‘Profesör tartıcı’ hayat
Aslen Kadınhanılı 78 yaşındaki Mevlüt Sarıca, bu yaşına rağmen, her gün Numune Hastanesi’nin önünde tartı tezgahını açarak hayat mücadelesini sürdürüyor.
Mevlüt Sarıca, her gün Numune Hastanesi’nin önünde tartıcılık yapıyor. Aslen Kadınhanılı. 1985’ten beri bu işle uğraşıyor.
“Geçimini nasıl sağlıyorsun, karşılıyor mu masraflarını bu iş?” sorusuna 78 yaşındaki Mevlüt amca, “Hayır karşılamıyor, ama Bağ-Kur emeklisiyim. Devletten aldığım emekli maaşıyla geçiniyorum. Allah devletten razı olsun” şeklinde cevap veriyor. İkisi kız, dördü erkek altı çocuğu olduğunu söylüyor. Kızları ve karısıyla birlikte yaşıyormuş. Dediğine bakılırsa erkek evlatları hayırsız çıkmış. Biri, ziraat mühendisi olarak çalışıyormuş, biri trafik polisliğinden emekli olmuş, diğerleri de bakkal ve sebzeciymiş. Mevlüt amcayı arayıp sormuyorlarmış pek. “Kimse bu yaştan sonra bana bakmaz. Herkes sadece dırdıra bakar, kendini düşünür. Yaşlandın mı, elden ayaktan düştün mü, seni umursayan ve yüzüne bakan olmaz. Bana sadece devlet bakıyor” diye dert yanıyor bize.
Son bir yıl içinde Mevlüt amcanın ailesi büyük sağlık problemleri yaşamış. Hanımı geçtiğimiz Ocak’ta damar tıkanıklığından dolayı ameliyat olmuş. “Artık yaşlandık ne de olsa” diye tevekkülle karşılıyor bu durumu. Bir kızı da karaciğer ve akciğer olmak üzere iki kez ameliyat olmuş. Kızının durumunu ise “Şu an evde. Durumu eskiye nazaran biraz daha iyi” diye özetliyor. Sohbetimiz ilerledikçe Mevlüt amcayı biraz daha yakından tanımaya başlıyoruz. Günde bir paket sigara içiyor. Sigarayı bırakmayı çok istiyor, fakat sigaranın onu bırakmadığını belirtiyor. Mevlüt amca ilkokul mezunu. İlkokulu bitirdikten sonra 7 yıl berberlik yapmış, bu yüzden askerliğini hem berber hem de yazıcılık yaparak geçirdiğini belirtiyor. Fakat, esas mesleğinin gazete dağıtıcılığı olduğunu ve gazeteciliği iyi bildiğini belirtmeyi ihmal etmiyor. “Zamanında yerel, ulusal her türlü gazeteyi dağıttım” diyor.
Kadınhanı’nda lakabının “profesör” olduğunu öğreniyoruz Mevlüt amcanın. Tarihi, bilhassa Osmanlı tarihini severek okurmuş. Kendini iyi hissederse akşama kadar aynı yerde tartıya çıkacak bir müşteri bekliyor, “ama tansiyonum düşerse erkenden giderim” diye eklemeyi de unutmuyor. (Dursun GÜNER-Gonca AY)