Özürlülerin sayısı hızla artıyor

Özürlülerin sayısı hızla artıyor

Sağlık Bakanlığı, özürlü oranlarını ve alınması gereken önlemleri açıkladı.

Sağlık Bakanlığı, sağlıklı doğma ve yaşamanın en temel insan hakkı olduğunu vurgulayarak, “Özürlülerin sayısının hızla arttığı bilinmektedir. Sağlık hizmetlerinin yeterince gelişmemiş olduğu ülkelerde, doğum öncesi ve doğumdan kaynaklanan sakatlıklar da eklendiğinde, özürlülüğün önemli boyutlarda olduğu görülmektedir” dedi.

 

Sağlık Bakanlığı'ndan, 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü nedeniyle yapılan açıklamada, yüzyıllardan beri toplumda varolan özürlülük sorununun, insanlık tarihi kadar eski olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Savaşlar, terör olayları, doğal afetler, trafik kazaları, yangınlar, ilaç, uyuşturucu madde, kimyasal madde zehirlenmeleri, yaralanmalar, çarpmalar ve uygarlığın beraberinde getirdiği sayısız birçok nedenin, özellikle gelişmekte olan ülkelerde özürlülerin sayısını hızla arttırdığı bilinmektedir. Sağlık hizmetlerinin yeterince gelişmemiş olduğu ülkelerde, yukarıda belirtilen nedenlere ek olarak doğum öncesi ve doğumdan kaynaklanan sakatlıklar da eklendiğinde, özürlülüğün önemli boyutlarda olduğu görülmektedir” denildi. Açıklamada, Türkiye Özürlüler Araştırması'nın 2002 yılı verilerine göre, özürlü nüfusun toplam nüfusa oranının yüzde 12.29 olarak tahmin edildiği belirtildi.

Açıklamada şöyle denildi:

 

“Özürlulerin fiziksel ve psiko-sosyal özellikleri nedeniyle kendi yakın çevrelerinde ve toplumun diğer kesimlerinde bağımsız hareket edebilmeleri ve toplumda yaşayan diğer bireylerle sağlıklı iletişim kurabilmeleri için uygun ortamlar hazırlamak, onların yarınlarını güvence altına almalarını sağlamak için sosyal-kültürel ve ekonomik destek oluşturmak, toplum olarak hepimizin üzerinde durması gereken bir konudur.

Hiçbir anne-baba dünyaya getirdiği çocuğunun ömür boyu taşıyacağı bir engelle birlikte doğması ya da yaşamasını arzu etmez. Hiçbir engel de kasıtlı olarak ortaya çıkmaz. Birtakım ihmaller, tecrübesizlikler, bilgi eksikliği ve elde olmayan nedenler, özürlülüğe sahip olma riskini artırmaktadır. Ancak aileden kalıtsal olarak geçen bazı hastalıklar hariç, diğer sebeplerin çoğu erken tanıyla önlenebilir veya kontrol altına alınabilir.”

 

-ÖZÜRLÜLÜĞÜN ÖNLENMESİ-

 

Açıklamada, koruma kavramının özürlülük konusunda da geçerli olduğu belirtilerek, “Özürlülüğün önlenmesi, bozuklukların oluşumunu önlemeyi, bozukluğun yol açtığı özürlülüğü azaltmayı ve özürlülüğün engelliliğe dönüşmesini önlemeyi amaçlayan bütün önlemlerin alınmasıdır. İkincil düzey önleme ve özellikle üçüncü düzey önleme rehabilitasyonda bir arada kullanılmaktadır“ denildi.