Reçete, eczacının başını ağrıtıyor
Bazı hekim reçetelerinin gelişigüzel yazılması yüzünden vatandaş ile eczacıların karşı karşıya geldiğini söyleyen Eczacılar Odası Başkanı Musa Korkmaz, "İsim benzerliği nedeniyle bazen bağırsak ilacı yerine öksürük ilacı verilebiliyor" dedi.
Mustafa VAROL
Hastaların muayene sonrası eline tutuşturulan reçetelerin; hasta isimleri, hastalığın teşhisi, yazılan ilaçların isimleri, çeşitleri ve dozları bakımından yeterince açıklık ve netlik taşımadığı, hasta ile eczacıların karşı karşıya getirildiği belirtildi.
Eczacılar Odası Başkanı Musa Korkmaz, bazı doktorların yazmış olduğu reçetelerin okunamadığını belirterek "İsim benzerliği nedeniyle troid hormonu ilacı yerine romatizma, bağırsak ilacı yerine öksürük ilacı ve antibiyotik yerine de başka bir ilaç verilebiliyor. Bu konuda biz doktorları daha duyarlı olmaya çağırıyor ve reçetelerin ve teşhislerin daha okunaklı olmasını istiyoruz" dedi.
Hekim reçetelerinin okunaklı yazılmaması yüzünden bazı vatandaşlarla eczacıların karşı karşıya geldiğine dikkat çeken Oda Başkanı Musa Korkmaz, "Hastanelerin tamamında otomasyon sitemine geçildi. İşlemler bilgisayar üzerinden yapılıyor. İlaçların da bilgisayar çıktısı olarak verilmesi yaşanan sıkıntıları giderir. Hata en aza indirilir. Böylelikle hem vatandaş hem de eczacılar rahat eder" diye konuştu.
Eşdeğer ilaç uygulaması ile ilgili sıkıntıların yaşandığını da belirten Korkmaz, konuyla ilgili şu görüşleri dile getirdi: Eşdeğer bir ilacın en az piyasada 6 ay satılması gerekir. Hatta pazar payı bile dikkate alınıyor. Ama bakanlığın eş değer ilaç uygulamasında piyasada olmayan ilaçlarla karşılaşıyoruz. sağlık kuruluşları birleştirildi ancak, ilaç konusunda farklılıklar devam ediyor. Örneğin Bağ-Kur'un ödediği bir ilacı SSK ödemiyor. Bu tür aksaklıklar mevcut. Bu sorunların giderilmesi için gerekli görüşmelerin yapılması gerekir.
Bu arada Eczacılar ve Eczahaneler hakkındaki yönetmeliğe göre ise, eczanelerde yalnızca tabipler, diş tabipleri ve veteriner hekimler tarafından yapılmak üzere yazılan reçetelerin kabul edildiği ve okunamayan reçetelerin düzeltilmesi için, ilgili tabiple irtibat kurulması gerektiği belirtiliyor.
Reçetelerin okunaklı yazılması konusunda görüşlerini aldığımız adının açıklanmasını istemeyen bazı doktorlar yazılarının bozuk oluşunu üniversitede gördükleri derslerin yoğunluğuna bağladılar. Tıp Fakültesi'nde ders dinlerken hocalarının dersi hızlı anlattığını, kendilerinin de konuları kaçırmamak için hızlı not tutmak zorunda kaldıklarını dile getiren doktorlar, istemelerine rağmen hasta yoğunluğu nedeniyle, yazılarını düzeltemediklerini belirttiler.