade ederek bu durumun, Pakistan'da seçim sürecinin şeffaflığı konusunda şüphe uyandırdığını dile getirdi.

Geçen yıl partisinin liderliğine ikinci 5 yıllık dönem için seçilen 57 yaşındaki Hak, ülkedeki siyasi çevreler tarafından sadeliği ve gerçekçi kişiliğiyle tanınıyor.

Bir evi bile olmayan nadir siyasetçiler arasındaki Hak, eşi ve 7 çocuğuyla Lahor'da JI'ye ait bir dairede yaşıyor.

Hak, 1941'de kurulan Cemaat-i İslami partisinin, Ebu'l A'la el-Mevdudi, Mian Tüfeyl Muhammed, Gazi Hüseyin Ahmed, Seyid Münevver Hasan’dan sonra 5'inci lideri konumunda.

Pakistan siyasetinde engin deneyim sahibi Hak, 2002 ve 2013 yıllarında Hayber-Pahtunhva eyalet meclisine seçilerek iki dönem boyunca eyaletin maliye bakanı olarak görev yaptı.

Maliye bakanlığının ilk döneminde, Asya Kalkınma Bankası (ADB), Hak'ın görev yaptığı Hayber-Pahtunhva'yı ülkenin mali açıdan en disiplinli eyaleti ilan etti.

Hak, bugün Pakistan Senatosu (üst meclis) üyesi.

SORU: 2014 yılından bu yana partinizin liderisiniz ve geçen yıl ikinci dönem için seçildiniz. Cemaat-i İslami partisinin bugünlerde nerede durduğunu söyleyebilir misiniz?

Siracül Hak: Öncelikle Peşaver'e hoş geldiniz diyorum. Bildiğiniz gibi, Cemaat-i İslami, toplumun, bireylerin ve ülkenin demokratik yollarla kalkınmasına inanan bir İslami demokratik partidir. Biz ideolojik bir partiyiz. Çabamız, insanların mutlu ve huzurlu şekilde, İslami ilkelerle yaşayabileceği, İslami refah devletinin kurulmasıdır. Çok sayıda insanın partimizi desteklemesinden memnunuz. Ülke çapında iyi bir mevcudiyete sahibiz. Mecliste, Pakistan siyasetinde çok aktif rol oynayan temsilcilerimiz var. Yakın zamanda, Pakistan Yasama Geliştirme ve Şeffaflık Enstitüsü (Pildat), milletvekillerinin performansı konusunda bir araştırma yürüttü. Dört üyemizin araştırmada sonucundaki sıralamada ilk 10 milletvekili arasında olduğunu söylemekten mutluluk duyuyorum. Yani meclisteki sayımız az olabilir ama performans açısından en iyiler arasındayız.

SORU: Parti lideri olarak, gelecek 5 yıl için stratejiniz neler ve Cemaat-i İslami partisi gelecek seçimler için nasıl hazırlanıyor?

Siracül Hak: Bildiğiniz gibi, ülkemizdeki seçim süreci özgür ve adil değil. Maalesef, egemen çevrelerin, her seçimden önce sandalyeleri gözde partiler arasında paylaştırdığına, bunun insanların gerçek temsilcilerini seçmesine izin vermediğine inanılıyor. Bu nedenle insanların seçim sürecine güveni yok ve bu Pakistan için çok tehlikeli. Cemaat-i İslami böyle komplo teorilerine karşı ve güce ulaşmak için sinsi taktiklere bel bağlamaz. Biz iktidara halkın desteği ve oylarıyla gelmek istiyoruz. Partimiz gelecek seçimlerde bütün seçim bölgeleri için aday gösterme hazırlıklarına başladı. Adaylar, halka ulaşmak ve onlarla refah devleti vizyonumuzu paylaşmak için kampanyalarını planlamaya başlayacak. Adaylar, vatandaşların Pakistan'da gerçek değişim ve reform istiyorlarsa Cemaat-i İslami'yi desteklemeleri gerektiğini farkına varmaları için çalışacaklar.

SORU: İnsanların bu kez sizi destekleyeceklerini düşünüyor musunuz?

Siracül Hak: İnşallah, bu kez güzel bir konumda olacağız. Çünkü insanların başka seçeneği yok. İnsanlar, Pakistan'ın mevcut ekonomik ve siyasi krizden çıkmasını istiyorlarsa Cemaat-i İslami onlar için tek ve en iyi seçenek.

SORU: Halkın desteğini üç büyük parti; PTI, Pakistan Müslüman Birliği (PML-N) ve Pakistan Halk Partisinden (PPP) nasıl çekmeyi planlıyorsunuz?

Siracül Hak: PML-N ve PPP zaten halkın güvenini kaybetti, PTI hükümeti de. Başbakan İmran Han, seçim kampanyası boyunca halka verdiği sözleri yerine getirme konusunda başarısız oldu. Han, yolsuzluğu ortadan kaldıracak, istihdam yaratacak, yoksul ve orta sınıf için hayatı kolaylaştıracak bir ulus sözü verdi. Fakat bugün, yolsuzluk arttı, enflasyon şimdiye kadarki en yüksek noktalarda ve para birimimiz değer kaybetti. Han, şimdilerde halkın desteğini de kaybetti. Bu yüzden insanların Cemaat-i İslami'nin tek seçenek olduğunu göreceklerinden ve bizi destekleyeceklerinden eminim.

SORU: Eğer partiniz iktidara gelirse mevcut dış borç dikkate alındığında, Pakistan'ı halihazırdaki finansal krizden nasıl çıkarmayı düşünüyorsunuz?

Siracül Hak: Çok iyi bir ekibimiz var. Hayber-Pahtunhva eyalet meclisine iki kez maliye bakanı olarak seçildim ve kendimi orada ispatladım. Hayber-Pahtunhva'nın bütün borçlarını iki yıl içinde geri ödedim. Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası, ekonomik politikalarımızı övdü. Eyalet, dönemimde ilk kez sağlıkta, eğitimde ve diğer sektörlerde gerçek reformlar gördü. Gerçekten kitlelere rahatlama sağladık.

İkinci olarak, Pakistan güzel turistik noktalar, geniş topraklar ve tarımda kullanılan su gibi muazzam doğal kaynaklara sahip. Bu yüzden, endişelenecek bir şey yok. Borçlarımızı kolayca ödemek için bu kaynakları kullanacağız ve gerçek İslami refah devletini kuracağız. Bu ülkenin sadece samimi ve dürüst bir yöneticiye ihtiyacı var. Biz, bu ihtiyacı karşılayabilecek tek partiyiz. Milletvekillerimize, bakanlarımıza ve yetkililerimize yöneltilen tek bir yolsuzluk suçlaması bile kanıtlanmadı.

SORU: Pakistan'daki ekonomik ve siyasi krizden kurtulmak amacıyla meclis içi değişiklik yapılarak iktidardaki PTI hükümetini azletme konusunda tartışmalar oldu. Partiniz meclisteki böyle bir hareketi destekler mi?

Siracül Hak: Hayır, böyle komplo teorilerine karşıyız. Meclis içi değişimler sadece partiler arasındaki pazarlığı teşvik eder ve demokrasiyi güçsüzleştirir. Meclis içinde ve dışındaki buna benzer her harekete karşı duracağız. Pakistan'ı bu krizlerden çıkaracak en iyi yol yeni bir seçimdir. Ben, insanların gerçek temsilcilerini seçebileceği özgür ve adil bir seçim istiyorum. "Ayıklamalı" seçimler demokrasiyi ve ülkeyi yok edebilir, biz bugün bu felakete şahit oluyoruz.

SORU: Partinizin kurulduğu 1941'den bu yana, insanlar partiyi Pakistan'ın güçlü güvenlik kurumlarının vekili olmakla suçladı. Öyleyse partiniz mecliste neden daima sadece birkaç sandalye kazanıyor?

Siracül Hak: Bu suçlamayı reddediyorum. Biz hiçbir zaman egemen çevrelerin partisi olmadık. Ülkenin birliği için 1971'deki (Hindistan ile) savaşta Pakistan ordusunu destekledik. Öte yandan, eğer biz egemen çevrelerin partisi isek niçin bizi iktidarda istemiyor? Biliyorsunuz demokrasi buradan denetleniyor ve ülkeyi kimin yöneteceğine onlar (egemen çevreler) karar veriyor. Cemaat-i İslami, dürüst ve namuslu insanların partisi ve biliyorlar ki kimse bize asla şantaj yapamaz. Bu nedenle güç simsarları mecliste çoğunluğu elde etmemizi istemiyorlar.

SORU: Cemaat-i İslami, sağcı bir parti olarak görülüyor. Bu sınıflandırmaya katılıyor musunuz?

Siracül Hak: Hayır, biz sağcı ya da solcu şeklinde sınıflandırmalara inanmıyoruz. Biz sadece "sirat-ı müstakım (doğru yol)"e inanıyoruz. Bu Hz. Muhammed'in yoludur. Biz bu yolu takip ediyoruz.

SORU: Cemaat-i İslami eğitimli insanların partisi olarak biliniyor. Fakat merkezi düzeyde kadın temsili yok, neden?

Siracül Hak: Bu doğru değil. Cemaat-i İslami bütün siyasi partiler arasında en geniş kadın kollarına sahip olandır ve çok aktiftir. Merkezi şuramıza kadınları seçtik ve onlar partinin en önemli kararlarına dahil oldular. Biz, kadın haklarının en önemli destekçisiyiz ve içtenlikle bir toplum ya da bir ülkenin kadınsız ilerleyemeyeceğine inanıyoruz. Hatta Pakistan Seçim Komisyonuna, her adayın kız kardeşlerine ve kızlarına miras ve mülklerdeki paylarını vermeleri için taahhütte bulunmalarını zorunlu hale getirmesini bile tavsiye ettik.

SORU: İktidar partisinin performansını, iç ve dış politikalarını nasıl görüyorsunuz?

Siracül Hak: Biliyorsunuz ki PTI'nın seçim kampanyası Pakistan'a değişim getirmek üzerineydi. Maalesef, insanlara taahhüt ettikleri sözleri yerine getirmede tamamen başarısız oldular. PTI, Pakistan'ın kurumlarına zarar verdi, ekonomiyi tahrip etti ve ülkeyi IMF'ye teslim etti. Geçen 18 ayda, gayrisafi yurt içi hasıla 315 milyar dolardan 280 milyar dolara düştü. İşsizlik arttı, para birimi değersizleşti, borsa çakıldı ve yasama ağırlaştı. Şimdi IMF yetkilileri maliye bakanlığımızı ve merkez bankamızı yönetiyor. Faiz oranlarını yüzde 5'ten yüzde 13,5'e yükselttiler. İnsanlar PTI'ya güvenlerini kaybettiler. Hatta partinin büyük destekçileri olan yurt dışındaki Pakistanlılar bile partinin performansı karşısında hayal kırıklığına uğradılar. Ekonominin yaklaşık yüzde 35'i kayıt dışı ve insanlar hükümete güvenmediği için vergilerini ödemiyorlar. Ayrıca PTI ideolojik bir parti değil. Liderlerinin birçoğu, kişisel çıkarlardan dolayı diğer partilerden gelmiş kimseler. İşte bu nedenle İmran Han, taahhüt ettiği sözleri yerine getirme konusunda başarısız oldu.

SORU: İktidara gelirseniz, bu sorunları çözmek için planınız nedir?

Siracül Hak: Söylediğim gibi, Hayber-Pahtunhva eyalet meclisinde iki kez maliye bakanı olarak seçildim. Orada performansımızı ve iyi yönetişimimizi kanıtladık. Öncelikle performansımızla kamu güvenini eski haline getireceğiz ve insanları vergilerini ödemeye teşvik edeceğiz. Ekonomimizin yüzde 35'i kayıt dışı, insanlar hükümet ve kurumlara güvenmediği için vergilerini ödemiyor. İkincisi, çok büyük doğal kaynaklarımız var. Bu kaynakları düzgün kullanarak ülkeyi ekonomik krizden çekip çıkarabiliriz. Ayrıca IMF'ye gitmeyeceğiz. Yurt dışında yaşayan ve ülkeye halihazırda 20 milyar dolar gönderen Pakistanlılardan destek alabiliriz. Onlar bizi destekleyecektir.

SORU: Dünyanın her yerinde İslamofobi yükseliyor. Müslümanlar bu negatif eğilime nasıl karşı koyabilir?

Siracül Hak: Durumun kötüye gitmesinin sebebi, özellikle Batı dünyasındaki bazı siyasetçilerin siyasi kazanç için Müslümanlara nefret saçmasıdır. İslam barış ve uyum dinidir. Fakat onlar İslam'ı ve Müslümanları, düşmanları olarak sundular. Dünyada bütün İslam ülkeleri destek olmalı ve gerçek İslam'ı dünyaya tanıtmalıdır. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın duruşunu takdir ediyorum. Erdoğan, sesini İslamofobiye karşı sürekli olarak yükseltti. O, İslam’ın gerçek yüzünü dünyaya tanıtma konusunda önemli rol oynuyor. Diğer Müslüman liderler de Müslümanlara karşı yapılan bu temelsiz propagandaya karşı Erdoğan'la birlik olmalıdır.

SORU: Hindistan'daki Müslümanlar yeni vatandaşlık yasası lanse edildiğinden bu yana zor durumlarla karşılaşıyorlar. Başbakan Narendra Modi ve hükümetinin bu eylemleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Siracül Hak: Maalesef, Hindistan'daki Müslümanlar bölünmüş durumda, birlik söz konusu değil. Ama şimdi Modi'nin bu eylemleri Müslümanları bir araya getiriyor. Eminim Hintler, Modi'nin Müslümanlara karşı gündemine razı olmayacaklar. Eğer Hintlir Modi'yi desteklerse Hindistan birçok parçaya ayrılacaktır. Biz Modi'nin Keşmir'de ve Hindistan'da vatandaşlık yasasıyla iki milyondan fazla Müslüman'ı vatansız bırakan tartışmalı eylemlerini şiddetle kınadık.

SORU: Sizce Türkiye-Pakistan ilişkileri nasıl geliştirilebilir?

Siracül Hak: Türkiye ve Pakistan iki kardeş gibidir. Türkiye ile halihazırda güçlü diplomatik ilişkilerimiz var. Ayrıca Türk-Pakistan toplumu arasındaki ilişkiler de çok iyi. İnsanlarımız birbirlerini seviyorlar ve kardeşçe ilişkilerin güçlü bir temelini oluşturuyor. Pakistanlılar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da seviyorlar. Erdoğan'ın cesur liderliği İslam dünyasında ona karşı olan sevgiyi ve saygıyı artırdı. Biz 2016'daki başarısız darbe girişiminde Türkiye'nin yanında olduk ve her zor zamanda da Türk kardeşlerimizin yanında olacağız.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.